Bir sabah alarm sesiyle uyandı bu karanlık dünyaya. Bazen düşünmeden edemem daha ne kadar kötü, karanlık, boğunuk olabilirki bu dünya. Bu hikayeden sonra anlicaz dünyanın daha nakadar berbet bir yer olabileceğini. Her neyse geri dönelim. Yataktan zorbela kalktıktan sonra yarı uykulu bir şekilde hazırlanıp çıktı evinden Onur. Onur 28 yaşında bir bilgisayar mühendisi. Tek başına yaşayıyor ve hayatından gayette memnun. İnsanlarla iletişimi pek iyi sayılmazdı arkadaşı da hiç yoktu yani iş arkadaşları dışında, birde üniversiteden eski arkadaşları vardı tabi. Yılda birkere felan buluşup, özlem giderirlerdi birbirlerini çok seviyolarmış gibi... Onur pek fazla sami bulmazdı insanları herkezin tavrı ona yapmacık gelirdi o yüzdendir yalnızlığı. Otobüs durağına doğru giderken farketmişti her sabah kedileri beslemek için dışarı çıkan firdevs hanım bugün yoktu pek yaşlıydı kendisi havalarda soğudu ondan çıkmamıştır diye düşünüp yola devam etti.
Otobüse bindi ama adım dahi atamayordu içerisi tıklım tıklımdı. Neyseki biraz ilerleyebilmişti, otobüsün küçük penceresinden nefes alıp hayatta kalmaya çalışıyordu. İnmeden hemen önce fark etmişti içerde hiç kadın yoktu hepsi erkekti
ama bunu okadarda garipsemişe benzemiyordu Onur. Şirketen içeri girdi masasına doğru ilerliyordu burada bir gariplik var diye geçirdi içinden ama ne?
Etraftaki çalışanların fısıltıları doldurdu sonra kulaklarını gelmemişler mi? Kimler gelmemiş? Bi dakika bi dakika yoksa evet hiçbir kadın çalışan işe gelmemişti
iyide neden?