İçeriğe geç

Hera

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Hera

Bölüm 3

3. Bölüm

Merhaba kitabı nasıl buldunuz umarım beğenmişsinizdir ve lütfen fikirlerinizi yorumlara yazın iyi okumalar…

——————————————————————

Saldırının üzerinden tam iki gün geçmişti ve ben gerçekten çok yorgunum. Bunun saldırıyla bir ilgisi yok sorun şu ki ben soyluların yeni bölge lideriyim yani bu ne demek tüm sorumluluk sende demek.

Sabahları gerçek bir işkence gibi, yastıktan kafamı kaldırmam gerçekten çok zor ama uyanıp sabah egzersizimi yapmam gerektiği için kalktım ve banyoya doğru gittim yüzümü yıkadım saçlarımı tarayıp tepeden topladım ve bonyadan çıktım, gardrobuma ilerleyip üzerime lacivert bir eşofman takımı geçirdim.(fotoğraf koydum ama sanırım gözükmüyor. )

Güneş daha doğmadığı için hava karanlıktı önce malikanenin etrafında on tur koştum daha sonra arka taraftaki spor salonuna geçtim, sonuçta böyle bir fiziğe sahip olmak için eşek gibi çalışmam gerek. Boks torbasının da haşatını çıkardıktan ve patlattıktan sonra kendim için hazırladığım özel egzersizlere başladım ki bu egzersizler bir hayli zor 14 yaşımdan beri bu egzersizleri yaptığım düşünülürse vücudum artık bunlara alışmıştı son harekete geldiğimde içeri en yakın dostum ve en sadık adamım safa girdi tabii ben baş aşağı bir şekilde sallandığım için çocuk bu durumu biraz garipsemiş olabilir.

“Günaydın sufi.” Onun en nefret ettiği lakap bu olabilirdi sanırım.

“Sanada günaydın hippa.” Onun aksine ben bana taktığı bu lakabı seviyorum.

“Yorulmadın mı daha.” Beni de düşünürmüş ya kıyamam. “Bitmek üzere sufi.” Kolumu kaldırıp saatime baktım. “Üç iki bir veee sıfır bitti.” Çevik bir hareketle kendimi yukarı kaldırdım ve ayaklarımı demirden kurtarıp demiri ellerimle tuttup kendimi aşağıya bıraktım ve tabikide spiderman pozuyla yere düşmüştüm. Ayağa kalktığımda başım çok az dönmüştü ama artık alışmıştım. “Haydi kahvaltıya gidelim kurt gibi açım.” “Egzersizleri yapan benim acıkan sensin o nasıl iş ya.” “Sende az çalış o zaman.” “Senden daha fazla kaslıyım diye beni kıskanıyorsun dimi.” Yalan tabikide adam 1.90 boyunda hulk ı aratmayacak derecede kaslı biriydi. Tabi bende boş değilim 1.70 boyunda 58 kg ve kasım yok denecek kadar azdı. Olsun gayet yeterli bunlar bana.“Şuan kıskançlıktan kuduruyorum hippa.” Diyerek göz devirdi.

Daha fazla konuşmadan malikaneye doğru yürüdük içeri girdiğimizde şahane bir kahvaltı bizi bekliyordu. Fakat ben kahvaltı yapmayı sevmezdim her sabah yaptığım egzersizler de beni çok acıktırmazdı. Masaya oturduk ve sessizce çayımı içmeye başladım, daha yeni başlamıştık ki içeri pijamalarıyla selin girdi.

“Herkese günoo.”

“Sanada güno selin.” Bir süre selinle takılın böyle konuşmaya başlarsınız emin olun.

“Aaa safa abi fransadan dönmüşsün bakıyorum.” Safa bir haftadır fransadaydı oradaki ortaklarla anlaşmaya çalışıyordu ve başardığını daha gelmeden önce bana söylemişti. Açıkcası onu çok özlememiştim çünkü her saniye görüntülü veya sesli konuşmuştuk hiç fransaya gidip gelmiş gibi değildi. “Evet döndüm.”

“Ee bana hediye almadın mı.”

“Yoo” sesizce kıkırdamak şuan için en iyi seçenekti sanırım.

“Öyle olsun safa.”

“Abiye noldu lan.”

“Abilik köprüyü geçene kadardı.” Daha fazla dayanamayıp kahkaha attığımda selinin sahte sinirli bakışları beni buldu. Elimi ağzıma götürüp sahte bir fermuar çektim.

Çayım bittiği için bir bardak çay daha istedim. Gelen çayı da tek dikişte bitirdiğimde. “Hadi sufi şirkete geçelim bugün bölge kurulu toplanıcak evrakları bitirmemiz lazım. Kafasını sallayıp masadan kalktı ve birlikte evden çıktık. Sufi arabayı getirdi ben ön koltuğa binmişken o sürücü koltuğuna geçip arabayı hızla şirkete sürdü. Şirkete geldiğimizde ayrıldık o kendi odasına gitti bende kendi odama. Masamda gördüğüm dosyalarla ağlayabilirdim çünkü dağ kadar dosya vardı ve hepsini saat 2 ye kadar bitirmeliydim, hadi bakalım gazamız mübarek olsun.

2 saat sonra —————————>

“Oh be sonunda bittiler.” Saate baktığımda saatin daha 01.30 olduğunu fark ettim yani yetişebilirdim. Bir dakika ben buraya eşofman takımımla gelmiştim hayır olamaz. Hızla ayağa kalktım ve safanın odasına koştum kapıyı tıklatma gereği duymadan odaya daldım. “Sufiii” içerde koltuğuna yayılmış oturuyordu, benim girdiğimi görünce kafasını bana çevirdi. “Kalk çabuk şuna bak eşofmanla gelmişim hemen gitmemiz lazım hemeeen.” Yavaşça ayağa kalktı ve “Tamam gidelim o halde.” Şirketten çıkıp hemen arabaya bindim ve sufide binince hızla gaza bastım. Arabayı çok hızlı sürdüğüm için yarım saatlik yolu 15 dakikada gelmiştik. Arabayı durdurup koşarak eve girdim ve odama çıktım. Gardrobumu açıp siyah bir gömlek ve siyah kumaş pantolunumu giydim, üzerine blazer ceketimi aldıktan sonra makyaj aynamdan saçlarıma baktım açık saç her zaman favorim olmuştu. Parfümümü sıktım ve benim için özel tasarlanmış silahımı alıp belime yerleştirdim. Son dokunuş olarak kırmızı rujumu sürdüm ve çantama attım. Aceleyle merdivenleri indim. Sufi beni arabada bekliyordu koşarak arabaya bindim. “Bas gaza sufi.” Hemen arabayı çalıştırdı ve gitmeye başladık. Sufinin olağanüstüsü hızlı araba sürüşü sayesinde hemen gelmiştik fakat tek bir sorun var on dakikacık geç kalmıştık. Öte yandan içimde bölge kurulundaki tek kadın ve ilk kadın bölge lideri olmanın gururu var. Ben Hera Soylu herşeyi halledebilirim. Yavaş adımlarla ilerledim ve eski kapıyı açtım.

————————————————————

Bölümü nasıl buldunuz söz verdiğim gibi daha uzun yazdım ve size şunu söylemek isterim ki bu kitaba ilk puan veren kişiiiii

@irmak_koç719

Çok teşekkürler beni çook mutlu ettin :)

Sizdende aynı performansı bekliyorum arkadaşlar

Birde size nasıl hitap etmemi istersiniz lütfen yorumlarda belirtin

Sonraki bölümlerde görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın…

••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

������

Bölüm sonu

1 yorum