"Herkes güzel bir hayat dilemiştir."
Bir hikayenin başlangıcı her zaman dikkat çekmiştir ve merak uyandırmıştır ama benimki öyle değil, yani bence değil. Ben her zaman yapılan her şeye göz yumup düzeltmeye çalışıp günün sonunda dayak yiyip yerine oturan bir çocuk oldum. Bir süreye kadar tabi, 14 yaşına kadar. Peki ya o güne kadar nolmuştu hala dün gibi aklımda. Ve şuna eminimki kimse benim hayata gelmek istemezdi...
Bir eğlence yerinde iş yemeği için toplanmış bir grup ve aralarında babam da var. Onların karşısında tümüyle bir hatayla donatılmış annem. Hikâye gayet tahmin edilebilir bitti, gecenin sonunda birlikte oldular ve tada ben. Ne kadar da iğrenç...
Tabi bana kimse inanmadı yanlış olabileceğimi düşündüler, şaka gibi.
Annem beni aldırmak istedi ama bunu yapamayacak kadar vicdanlıydı sanırım çünkü üstüne benim yüzünden evlendiler bile. İşte hikayem başladı. İki hata birleşme sonucu binlerce hata peşinden hiçbir engele takılmadan geldi...
Daha yürüyemez konuşmaz kendi kendime yemek bile yiyemesken bana vurmaya kendilerine olan kinlerini küçücük bir çocuktan almaya başladılar. Bunlar nasıl varlıklar böyle ve bu hep devam etti ara bile vermediler.
Babamın işten gelmesi en büyük kabusum olurdu çünkü her geldiğinde farklı bir şeylere sinirlenip gelirdi ve o kadar korkaktıki onlara ağzını bile açamıyordu.
Hep bir umutum vardı belki annemin yüreğine bir merhamet gelirde beni onun elinden alır diye hep yalvarıyordum ama o ise kendi elleriyle beni babamın önüne atınca her şeyin tekrar yaşanacağını biliyordum...
Bir süre sonra artık birbirlerine de vurmaya başladılar ve bu seferde onları ayırmak istedim. Ah o küçük Hira gözlerinde bitmeyen o sonbahar, senin bir suçun yoktu.
O küçük ellerimle onlara yalvardım ve bu sefer yine beni dövdüler o kadar vuruyorlardıkı artık bir süre sonra acıdan uyuştuğunu bilirdim ben vücudumun...
Eminim herkes karanlıktan korkmuştur bende öyle ve anneme giderdim o ise öfkeyle suratıma bakıp benim saçma ve boş işlerimle uğraşamıyacağını söylerdi. Pes etmekten başka bir şey yapamazdım ve kendimce çözüm bulmaya çalıştım. Ve dedimki madem beni kimse dinlemiyor siz dinleyin...
O siyah gölgeler artık birer insandı benim için kendimce konuşup onlarında bana cevap verdiğini sanırdım. Ama birisi gerçekten vermişti onun ismi Aloi'di o artık benim tek dostumdu...
Nerdeyse hergün onunla konuşup eğlenirdim, uzun süre sonra beni güldüren tek şeydi çünkü.
Tabi şiddet hala devam ediyordu taki o güne kadar. Kaza yapmışlardı ve ikisininde durumu kritikti. İnanması güç ama o gün ağlamıştım. Hastane koridorunda öyoece oturup çıkmalarını bekliyordum ama ikimizde bir anda kalpleri durdu ve oluyorlardı. Çok korkmuştum ama doktorlar yetişmiş ve veri hayata getirmişlerdi.
Şaka gibiydi ama artık benle uğraşmıyorlardı çünkü yeni bir korkuları vardı. Ölmekten deli gibi korkuyorlardı etraflarında kıllarına zarar vericek ne tür şey varsa hepsini ortadan kaldırdılar ve o zamanlarda ileri yok olucak bir yeteneğimi keşfettim. Yazı yazmak her gün zamanında nefret ettiğim o şarkıları açıp bahçeye de yatıp yazı yazıyordum.
Onlar beni bu yüzden deli zannettiler. Hatta ciddi ciddi bir ara karşılarına alıp konuştular ama pek umursamadım. Devam ettim çünkü bana iyi geliyordu müzik eşliğinde dans etmek, hayal kurmak, duygularınla baş başa kalmak iyi geliyordu...
Duygularımla başbaşa kalınca aslında içimde nasıl bir nefret ve kinle yaşadığımı farkettim. Bu ev bu aile burda kalamazdım. Bir hayat vardı ve o burda değildi.
Birgün tabi bununda zamanı gelmişti. Beni psikoloğa götürmeyi düşündüler ama benim planım farklıydı...
İç açıcı olmasa da en az zararla böyle anlatabilirim bunu ve yarın belkide hayatımın yeni gününe merhaba derim bilmiyorum. Ne hissettiğimi şimdilik algılayamıyorum. Tek bildiğim artık 18 yaşında bir kız olduğum ve iğrenç hayattan hızlıca kurtulmam gerektiği.
Belki de hepsi kendimi eğitememiş olmamdır ya da şanssız olmamdır ama şansa inanmam için artık güzel şeylerin olması gerek ve bunun içinde bir adım atmamız. Hayatta ne olursa olsun kendimizinde bir insan olduğunu bizim de bir canımız bizimde bir duygumuz olduğunu bilerek hareket etmemiz gerekiyor. İşte ilk adımda bu yoldan geçiyor...














