2.bölum
14 yıl sonra
Ayferin ölümünden tam 14 yıl geçmişti evet tam 14 yıl Kumsal ve Adanın annesiz gecirdi kos koca 14 yıl.Kumsal ile Ada annelerini hiç tanimamaişlardi sadece babalarının ne kadar anlatıklarıyla tanıyorlardi annelerini.
o akşam
Murat sabah kalktığında gördüğü manzara ile şaşkın di ağlamıştı belkide rol yapıyordu yada gercektende telaşlaniyordu.Hemen polisi aradı ve polis gelene kadar Kumsal ile Adaya mamaları ı vermişti beşiklerinde yatiyorlardi.Kapi çalmıştı ve Murat kapiyi açtığında karşısında 4 polisi gördü biraz korkmustu.Polisler Muratin ifadesini alıp merkeze geçip,olay inceleme ekipi göndermiş lerdi.Murat da Kumsal ile Adanın çantalarını hazirliyordu kıyafetleri,bezleri eşyaları koyuyordu.Kendinede bir valiz hazırlamıştı içine hep birlikte cekindikleri fotoğrafları eklemeyi unutmadi.Murat bir iş adamı olduğu için bu evi satıp yeni bir küçük ev almayı planlıyordu ama bu kadar kolay değildi polislerin islerini bitirmesi ve haber vermelerini bekliyorlardı bu katil bir seri katil de olabilir di. Her kes çok üzgündu Ayferin annesi, kardesi, abisi, görümce leri.Ada ile Kumsal da her şeyden habersiz yatiyorlardi.
iki gün sonra~
Murat küçük tatlı bir ev tutmuştu elli kolu uzundu Murat yeni evin önüne gelince bebekleri arabadan çıkarıp evin kapısını açmayı çalışıyordu evin bahçesi bir o kadarda büyüktü evin içerisine girince her şey hazırdı önceki evleri gibi 4 odadan oluşuyordu.Duvarlar beyazdı yan tarafta banyo bulunuyordu obur duvarında ise büyük bir saklama dolabı bulunuyordu.Murat bebekleri salon daki üçlü koltuğa bırakınca mutfağa girip bir su içmeye gitmişti.Mutfagi beğenmişti dolapları siyah renkteydi büyük bir yemek masası vardı.Evin kapısı çalınca az çok kimin geldiğini tahmin ediyordu.Kapiya doğru yonelirken Ada ile Kumsala bakici tutmuştu. Tüm gün işte olacağı icin onlara bakmaya fırsatı olmayacaktı gercektende çok kötü bir durumdu. Kapiyi açtığında guzel bir görüntü ile karşılaştı.İçinden gecirdi kadinin ne kadar güzel olduğunu.Kadin otuz otuz beş yaşlarında gibi gözüküyordu.ölen karısını ne çabuk da unutmuştu. Kadın gerçekten güzeldi sarı saçları ni altan toplamıştı üzerine giydiği mavi bluz altında giydiği bol paça pantolonu ile hoş görünüyordu. Murat cana yakın bir gülümseme ile "Hoş geldiniz"diye elini uzatmisti Kadinda gulumseye karşılık verip "Merhaba Murat beydi deilmi" "Evet siz" "Bende Melis hanım memun oldum bugün ise başlıyorum demi" "Evet benim şimdi çıkmam lazım sen çocukları uyutup ilgilenirsen çok sevinirim dinlenmek istediğin zaman çocuk odasının yanındaki oda misafir odası galiba orayı kullanabilirsin şimdiden tesekur ederim"diye sözünü bitirdi.
Melis hanım gülümserken "Rica ederim" diyerek iceri girdi ve kapıyı kapati.Kumsal ile Ada uyanmislardi Mlis bebekleri görür görmez çok sevmişti çocuklarla biraz oyun oynadıktan sonra masal okumuştu.
Şimdiki zaman
Herkes yaşlanmışti bazıları ise büyümüştü.Kumsal ile Ada büyumüşlerdi. Kumsal,boyu bir atmış sekiz boylarında saçı kahve rengi ve çekik gözleriyle aynı annesine benziyordu.Ada ise Kumsaldan iki üç santim küçük düz siyah saçları ile normal gözleri vardı. Her ne kadar fiziksel özellikleriyle benzemiyorlarsa kişilik özellikleriylede aynı deilerdi.Kumsal, her şeyi kafasına takan çabuk sinirlenen bir kızdı ama Ada,çöl sakın zamanni akışına bırakmayı tercih ediyordu.Murat ise baya yaslanmisti bu zaman içerisinde galeriden çıkmış bir ofiste çalışıyordu ve zaman zaman Seyehat lere çıkıyordu ve çocuklarıyla pek ilgilenemememişti ama suçluluk duymuyordu.Melis ise çocukların her daim yanında olan bakicilari olmuştu şimdi ise lise bire gecmislerdi ikiside aynı liseye gidiyorlardı izmirden sıkıldık lari için liselerini Ankara'daki bir okulda okumayı tercih etmişlerdi Ada ile Kumsal birlikte özel yurta kalıyorlardi hayatlarından memnun olmasalarda bir şekilde yaşıyorlardı çünkü ara sıra içindeki anne sevgisi ni susturamiyorlardi zordu onlar için ama o iki kız kardeş birbirlerine bir anne bir dost ve sırdaş olmuşlardı.Kumsal gercektende çok güçlü olmasına rağmen annesini çok özlüyordu onu hiç görmemesi onun için çok kötü bir durumdu. Kumsal ara sıra depresyona girerken onu bu durumdan hep Ada yardımcı olmuştu. Ada,Kumsal dan daha duygusaldi ama kardesini böyle gormekmekten hiç haz etmiyordu bu yüzden ona sahip çıkan hep Adaydi
KumsalDeniz
Şuan Ada ile karşımızda duran lisemize bakıyorduk.Adanin dersleri benimkinden daha iyidi.Ada beni her zaman desteklemiş ve bir anne gibi kolamişti şimdi ise buraya gelmiştik. Gercektende baya büyüktü.Bi o kadarda bahceside büyüktü. 5 tane kamelya vardı çimlerde oturan insanlar . Duvarları bej renginden oluşuyordu.Ada"Gercekten inaniyormusun hayatımızda değişikler olacağını "diye sormuştu Çünkü Ankaraya gelmemizin sebebi Melis ablayı ve babamı birlikte olduklarını görmüştüm ama Adaya söylememiştim.Adanın ne kadar kırıldığını biliyordum.Bu yüzden Ankaraya gidelim demiştim o da sıkılmıştı babamın her gün bir yerlere gitmesini ama artık özgürduk. "inanıyorum,yeni bir hayat yeni arkadaşlar yeni dostlar düşünsene."Ada ile okula doğru yürürken, gözüm basketbol oynayan erkeklere takilmisti. Gülümseme den edemedim. Kumral çocuk boyu bir seksen beşe yakın, topun elinden alınmasını beliyordu gercektende iyi oynuyordu ve basket atınca hemen yanına sevgilisi varsaydigim bir atmış beş boylarında buğday tenli olan kızın çocuğa koşarak sarıldığını gördüm. Üstünde kot etek ve mavi bir tisort vardı şimdiden nefret etmeye başlamıştım güya düşman edinmicektim niye herkes beni buluyor diye düşünmeden edemedim gülümsemem sönmüştu .Ada bu durumu fark etmiş olacaktıki"nereye bakıyorsun,noldu" diye sormuştu. Eğer gerçekleri söyleseydim hem benim saçımı He de o kızın saçını yolardi beklenirdi."Yok ya bir kedi gördum sandım "diyerek yolumuza devam etmiştik.
¿
Ada ile son dersimize girmek üzereydiki yanımıza bir kız beliriverdi.Sari saçları,beyaz teni ile çok güzel ve sirin gözüküyordu"Merhaba ben Aslı,sizi arkadaşlarımla tanıştırmak istiyorum gelmek istermisiniz eğer" diye sormuştu bize.Ben Ada ya bakarken "Yok teşekkürler,biz kardeşimle iyiyiz arkadaşlarına selam söyle."diye cevaplamisti neden böyle bjr cevap vermisti bende bilmiyordum"Neden gitmediki" ardından masum masum bakıyordum "Benim yari saf yarı zeki kardeşim bugün okulda ilk günümüz biraz insanları tanımayagercek yüzlerini görelim sonra dost oluruz." Gercektende mantıklıydı.Zil çaldığında herkes yerlesmisti ve hocayı bekliyorduk Dersimiz edebiyatı ve edebiyat hocamızın adı Ebruydu en sevdiğim ders edebiyat di .Hocamiz tahtaya bir cümle yazmıştı cümle ise Ahmet Ümit tarafından yazılmıştı "Yemek bedeni,edebiyat ruhu doyurur" "Çocuklar sizden bu cümlenin size ne ifade ettiğini sorgulamak işiyorum lütfen el kaldirimisiniz ."demişti.Hic düşünmeden parmak kaldırmıştım bazı kirkirdamalar duydum ama onlarla çıkışta bizzat ilgilenecektim."Evet,Kumsal di deilmi seni dinliyoruz" demişti ve konuşmaya başladım."Yemek bedenimizi,edebiyat ruhumuzu, sevgi ise içimizdeki boşluğu derinliği doldurur"diye söze başlamıştım "Genellikle Duygusal insanlar edebiyat la ilgilenir diye söylemde bulunurlar ya hepsi yanlış düşünüyor içinde hüzün sevgi olmayan insanlar ruhlarinin iyileşmesi için edebiyatla ilgilenir çünkü bedenleri artık dayanamaz hale gelmiştir ama hayata bir kişi bile onu düşünüp seviyorsa onun için bir yaşam ve umut sebebi dir " diye sözümü bitirip yerime oturmustum. Gercektende kendimi rahatlamış pamuk gibi olmuştum. Ebru hocam ve yanındaki erkek alkışlarken sinif arkadaşlarımda alkışlaması beni huzurlu ve mutlu hisetirmisti.Ne?ne? erkek mi elinde sinif defteriyle benimi dinlemişti ve bu o basketçi çocuktu olamaz hayir.Okukun ilk günü rezil olmak istemiyordum.Ada"ne rezil olmasından bahsediyorsun sen çok güzel konuştun guzelim"ne bunu dışımdan söylemiştim gercektende rezildim."Çok güzel konuştun Kumsal cim" "Hocam sinif defteri "diye söylemişti basketçi çocuk.Gercekten yakında daha yakışıklı gözüküyordu.Ada bana ters bakışlar atarak ben büyülenmiş gibi ona bakıyordum.Cocuk sınıftan çıkınca on dakika sonra ders bitmişti ve cantalarimizi alıp yurda doğru yürüyorduk."Gerçekten o konuşmayı yaptıktan sonra rahatladım"diye soylenmistim" "Çok anlamlı çok güzel konuştu" ve dayanamayarak Adya "Ada ben annemizi özledim". Ada nin aniden gözleri dolmuştu o beni çok iyi anlıyordu o konuşmayı da o özlem le yaptığımı.Gercektende annemi özlemiştim anneme çok ihtiyacım vardı Ada beni kollarına çekip sarmalarken bende kollarımı onun boynuna dolamistim ve göz yaşlarıma engel olamadım Ada da ağlamaya başlamıştı.Bir süre öyle durduktan sonra Adaya "Iyiki senin gibi bir kardesim" var diye yanağına bir öpücük kondurmustum.Gercektende bizim bizden başka kimsemiz yoktu babam dersen malum işleri var.Baska da kimsemiz yoktu.Ada göz yaşlarımı silerken yanağıma öpücük kondururken"iyi ki senin gibi bir salak kardesim var" diye kafama vurarak kaçmaya başlamıştı gercektende çok kötü vurmuştu.Onun peşinden koşarak yakalamaya çalışıyordum ama sonra barış ilan etmiştik.Yurda vardığımda soğuk bir duş almıştım.Beni kendime getiriyordu.Dustan çıktıktan sonra üzerime bol bir şort ve uzun bir tisort giymistim.Ada ise ortalıkta gözükmuyordu.
Ada Deniz
Her ne kadar Kumsalin yanında güçlü durmaya basarsamda yanlız olduğumda başka birisine dönüşüyordum.Biraz yürümek için kendimi dışarı çıkmıştım.Ve kendimi ağlarken bulmuştum.Annemin bize yazdığı mektubu yanima almıştım ve bir duvara oturup tekrar okumaya başlamıştım."Minik Adam,yavrum benim ben senin annen Ayfer bu mektubu eğer bir gün bana bir şey olursa ve olmuş bu satirlari okuyorsun çünkü babanıza söylemiştim mektupları size verme si gerektiğini. Aglama tamami minik kuşum aynı babana benziyordun küçükken biliyormusun çok sakindin.Ve sakin güçlü olmani istiyorum Kumsal çok inatçı bir tipe benziyor du bebeken hala öylemi bilmiyorum ama büyüdüğünde de öyle olacağını düşünüyorum.Sinjrlendigi zaman ne yapacağı belli olmuyor kesin bende öyleydim ama sen ona sahip çık tamami güzel kızım benim öpüyorum yanaklarından ellerinden burnundan gözlerinden."
Ayfer Deniz
Kendimi annemle konuşmuş gibi hissetmiştim ve biraz olsa rahatlamistim.Bende annemi ozluyordum çünkü biz annemiz in ilgisini nede babamızın sevgisini hisedebilmsitik.Bu yüzden her zaman bir yanımız eksik olacaktı.Kendimi toparlayıp yurda doğru yürümeye başlamıştım ve yurda vardığımda Kumsalin oturup telefonla uğraştığını görmüştüm Kumsal aniden ayaklanip"Neredeydin sen "diye sormuştu "Merak etme salak kardesim o kadar meşgulsün ki kapıdaki notu göremeyecek kadar salaksın iste" Kumsalin meraklanip telaş yapamaması için not asmıştım "Biraz dolasip gelicem merak etme "yazıyordu nota. Kumsal yataga geri oturduğunda bende dus almak için banyoya ilerlemsitim.Dusumu altiktan sonra mor pijama takımımı üstüme geçirdim ve banyodan çıkarken Kumsalin yattığını görmüştüm yanağına öpücük kondurup "Seni çok seviyorum " diyip ve üstünü örtüp yataga uzanmiştim.