Gözümü hafif aralayınca eski model bir arabada olduğumu gördüm. Arabanın camından dışarı baktığımda Adana'nın çöllerinden bir eser kalmadığını gördüm. Etraf fazlasıyla ormanlıktı. Ayrıca hava kararmıştı. Kaç saattir buradaydım ben? Yanıma dönünce arabayı süren Ahmet'i gördüm. Güneş gözlüğü, güneş olmamasına rağmen gözündeydi. Ona nerede olduğumuzu sormak için dudaklarımı aralamışken o konuşmaya başladı. "Günaydın güzelim" Bunu söylediği sırada bana dönüp güneş gözlüğünün açık bıraktığı kısımlardan gördüğüm kadarıyla bana göz kırptı. Tam bu sırada bugün lokantada yayılan koku tekrar geldi. Ağır ama bir o kadar da bağımlılık yapıcı bir koku.... "Bu koku ne?" Diye sormaktan kendimi alamadım. Bana güzelim dediğini umursamamış gibi yapmam lazımdı. Ahmet önüne dönüp hüzünlü bir şekilde başını salladı. "Bu aslında bir sır ve benim gerçekten hassas olduğum bir konu ama sana güvenim sonsuz bu yüzden anlatacağım. Benim.... bağırsak sorunlarım var bu yüzden bazenleri kendime engel olamıyorum...." Bunu duymak beni çok üzmüştü, onu teselli etmem lazımdı. Elimi desteklercesine omzuna koydum ve "Olsun en azından çok kötü kokmuyor." dedim. Güldü ve konuşmaya devam etti. "Seni şuan nereye götürdüğümü merak ettiğini biliyorum. Ben aslında Amazon kabilelerinden birinden geliyorum ve Türk değilim. Buraya sadece seni almaya geldim. Birazdan özel jetimle oraya geçeceğiz. Neredeyse 6 saattir uyuyorsun. Fadime'yi adamlarım ikna etti, senin güvende olduğunu biliyor yani sıkıntı yok." Aklıma takılan birkaç şey vardı. "Peki ama şırdanım nerde?" Gülümsedi ve soruma cevap verdi. "Aslında arabaya ilk bindiğinde yedin ama çok acı olduğu için baygınlık geçirdin. Bende seni uyandırmad-" bu sırada telefondan yükselen mezdeke sesi ortamı böldü. Ne olduğunu anlamaya çalışırken Ahmet, tuşlu telefonunu kulağına götürdü. "Efendim Sıla? Evet geliyoruz şimdi. Mert'e selam söyle." Telefonu kapatıp arkadaki koltuklardan birine fırlattı. Ortamda duygusal bir atmosfer oluşturmak için araya girdim. "Mezdeke mi? Çok severim..." Bu sırada Ahmet bana döndü ve romantik bir şekilde bana baktı. "Gerçekten mi? Seni mezdeke dinlerken görmeyi çok isteri-" Bu sırada arabanın ön camına bir şey yapışmasıyla savrulmamız bir oldu. Çığlıklarım ses tellerimi delercesine çıkarken Ahmet beni korumak istercesine bana sarıldı. "O-o da neydi?!..." "Tehlikedeyiz." Evettt clenlerrrr bu bölümde böyleydiii nasıl buldunuzzz🩷🩷 -Sizce bu tehlike ne? -Sıla kim? -Ahmet neden Feride'yi Amazon kabilelerine götürüyor? Bir sonraki bölümde görüşmek üzereeee 😍
Bölüm 2
Tehlikedeyiz...❤️🔥😱
Bölüm sonu
2 yorum
💋💋
1YanıtYAAAZZZZ DEVAMINI YAAAZ DHCHDBCBXHD GÜLMEKTEN ÖLDÜM ÇOK İYYİYDİ HELE O "BAĞIRSAKLARIMDA SORUN VAR DA" KISMI DUFHDJFJD
3Yanıt

