İçeriğe geç

HEPSİ SENSİN

Bölüm 23 · 3 dk okuma

HEPSİ SENSİN

Bölüm 23

22.Bölüm: Yaşam mücadelesi..

Finale Son 3 ...

Yazardan Anlatım.

Fırat ağır yaralı bir vaziyette hastaneye kaldırılmıştı. Ama Dilan'ın haberi bile yoktu. Yıkılacaktı. Fırat'ın nabz atış hızı yavaş, yüzü kan revan içinde, ağır yaralı ameliyata alınmıştı.

Hemşirelerden biri Fırat'ın telefonunu bulmuş ve şifresinin olmaması şanslarına gelmişti resmen. Arama kısmına girip ilk konuşan kişiye baktı. Fırat'ın en gözdesi, birtanesi vardı ilk aramada.

Karıcım.

Hemşire endişeyle ve telaşla numaranın üzerine basmış ve telefonu birinin açmasını beklemişdi. Uzun uzun çaldığında telefon tam kapanacaktı ki uykulu ve nefes nefese bir sesle Dilan telefonu açmıştı.

Dilan'dan anlatım.

"Fırat!"diye hızla nefes nefese rüyadan uyanmıştım. Tam bu sırada çalan telefonda yazılan ismi görmemle rahatlamış sayılırdım.

Kocam.

Çağrı tam kapanacaktı ki son anda uykulu bir sesimin olmasına rağmen açtım hızla. "Efendim?"diye konuşmaya çalıştığımda diğer taraftan bir kadının sesini duydum.

"Merhabalar efendim, eşiniz ağır yaralı bir şekilde hastanemize getirildi. Şu an ameliyata alındı. Son aramalarda siz olduğunuz için sizi aradım."dediğinde konuşamıyordum. Dilim tutulmuştu resmen.

"Eşiyim evet, Dilan Erdinç Erdem ben. Niye ameliyata alındı? Nesi var? Neden yaralı?"diye sorduğumda kızın sesi bir anlık kesilmişti. "Dilan hocam, eşiniz hastaneye getirildiğinde yüzü kan revan içinde, nabzı düşük, iç kanaması vardı ve bilinci kapalıydı. Ameliyat alındı."dediğinde hızla ayaklandım. "Tamam geliyorum. Ameliyatına ben gireceğim. Benim yerime biri girerse hepinizi gebertirim!"diye bağırıp üzerime günlük bir kiyafet geçirip hızla evden çıktım. Yolda Pars'ı aramış ve Farah'ı alıp hastaneye gelmesini söylemiştim. Onlar benden önce varmıştılar.

"Durumu nasıl?!"diye konuştuğumda Zeynep hemşire çekinerek konuştu. "Söylediğim gibi hocam. Hala ameliyatta."dediğinde, "Elimi yıkayıp bende gireceğim içeri. Haber ver içerideki doktorlara."dediğimde Zeynep gittiğinde, Pars kolumdan sertçe tuttu. "Seni hamile halinle ameliyata sokmayacağım ben!"dediğinde, "Senden izin isteyen yok."diye sertçe kolumu geri çekip kararlı adımlarla yürüdüm. Benim kocam içeride yaşam mücadelesi veriyordu ve benden öylece oturmamı istiyordular.

Ben beyin cerrahı olabilirdim. Ama ben Genel cerrah vazifesinde de çalışıyordum. Bir tek böbrek, akciğer, karaciğer ve kalbe ben girmiyordum.

Ben bu bebeği sensiz büyütmeyeceğim Fırat. Ya beraber yada beraber! O kadar!

Bir kaç saat sonra. -> Yazardan anlatım.

Dilan ameliyattan çıktıktan sonra kendini garip hissediyordu. Bitkin, tükenmiş gibi. Gözlerinden yaşlar boca etti. Akın akın yaşlar göz pınarlarında birikmek yerine kendini serbest bıraktı.

Pars koşarak yanına gelmiş ve dizleri üzerine çökmüş olan Dilan'ın yanına çökmüştü. "İyi misin?"dediğinde Pars, Dilan gözlerini kapatmıştı. Gözlerinde akan yaşlar dinmemişti. "İyi mi? Birşey söyle."diye fısıltılı gibi çıktı sesi. Sanki korkup kaçmış gibi çıkıyordu sesi. Sormaya korktuğu sorunu soruyordu Pars.

"Başardım..."dediğinde Dilan, güçsüz düşüp başı zorla da olsa Pars'ın omzuna doğru düşmüştü. "Yenge, uyan yenge hadi."dediğinde Pars bayıldığını gördüğü için bir çırpıda kucağına alıp hemşirelerin yardımıyla serum odasına alınmıştı. Pars Dilan'a çok az zamanlarda 'Yenge' derdi.

Pars, Fırat'ın emanetini yalnız bırakmamış ve Dilan'ın başında uyanmasını beklemişti.

Fırat yaşam mücadelesi veriyordu. Yoğum bakıma alınmasına rağmen iç kanaması durdurulmuştu. Ama her ihtimale karşı göz altında tutulması gerekti. Dilan talimatı verip çıkmıştı. Her zaman olduğu gibi bu sefer hamile olmasına rağmen başarmıştı. Umutla girip zaferle çıkmıştı resmen Dilan.

Yaşam Mücadelesi veren kişi nerede olursa olsun arkasında birini ve ya birilerini bırakıp gitmemek için savaşa devam ederler...

________

İyi okumalar dilerim hepinize. :)

❤️'e basmayı ve yorum da yapmayı unutmayın. :))

Umarım beğenirsiniz bölümü. :)))

Harf hataları için şimdiden kusura bakmayın. ;)

Gelecek bölüm görüşürüz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.