İçeriğe geç

HEPSİ SENSİN

Bölüm 21 · 2 dk okuma

HEPSİ SENSİN

Bölüm 21

20.Bölüm: Kırgınlığım...

Yıl 2020 -> konuşma anı.

"Hamilesin..."dediğinde Fırat, gözlerim doldu mutluluktan. Bir kez daha tekrarladı. "Hamilesin..." Bir kez daha. "Hamilesin..." Son kez daha tekrarladı. "Hamilesin!"diye bağırdı ve beni kucağına alıp etrafında döndürmeye başladı.

"Fırat dur! Dur dedim."dediğimde anında durup beni indirdi. Midem bulanmıştı döndürmesi yüzünden. "Doğru mu anladım?"diye sordu doğrulamak için. Kafamı salaldım. "Doğru anladım sevgilim. Baba oluyorsun."dediğimde ayağa kalkan Pars Fırat'ın yanına geldi.

"Baba oluyorum lan!"diye bağırdı Fırat Pars'a sarılırken. Dostça bir birinin sırtına iki kez vurdular. "Amca oluyorum!"diye Pars da bir yandan sevindi. Müge, "9 yaşında hala oluyorum millet siz ne söylüyorsunuz?"dediğinde Fırat Müge'nin yanına gelmiş ve saçlarını karıştırmıştı. "Küçük bücür hala oluyor evet."dediğinde Fırat, gülümseyen yüzüm asılmıştı birden.

Bakışlarım babama dönmüştü. Bana baktığını yeni fark ediyordum. Fırat yüzümün düştüğünü anlamış ve yanıma gelmişti. "Neden yüzün düştü?"diye kulağıma doğru fısıldadı Fırat. "Yok bir şey."dedim buruk bir gülümsemeyle yüzüne bakarak.

"Dilan yeme beni. Seni senden iyi tanıyorum ben. Hassiktir..."dediğinde aklıma gelen şeyi Pars'a baktığında anladığını anlamıştım.

Kardeşim, birtanem, herşeyim, Savaş'ım...

Yaşasaydın şu an dayı olduğun için çok sevinirdin. Farah teyze olacağı için sevinmişti. Ama Savaş... Savaş'ım... Keşke sende olsaydın...

"Doktora ne zaman gittin kızım?"diyen Fırat'ın annesi Neslihan anne oldu. "İki ay önce. Daha yeni vakitlerinde."dediğimde Fırat bana döndü hızla. "Kaç aylık bu çocuk Dilan?"

"İki buçuk aylık. Üç olacak gelecek hafta."dediğimde şaşırdı. "Sen bana bunu neden iki ay sonra söylüyorsun acaba?"diye çıkıştı. "Sağlama almak istedim. Birşey olmazsa haber veririm dedim. Ve artık üçüncü ayına giriyor. Bu yüzden söyledim."diye açıklama yaptım. "Doktorum ben Fırat. Heveslendirmek istemedim. İyi olsun öyle söyleyeyim dedim. Kötü yapmadım. Aksine iyi yaptım ben."

"Tamam, sinirlenme."dediğinde Fırat hamilelik hormonları agresivleşmeme sebep oluyordu.

Babam, geldiğinden beri bakışlarını benden çekmemiş, üzgün ve durgu ifadesiyle bana bakıyordu. Bense kırgınlığıma rağmen onunda hakkı var diye anneme söylemiş onuda alıp gelmesini istemiştim. Ben babama kırgındım, kızgın değil. Ben babama hiç olmadığım kadar fazlasıyla kırgındım hemde.. Kırgınlığım öyle kolayda geçmezdi...

"İyi misin?"diye kulağıma doğru Fırat'ın fısıldayan sesini duydum. Yüzümü ona dönüp gülümseyerek, "İyiyim."dedim. Gülümsedi. Benim fikrimce bu günün en mutlusu Fırat, mutlu ve kırgını ben, üzgünü babam, çifte kumruları Farah ve Pars'dı. Benim fikrimce yani. Oturmuş onları dinliyordum. Fırat elini elime sımsıkı sardı.

"Erkek olursa ismini Mahmut koyacağım ben."dediğinde Pars Fırat tepki vermedi ona. Hafızasını zorladı galiba. "Kız olursa ismini Kiraz koyarız."diyen annem ve Neslihan anneydi. "Kız olursa ismini Mahmure koyarız."diyen bu sefer Farah'dı. "Kim ne derse desin hiç biri olmayacak! Erkek olursa ismi Savaş, kız olursa ismi Ahsen olacak. Bu böyle bilinsin. Sizin söylediğiniz hiç bir ismi cinsiyeti fark etmez koymayacağız."dediğinde Fırat söylediklerinde kararlıydı. Fırat Savaş dediğinde babam ve benim bakışlarım kesişti.

"Biz kararımızı 6-7 yıl önce vermiştik. Bu böyle bilinsin. Çocuk doğduktan sonra kendi ismini bir kenara bırakıp aklınızdaki isimle seslenirseniz bir adım atıp çocuğumuzu göremezsiniz!"diye uyarıda bulundum. Ciddiydim. Eğer böyle yaparlarsa hiç biri o bebeğin yüzünü ismini kabullenene kadar bir kez bile olsun göremezdi!

___________

İyi okumalar dilerim hepinize. :)

❤️'e basmayı ve yorum da yapmayı unutmayın. :))

Gelecek bölüm görüşürüz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.