BÖLÜMLER ROSALİN ROSİE'NİN HESABINDAN BİZZAT TAŞINMIŞTIR, NE OLUR NE OLMAZ DİYE
Ay böyle bir seri yapmak içime doğdu fjkdsfdjksdfjk
Yorumlarda az spoiler lütfen çünkü hala ilk kitaptayım ama spoilerların bir çoğunu biliyorum.
Ve evet, Y/N'li kitap çünkü neden olmasın? İlk defa bu tarz oneshot, headcanon tarzı bir şey yazıyorum cringe falansa affola aşkolar. Çoğunlukla headcanon yazarım çünkü oneshot yazana kadar ruhumu teslim ediyorum. Gerçekleri pek yansıtmayabilir ve istek headcanon alıyorum.
İyi okumalar!
(Bu arada kitabın başından beri Nova ve Sina olsun diye dua ediyorum ama her ne kadar daha okumasam da varis Sonya)
Bölüm İsmi: Hava Krallığının Varisi
Aslında burada olmayı gerçekten istememiştin.
Bilirsin ne kadar gıcık kapsan bile bir ailen, pek güvenmesen de iyi vakit geçirmeni sağlayan arkadaşların, sürekli okuyup ana karaktere sövüp her zaman bir karakterine çok çok aşık olduğun kitapların ve elinden asla düşürmediğin bir telefonun vardı.
Buydu. Senin hayatın bundan ibaretti. Mitolojiye, paranormal olaylara, doğa üstü varlıklara falan inanmıyordun. Çünkü sen klasik bir Türk ailesinde doğmuştun. Senin için vampirler ve kurt adamlar bir anlam ifade etmezdi mesela çünkü onlar sadece kitaplarda ve televizyonlarda gördüğümüz yakışıklı beylerdi.
Klasik Türk genciydin işte tek farkı 7/24 kitap okumandı.
Sonra bir gün bu huzurlu dünyan darmadağın oldu. Önce kaçırıldınız sonrada (bir genç kız sağ olsun) aileniz tarafından hatırlanmadığınızı ve asla geri dönemeyeceğinizi öğrendiniz.
Dünyanız başınıza yıkıldı. Sizi bir odaya bıraktılar içerisinde su, yiyecek bir şeyler bir şömine bir de pencere vardı. Camdan dışarı bakmayı severdin, rüzgarı, saçlarının arasından sızan ve yüzünü gıdıklayan esintiyi.. severdin işte. Hızlıca oraya koştun ve bu saçma hareket krallık denen zıkkımı öğrendin. Sırf pencereden baktın diye aynı zamanda lanet olası bir günde doğdun diye.
Dünyan böyle böyle yıkıldı işte.
Ama alıştın.
Çünkü herkes alışır.
Hava krallığı çok güzeldi. Nereden bakarsan bak mükemmeldi zamanla elementini kontrol etmek için akademiye başladın.
Ama bir gün çok garip bir şey oldu ve birden bire Hava Krallığının Tanrıçası gibi bir şey oldun.
Tanrım! Lanet olsun sadece havayı yönetmekte daha yetenekliydin neden bunu bu kadar abartıp şu krallık kadar lanet olasıca yakışıklı adam ile konuşturulmak zorundaydın ki?
Adamın sisli bakışları yumuşaktı ama saklayamadığı bir heyecan pırıltısı vardı. Adam ile uzun uzun bakışmak istesen de adam konuşmadığı için sen konuştun. Çünkü adam çok karizmatikti ve eğer burada 15 dakikadan fazla durursan adamın üzerine atlayacaktın.
"Varis olduğumu düşünmüyorum majesteleri." Şanslıydın, sesin titrememişti ve gayet özgüvenli duruyordu içten içe zafer dansı yaptın.
"Ama sahip olduğun güç hava krallığının havasını iyileştirdi." Hava krallığının havası? Bunu sorgulanacak şeyler listene ekledin. Gece yatmadan önce bol bol zamanın vardı nede olsa.
"Bunun sizden kaynaklandığına inanıyorum, benimle alakası yok olamazda." Adam tekrar sıcak bir gülümseme verdi. Sarı saçlarını toplamıştı ve omzundan aşağıya doğru salmıştı, üzerinde beyaz bir gömlek, siyah bir pelerin ile pantolon giymişti. Yapılı bedeni sahip olduğu güce rağmen senden benden daha zarifti.
Ulan varis olmasam bile yürüycem sana Lord bozuntusu.
"Sahip olduğunuz gücü küçümsemeyin varisim sizi temin ederim ki siz gerçek bir varissiniz. Hava krallığının sahip olduğu tek umutsunuz."
"Buna inanmak içimden gelmiyor." Lord Sina gelecekte evleneceği kadına sahip olacağı en sıcak gülüşü bahşetti.
"Sizi inandırmak için elimden geleni yapacağım."
