İçeriğe geç

henuz isim belirlemedim😔🥀

Bölüm 1 · 4 dk okuma

henuz isim belirlemedim😔🥀

Bölüm 1

1.bolum(yineisimyoksrry)

Nedir şefkat? Nedir sevgi? Rio bu iki duyguyu o güne kadar bilmiyordu. Nash ile karşılaştığı güne kadar. Bir savaş esnasında görmüşlerdi birbirlerini oysa, bombaların patladığı, kurşunların havada uçuştuğu bir günde. Rio orada azimle savaşan askerlerden birisiydi. Rio düşman askerleri etkisiz hâle getirmeye devam ederken birşey oldu,kulakları sağır eden bir ses, ardından sol uyluğunda hissettiği keskin bir acı. Birden yerde buldu kendini, hissettiği sıcak, akışkan sıvı bacağından süzülüyordu. Acıyla inledi ama zorda olsa savaşmaya devam etti, sanki kendisini buna adamıştı. Kendisine doğru gelen kurşunlara kendi silahıyla ateş edip düşman askerleri etkisiz hâle getirirken bir silüetin ona doğru koştuğunu gördü. Beyaz doktor önlüğüne toz ve toprak bulaşmış, elindeki ilk yardım çantası ile ona doğru koşan adam Rio'nun yanına vardığında ciddi bir ifadeyle elindeki ilk yardım çantasını yere bıraktı ve Rio'nun önüne diz çöküp bacağındaki yara ile ilgilenmeye başlad. Rio ise o toz duman içinde sadece bir çift keskin kahve gözü seçebildi. Bir kurşun,doktor gibi duran adamın yanağını sıyırdı,keskin,yakıcı his doktorun derisini yardım çığlıkları attırıyordu resmen,her yerine yaralı insanların kanı bulaşmış,toz duman içindeydi ama şuan için umursadığı tek şey bacağındaki yara ile ilgilendiği askerdi. Rio acıyla inlememek için dişlerini sıktığı her saniye doktor ona yatıştırıcı sözler fısıldıyor,elinden geldiğince yumuşak bir şekilde ilgileniyordu yarasıyla. Rio onlara doğru gelen bir kurşunu fark ettiği sırada doktoru hızlı bir refleks ile kendisine çekti ve ikisini bir yıkık duvarın arkasına sürükledi. Toz duman arasında gözlerini açtığında altında duran doktorun ona şaşkın bir şekilde baktığını gördü. Rio'nun taktığı asker kaskından sadece zümrüt yeşili gözleri görünüyordu ama ifadesinin sert olduğu gözlerinden bile belli oluyordu. Hafif kalın,sert sesi ile konuştu "Öncelikle sen kimsin ve neden birden benimle ilgilenmeye başladın?" tek nefeste dedi bunları, ardından ekledi "ayrıca neden savaş alanına öylece atladın,vurulabilirdin." gözleri doktorun gözlerine kilitlenmişti,ondan bir cevap bekliyordu. Doktorun kumral saçları dağılmış, alnına dökülüyordu. Büyük,kahve gözleri hafifçe irileşmiş bir hâlde hâla az önce yaşadığı şokun etkisindeyken konuştu "Ben Nash.." kendisinden oldukça büyük bir cüsseye sahip adama baktı "Normalde doktorum,ama savaşta yaralanan askerlere ilk yardımda bulunmak için görevlendirildim." Yutkundu "Orada seni yaralı görünce... yardıma ihtiyacın olduğunu düşündüm.." sesi bir fısıltı gibiydi. Rio adının Nash olduğunu öğrendiği doktora baktı ve ayağa kalktı, bacağı hâla fazlasıyla acıyordu ama bundan çok daha ağır yaralar almıştı,bu onun için bir kedi ısırığı ile aynı seviyede bir acıydı. Hâla duvara yaslanmış oturur pozisyondaki Nash'e bakmaya devam ederken konuştu "Pekala Nash, seninle anlaşalım. Gerçekten emin olmadan sakın bu duvarın arkasından çıkmıyorsun." 'sakın' kelimesini vurguladı "ve savaş sona erene kadar beni burada bekliyorsun." dediğinde Nash'e hiçbir konuşma fırsatı vermeden silahını sıkıca kavrayıp koşar adımlarla duvarın arkasından çıktı. Nash ise arkasından baka kaldı.

Rio'nun zaman algısı yine her savaşta olduğu gibi kaybolmuştu sanki, kaç saat geçtiğini kestiremiyordu. Aklı Nash ile vatanı arasında gidip geliyordu. Sonunda düşman askerler geri çekilince Rio nefes nefese,toz duman içinde etrafına baktı. Heryerde kan, boş mermiler, şehit olmuş askerler ve enkaz yığınları vardı. Nash savaş esnasında elinden geldiğinde yaralı askerlere yardım etmiş,kurtaramadıkları için sessizce yasını tutmuştu ve cesetleri zarar görmemeleri için tenha bir köşeye götürmüştü. Bütün yaralı askerleri iş arkadaşları ile tedavi etmişlerdi,ama sadece Rio gelmemişti. Nash iş arkadaşlarına hemen geleceğini söyleyip ilk yardım çadırından çıkmıştı. Etrafına bakındı ve Rio'yu şehit olmuş bir askerin önünde eğilmiş, yas tuttuğunu gördü. Sırtı ona dönüktü,siyah uzun saçları sırtının büyük bir kısmını örtüyordu,asker kaskını çıkartmıştı. Sessiz adımlarla Rio'nun yanına gitti ve onun yanında durup eğildi ve dizlerini göğsüne çekip başını dizlerine yasladı ve başını çevirip Rio'ya baktı "onunla yakın mıydınız?" sakin bir sesle sordu. Rio hafifçe başını salladı sadece "İyi birisiydi." Birkaç dakika boyunca öylece beklediler. Sonsuzluk gibi gelen bir sürenin ardından Rio kafasını çevirip Nash'e baktı, gözleri onunkilerle buluştu "Nash...kimsin sen?" o güzel zümrüt gözlerde anlamlandıramadığı bir şeyler vardı...Nash yutkundu ve derin bir nefes aldı "Demiştim...ben Nash." duraksadı, sanki karşısında birisini görmüş gibiydi "Bazı kayıplar verdim.O yüzden buradayım." Rio, Nash'in bu sözlerini duyunca bakışları saniyeliğinede olsa yumuşadı ama hemen eski sertliğine döndü "Anladım...zor olmalı" dedi "Kayıp vermenin acısını iyi bilirim." bunları dedikten sonra ayağa kalktı,sol bacağı hâla kurşun yüzünden acıyordu. Abasker kaskını sol kolunun arasına sıkıştırdı,o kalkınca Nash'de ayağa kalktı. Rio, Nash'e bu defa daha sıcak bir ifade ile baktı "Hey,Nash.. " fısıldadı "Eğer bir daha karşılaşırsak.." Rio cebinden kağıttan yapılmış küçük bir gül verdi "Bu gülü geri bana ver." dedi. Ardından.. birşey oldu. Beklenmedik birşey. Kulakları sağır eden bir ses. Sonrası ise karanlık. Ah.. henüz geri çekilmemişlerdi,orada pusu kuruyorlardı.

Rio birkaç saat sonra gözlerini açtı,sanki bedeninin üzerine tonlarca enkaz yığılmış gibiydi. Nefes almaya çalıştığında göğsünün içi çatırdayarak itiraz etti; her soluk, paslı bir bıçağın kaburgalarının arasına yavaşça sürülmesi gibiydi. Doğrulmaya çalıştığında acı bir inleme ile geri ilk yardım çadırının yatağına yığıldı. Rio'nun başında değerlerini saatlerdir ölçen Nash, Rio'nun inlemesi ile hızlıca bakışlarını ona çevirdi "uyanmışsın.." mırıldandı ve Rio'nun yatakta doğrulamasına yardım etti. Rio elini saçlarından geçirirken Nash'e baktı "ne oldu?" dedi. Nash, Rio'nun serumunu değiştirirken "Bomba patladı." dedi

-birinci bolum

sonuu-

Bölüm sonu

2 yorum