25 Kasım 2024, Mihre Şahsan
Zihnimin en derinlerinden gelen çığlıklar kime aitti? Bir kişiden mi yoksa daha fazla kişiden mi çıkıyordu onca çığlık? Neden bu kadar çok düşünüyordum? Neden bu kadar çok soruyordum?
Belki de ellerimdeki hayali kan bana aitti. Düşündükçe kafayı yiyiyor gibiydim. Sanki elimde bir bıçak vardı ve hiç durmadan bıçaklıyordum bedenimi. Düşüncelerimi susturmak için, çığlıkları bitirmek için...
Belki de yardımına ihtiyacım var birilerin. Ama ben buna ihtimal vermiyorum. Tüm oyun zihnimin içinde dönüyor. Beni zihnimden anca ben kurtarabilirim. Zihnimi bir tek ben ele geçirebilirim.
Lanet zihnimden çok korkuyorum. Üzerinde azıcık hakimiyetim varken bile aklımı kaçırmaktan korkuyorum. Kendimi kaybetmekten korkuyorum.
Neden bu kadar çok korkuyorum?
Geçecek mi bir gün? Sadece kendi abartamalarım olabilir mi? Acaba kafamda mı kuruyorum? Son zamanlarda kabuslar görmeye başladım. Yalnızca ben varım kabuslarımda. Sanki dalga geçiyor Tanrı benimle.
"Senin en büyük kabusun, aynadaki yansıman." diyor bana.
Belli bir dini inancım da yok zaten. Tanrı'ya inanıyorum sadece. Beni yaratan biri olduğunu biliyorum. Bir tek bunu biliyorum. Aynadaki yansımam yoktan var edildi.
Ben vardan yok etmeyi çok iyi bilirim.