
Bu arkadaşımız Poyraz tatlı mı tatlı,Mütavazi,Çalışkan,Yakışıklı-
Poyraz:Afferim az daha öv
Bu hikayenin yazarı benim yalnız kalemimin ucundasın seni ben yönetiyorum Poyrazcımm
Poyraz:Yav he he çok konusucağına hikaye yaz
••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Poyraz’dan;
Ben kimsenin kölesi olmadığım için tabikide gidip muhasebeden çıkışımı almadan önce patronun odasına pat diye girdim.
Ben:Pardon sen kendini ne zannediyorsun dandik bir kafe işletiyorsun diye dünyalara mı hükmetmiş oluyorsun?! Akşamları gittiğim restorant senden daha çok maaş veriyor be,al bu kıytırık kafeni göt-
Patron:Hoop!Hopp! Sen dingonun ahırına mı giriyorsun lan!O çalıştığın restorantta barındırmam seni sen kendini çok önemli zannediyorsun herhalde çirkin cüce.
Bir dakika evet o şahıs bana cüce mi dedi?Sanki kendisi 2 Metre Michele Morrone Aslında Mert Yazıcıoğlu da cok sempatik- lan adam bana hakaret etti ben hala adam sayıyorum burda.
Ben:Pardon da aynaya bakmanı öneririm ayrıca yerse attır lan beni o restoranttan.
Evet iyice ilk okul bebelerinin yaptığı laf dalaşlarına döndürüyorum olayı.Adam da bunu düşünmüş olmalı ki dudağının kenarı kıvrıldı
Adam:Cesur bi velet
Ben:Bak hala velet diyo sus seni çakma Michele Morrone
Sonrada odadan çıktık e tabiki paramı da aldım yani bu devirde hiç gurur yapamam. Para lazım arkadaş para.
Akşama kadar iş bakmam lazım. Sabahları öyle boş boş duramazdım.Tek tek gazetelerde internetlerde iş ilanları bakmaya başladım ama bana göre iş bulamadım. Bakıcılıkmış peh ben daha kendime zor bakıyorum el kadar bebeğe nasıl bakacağım ben.
Çalışma saatinin gelmesine yakın deniz kenarında midye yemeye karar verdim. Çünkü neden olmasın? (Yazarın gece gece canı cekti özrdlrm) Belki balık ekmek de yerdim vallahi çok açım.
Deniz kenarında benim midyecime gittim. Tezgahın önünde boylu poslu bi adam duruyordu. Anacım tek dünyada erkek olarak ben mi 1.72 yim. Herkeste de bir boy bir boy ama neyse bende zeka var Allah onlara boy veriyor anca.
Tezgahtaki Mehmet amcaya selam vermek icin iyice yanına gittim tezgahın.
Ben:Oo Mehmet Amcam kolay gelsin bana da bi iki kilo midye mi versen
Mehmet Amca:Poyraz oğlum 2 kilo bende olsa dükkan senin
Ben:Eh ne yapalım artık sen bana 35 tane ver o zaman
Mehmet Amca:Bak bi gün mide fesatından hastaneye düşeceksin sakın benim tezgahın adını verme vallahi kulaklarını tek tek çekeceğim en sonunda
Ben gülerken yandaki boylu poslu beyfendinin bana şaşkın şaşkın bakıp
Boylu Poslu beyfendi:Aşkın? Oğlum senin ne işin var burda okulun yok muydu bugün?
Ben:Ne aşkını lan. Poyraz benim adım.Ayrıca lise terkim ben sen ne anlatıyon şunları yiyim işe gideceğim daha.
Adamın cevabını dinlemeden ordaki masalardan birine oturdum.Bu akşam restorantta zenginlerin düzenlediği bir kokteyl partisi var. O kadar yorulacağım madem kendime bir erkenden ödül vermem lazımdı.
Midyelerin hepsini yemememi bekliyordunuz değil mi?Evet şuan boş tabakla bakışıyorum. Galiba balık ekmek yemeye hem midemde yer kalmadı hemde zamanım. İşin başlamasına yarım saat kalmıştı burdan iş 15 dakikalık kısa mesafede olduğu için rahattım.Erkenden gidip hazırlıklara yardım eder ve iyi bir iş çıkarırsam avans alabilirim. Hızla işin yolunu tuttum işe giderken çok tatlı ikiz bebekler gördüm. Eğer ilerde evlenirsem ikiz bebeklerim olsun isterdim herhalde.
Restorantta gidince belime beyaz garson önlüğü takıp işe koyuldum masaları düzenledim,masaların üstüne beyaz tertemiz bir örtü serdim, atıştırmalık fındık ceviz gibi basit şeyler koydum masaya içecekleri misafirler gelince dağıtacaktık.
Misafirler yavaş yavaş gelmeye başlarken bende gelenlere içecek servisi yapıyordum.Bir yanda da beni izleyen patrona en iyi çalışanı imajı veriyordum. Yani umarım.
Kokteyl siparişlerini götürürken kalabalık aile masası dikkatimi çekti.Onlar bu etkinliği düzenleyen aile olmalı.Eğer onların gözüne girersem patronunda gözüne girmiş olurum.Çaktırmamaya çalışarak kaç kişi olduklarını saydım.Yuh 8 kişi vardı masada. Tepsiye tek tek 8 tane bardak koyarken umarım düşürmem diyordum bir yandan. Bardak sınırı yoktu ama bizim garsonlar arasında belirlediğimiz sınır 6 bardaktı. 6 bardak sonrasına kimse risk almak istemiyordu. Ben o riski bugün alıyorum.
Tepsiyi götürdüm tek tek bardakları herkese uzatırken bana garip garip baktıklarını gördüm sonraki kişiye tepsiden bardak uzatıyordum ki kafamı kaldırmamla
Ben: Oha burda ayna mı vardı ya
Aşkın:Ne aynası birader sen benim aynımsın
Ben:İnsan insana benzermiş.Kokteyl?
O almayınca masada bugün ki Midyecideki çocuğu gördüm demek bu bana bugün bu yüzden Aşkın dedi. Neyse şuan göze batmamam lazımdı çocukla aramızdaki tıpa tıp benzerliği düşünmesem daha iyiydi işime odaklanmam lazımdı.
;Garson bey bende bir kokteyl alabilir miyim?
Kafamı kaldıdmamla ne göreyim. Sabah hakaretler ettiğim patronumdu bana seslenen.Bir insan ne kadar şanssız olabilir derlerse örnek olarak beni gösterebiliriz bence.
••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

Buda Aşkın beyimizzzz
