Deprem mi oluyor niye sallanyorum. Başım da birisi dır dır mı ediyor? "Kızım Hazal kalk çabuk Hazaaal!" Allah! "Anne yaa napıyorsun?" "Kızım yazlığı fareler basmış şimdi her yere işlemişlerdir tüh." Bunu anneme diyemedim ama işemişlerse o yazlığa adımı mı dahi atmam atamam. "Tamam anne valizimi hazırlarım." "Tamam annem." Annemi çok seviyorum onu kırmamaya çalışıyorum bide bana iltifat etmesi çok hoşuma gidiyor. Tabi babamda başka, ben ne istersem resmen alır. Genellikle babama daha düşkün olur muşum annem öyle diyor. Neyse çok düşündüm gidiyim valizimi hazırlayım.
Herkes yerinden hopladı, sanki birisinin arkasından atlılar kovalıyor gibi kapı çaldı. "Geldim!" Kapıyı açtım bide ne göreyim bizim komşumuz bile olmayan Kezban abla aslında dedikoducu biri keşke delikten bakıp açmasaydım. "Buyur Kezban abla." "Annen yok mu kız." Bana bide kız diye hitap etmeleri yok mu sinirler. "Anne Kezban abla gelmiş." "Ayyy tamam geliyorum 2 dakka beklesin." Tabi beklemez diye düşünmüştüm ama kadın 10 dakika kapıda durdu. En sonunda annemde yanına gitti. "Ne oldu Kezban?" " Kız Canan doğru mu sizin yazlığı pislikten fareler basmış." Ha buarada annemin adı Canan babamınkide Mehmet. "Yok Kezban öyle şey işine bak hadi." Diyip kapattı annem kapıyı. Biraz sinirlendi gibi biraz değil çok.
2 saat toplandıktan sonra, sonunda yola çıkacaktık. Babam arabaya bindi. Önümüze kadar getirdi. Bizde bindik ben tek kardeşim sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ben 14 yaşındayım. Kardeşimde 9 yaşında, aramızda tam olarak 5 yaş var. Şimdi 4. Sınıfım diye havalarda. Neymişde büyümüş müş. Babam birsürü yoluk, alıştırmalık almış. Sonuçta yol 5 saat mi ne. Çok uzun 3 saatini uyuyarak geçiricem galiba.
Yazlığa sonunda vardık. Ama ben yazlığa giremem ki onlar işediyse. Demiştim ama pek işe yaramadı daha çok çalıştım bide en kötüsü yerleri sildim.
Akşam oldu ve açlıktan ölücem. Neyseki annem salçalı makarna yapmış. En güzeli. Bugün de bitti yakın Haziran'ın 18'i. Bakalım bizi ne bekliyor.