Otele geri dönelim...(Charlie tarafından anlatılıyor)Herşey yolunda annemle konuştum ve oteli ziyaret edebileceğini söyledi bu harika değilmi hala inanamıyorum onu bu kadar uzun bir aradan sonra tekrar görmek için sabırsızlanıyorum, babama ve diğer hiçbir kimseye haber vermememi söyledi, sanırım sürpriz olsun istiyor.Babamın annemi görünce vereceği tepkiyi şimdiden hayal edebiliyorum...ama hala Angel geri dönmedi onun hakkında endişelenmeye başladık.İş temposu hep yoğundu ve birsürü yeni film çıkarırdı ama otelde yokluğundan 1 ay geçmesine rağmen bir filmini görmedim umarım iyidir.Son zamanlarda çığlık yağmuru sürekli tekrarlamaya başladı çığlık sesleri beni rahatsız ediyor.Sanki uzaklardan gelen bir melodi duyuyorum tanıdık bir ses ama emin değilim... Charlie odasından çıkıp aşağı kata gitti bar kısmında Husk ve Cherri vardı. Cherri'nin kucağında Fay nuggets vardı.Cherri ve Husk, Angel'ın yokluğuna alışamamışlardı ve sohbet ediyorlardı.Charlie onları öyle görünce üzülmüştü ama hala Angel'ın geri döneceğine inanıyordu yani inanmak istiyordu...Charlie gidip bar taburelerinden birine oturdu ve o sırada Emily geldi. Sir Pentious'un Cherri'ye olan mektubunu vermek için.Bu Cherri için ufak bir teselli oldu. Her zaman ki gibi bir mektup olduğunu düşünüp okurken şu satırlar onun dikkatini çekti "Sssson zamanlarda çığlık yağmurları sssçok arttı..." Cennet ve cehennemin hava koşulları farklıdır bir insan ruhu cehennem de yaşıyorsa cennete öylece giremez girerse hava koşulları nedeniyle vücudu tozlaşmaya başlar ve yok olur bu cennette ki insan ruhları içinde geçerli.Bu yüzden Sir Pentious affedilip cennette çıktıktan sonra bu yüzden cehenneme gidememişti. Bunu Sera'da Sir Pentious kendini kanıtladıktan sonra öğrenmişti.Çığlık yağmuru ise hem cennette hem cehennem de görülebiliyordu.
Cherri:Bekle...şimdi çığlık yağmuru cennette de mi var?
Emily:Evet! Yılın her bu haftası genellikle çığlık yağmuru görülür. Birşey mi oldu?
Cherri:Hayır...Sadece garip geldi...
Cherri, Sir Pentious için kısa bir mektup yazdı ve Emily'e verdi sonra da Emily cennette geri döndü...Cennetin en üst katında Amiel ölmüş kız kardeşlerinin adına dua ediyordu.Çığlık yağmurunun sebebi bu hafta içinde ölmeleriydi.Kardeşlerinin gözyaşları ve çığlıkları her yıl Çığlık yağmuru ile hatırlanırdı. Tabi bunu sadece Amiel ve iki kişi daha biliyordu...Sonra ise Kristal Çiçek Bahçesi'nde gezerken Raphael(Şifa'nın iyileştirmenin başmeleği) ile karşılaştı.Onu burada görmeyi beklemiyordu.
Amiel: RAPHAEEEEELL
Amiel, Raphael'i yıllar sonra ilk defa görüyormuş gibi koşup ona sarıldı neyseki yere düşmediler ama Raphael dehşete düşmüş şekilde bakıyordu yani Amiel onun adını bağırarak onun üstüne atlayan dek onun geldiğini fark etmemişti bile
Raphael:Bazen senden korkuyorum...
Amiel:Öyle olsun bir daha sarılmam.
Raphael:Sarılmana birşey demedim az önce resmen üstüme atladın.
Amiel:Ablayım ben abla anca abla olunca anlarsın.
Raphael:Abla iyide ben nasıl...
Amiel:Sus birgün anlarsın... Neyse ben gideyim bari istenmediğim yerde durmam.
Raphael:Ya abla tamam özür dilerim gel.
Amiel:ehe~
Raphael'a geri sarıldı sonra geri bıraktı
Amiel:Ah bu arada diğerlerini gördün mü
Raphael:Hayır... Son zamanlarda neredeyse hiçbirini görmedim arada Azrael ile karşılaştım ve bana korkutucu derecede soğuk espiriler yapıp gitti...
Amiel:Bu kötü oldu...birkaç hafta önce yanlışlıkla burada ki kristal çiçekleri yaktıktan sonra geri eski hallerine döndüklerini söyleyecektim.Sonuçta hatırlıyorsunuzdur sizin çocukluğunuz burada geçti.
Raphael gözlerini devirdi çünkü Amiel onlara birer erkek çocuğu gibi değilde kız çocuğu gibi bakıp kristal çiçeklerden taç yapıp onlara takmışlığı ve hatta fotoğraflarını bile çekmişliği vardı(Gelipte o kadar eski zamanda nasıl telefon falan olsun demeyin onlar cennette yaşıyor aw) ama Amiel'inde hakkını yemeyelim aşırı derecede tatlı görünüyorlardı.
Raphael:Bize yaptıklarını unutmayacağım.
Amiel:Yaaa ama çooook tatlıştınızzz.
O sırada gökten altın bir parşömen indi ve Raphael onu okuduktan sonra
Raphael: Gitmeliyim işlerim var sonra görüşürüz.
Amiel:Görüşürüzzzz
Raphael gittikten sonra Amiel tek kaldı ve tekrar o günü hatırladı kız kardeşlerinin onun tarafından yendiği günü...kız kardeşlerinin attığı çığlıklar ve gözyaşları aklından çıkmıyordu...