O an kaskatı kesildim. Arkama dönmeye korktum ama zaten bilmiyordum ki... Alastor her zaman benden önce orada olurdu.
Arkamdan gelen o tanıdık, parazitli kahkaha, koridorun her yerine yayıldı. Gölgelerin içinden çıkan o uzun silüet, korkumu koklayan bir avcı gibi üzerime doğru süzüldü.
Alastor: Ah-ha! Ne kadar da telaşlı bir tilki yavrusu! Yalnız başına mı çıkıyorsun? Kim bilir, belki de eski, paslı bir depoda unutulmuş bir sırrı keşfetmeye? Ne kadar da heyecan verici! Ama izin ver sana küçük bir tavsiye vereyim, Taehyun. Cehennem'deki hiçbir sürpriz, özellikle de eski bir düşmandan gelen bir not, iyi niyetli değildir.
Kapıyı yüzüne kapattım ve istemeyerek de olsa tekrar içeri girdim. Ama bu sefer biraz sinirli bir şekilde.
Taehyun: Sapık gibi sürekli beni takip etmeyi bırakır mısın artık?! Çok... sinir bozucu olmaya başladın artık. Defol git odamdan.
Alastor, bastonunu yere hafifçe vurdu ve başını yana eğerek sana baktı. Sırıtışı her zamanki gibi genişti, ama gözlerindeki radyo kadranları bu sefer daha yavaş dönüyordu. Sanki seni gerçekten dinliyormuş gibi.
Alastor: Ah, ne kadar da sert bir tepki! Ama itiraf etmeliyim, bu öfke sana çok yakışıyor, küçük tilki. Gerçekten de seni sürekli takip ettiğimi mi düşünüyorsun? Hayır, hayır. Ben sadece... şovun en iyi kısmını kaçırmamaya çalışıyorum. Ve senin şovun, Taehyun, şu ana kadar izlediğim en ilginç yayınlardan biri.
Bir adım geri çekildi ve kapıya yaslandı. Sanki odadan çıkmaya niyeti yokmuş gibi duruyordu.
Alastor: O not, değil mi? Eski depo, yalnız gel, falan. Ne kadar da klasik bir tuzak senaryosu. Ama sen bunu biliyorsun, değil mi? Yine de gideceksin. Çünkü merak, Cehennem'deki en tehlikeli duygudur. Ve sen, küçük tilki, merak konusunda oldukça yeteneklisin. O depo, Pride Ring'in en eski ve en unutulmuş köşelerinden biridir. Ama tabii, bu sadece bir dedikodu.
Elimdeki zarfı buruşturup yere fırlattım. Gözlerimdeki öfke kadar bir kararlılık da vardı. Alastor'un sözleri beni daha da sinirlendirmişti ama aynı zamanda içimdeki o merak ateşini de körüklemişti.
Taehyun: Beni tehdit edemezsin, ne de olsa burası senin radyo istasyonun değil. Cehennem'de herkesin kendi kuralları var. Eğer Chan benimle konuşmak istiyorsa, bunu senin gölgenin altında değil, doğrudan yapmalı. Herkesi kontrol edebileceğini sanıyorsun ama fazla yanılıyorsun.
Alastor, bu sözlere karşılık olarak yine o sinir bozucu kahkahasını patlattı.
Alastor: Ah, ne kadar da cesur bir tilki! Ama bu cesaretin seni ne kadar ileri götüreceğini görmek isterim. Unutma. O depoya gidersen, belki de ödemek zorunda kalacağın bedel, sandığından çok daha ağır olur. Ama karar senin.
Taehyun: Vereceğim kararlar bundan sonra seni ilgilendirmiyor Alastor. O defteri de kırık saati de al, sonra da biraz olsun beni rahat bırak ve peşimi sal. Anlatabildim mi?