İçeriğe geç

Hazbin Hotel'deki Tilki

Bölüm 23 · 2 dk okuma

Hazbin Hotel'deki Tilki

Bölüm 23

Saplantı

Oda bir kez daha derin bir sessizliğe gömüldü. Yine, yine, yine...

Masanın üstündeki altın çatlaklı ayna, kırmızı gökyüzünün ışığını geri yansıtıyordu. Yansımandaki tek gözün karanlıkta parlıyordu. Yerdeki altın boya hafifçe kurumaya başlamıştı. Alastor’un bastonunu vurduğu yer dışında çizgi sağlam duruyordu.

İşe yarayıp yaramadığı tartışılırdı ama en azından ona boyun eğmemiş, sınırını koymuştun.

​Ancak tam o sırada...

​Aşağıdan cam kırılma sesi ve ardından Vaggie’nin öfkeli bağırışı yükseldi.

​Vaggie: Sana buraya gelemezsin demiştim! Mızrağımı kafana geçirmeden önce o kapıdan defol!

​Bunu takip eden yabancı, boğuk ve kahkahalarla dolu bir ses binayı titretti

Chan: Aman yapma süslü kadın! Ben otel aramıyorum, ben o küçük kırmızı tilkiyi arıyorum! Söyleyin ona, Dünya'daki yarım kalan işler Cehennem'de çabuk biter!

​Aşağıdaki ses... rüyandaki avcının sesine ürkütücü derecede benziyordu. Ya da rüyanda duyduğun o metalik, kanlı geçmişin bir parçasına...

​Tüylerin dikleşti. Kulakların geriye yattı.

Taehyun: Yine mi Chan geldi? Bu adam benden ne istiyor ki? Takıntılı piç.

Aşağıdaki arbedenin ortasında Chan’ın o yırtıcı, boğuk sesi merdiven boşluğundan yukarı, tam senin bulunduğun koridora doğru yükseldi. Sesi sanki odanın duvarlarına vurup yankılanıyordu.

​Chan: Taehyun! Kilitli kapıların arkasına saklanmayı kes, korkak ucube! O gece ormanda babamın boğazına sarılırken çok cesurdun! Şimdi bir otel dolusu iblisin arkasına mı sığınıyorsun?!

O... o bana ucube mi dedi?!

​Gözlerini kapatıp dişlerini sıktın ama Chan durmadı. Her kelimesi tam da en çok acıyan yerine, Taeyang’a vuruyordu.

​Chan: Taeyang’ı kurtardığını mı sanıyorsun?! O velet Dünya’da tek başına kaldı! Ve tahmin et ne yapıyor? Senin o kanlı miras devralıp peşimizden gelmeye çalışıyor! Onu senin gibi bir canavara dönüştürdün Taehyun! Buraya düşmesi an meselesi!

Dayan Taehyun... sakin olmalısın... Chan gibi kişileri önemsememem lazım...

Alastor'un parazitli sesi aniden tüm lobiyi ve koridorları kapladı. Radyo cızırtısı o kadar yükseldi ki odandaki masanın üzerindeki camlar hafifçe titredi.

​Alastor: Görünüşe göre bazı davetsiz konuklarımız 'hayır' kelimesinin ve görgü kurallarının anlamını kavramakta güçlük çekiyor. Charlie prensesim, izninle bu kulak tırmalayan yayını ben keseyim. Zira bu arkadaşın sesi yayın kalitemizi oldukça düşürüyor!

​Aşağıdan gölgelerin yırtılma sesi, Chan’ın öfke dolu küfürleri ve Alastor’un kahkahası birbirine karıştı. Büyük bir gürültüyle otelin ana kapısı tekrar güm diye vuruldu.

​Odanda, kapının altındaki altın çizginin kenarında duran gölgeler bile bu arbedeyle hafifçe kıpırdandı. Kuyruğun bacaklarının arasında sertçe sallanıyor, dikişli kolun gerilmekten hafifçe sızlıyordu. Chan dışarı fırlatılmıştı belki ama söyledikleri hâlâ odanın havasında asılı duruyordu.

Kapının altındaki altın boyalı çizgi, az önceki radyo dalgalarının etkisiyle hafifçe parlayıp normale döndü. Birkaç dakika sonra kapın tekrar, bu sefer çok daha yumuşak ve ritmik bir şekilde çalındı.

​Charlie: Taehyun? Benim... Charlie. İçeri girebilir miyim?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.