İçeriğe geç

Hazbin Hotel'deki Tilki

Bölüm 22 · 4 dk okuma

Hazbin Hotel'deki Tilki

Bölüm 22

Zihin Oyunu

Odada tekrar yalnız kaldım. Yine, yine, yine... Alastor benim üzerime manipülasyon yapıyordu ve ben yine elim kolum bağlı şekilde hiçbir şey yapamıyordum...

Boşlukta yankılanan o statik sesin ardından dişlerimi sıktım. Kanayan kolumun sızısı kemiklerine işliyordu ama asıl canımı yakan, Alastor’un o haklı ve alaycı tavrıydı.

Bunları düşünürken odamın kapısı bir daha tıklatıldı.

Kapıya doğru baktığımda kulaklarım geriye yatmış, tüylerim diken diken olmuştu. Alastor’un gitmesinden sonra kapının çalınması içimdeki o huzursuzluğu ve öfkeyi daha da tetikliyordu.

Kolumu çok fazla zorlamamaya dikkat ederek kilidi çevirdim ve kapıyı sertçe açtım.

​Karşımda Alastor yoktu. Kapının önünde Charlie duruyordu. Yine o her zamanki iyimser, endişeli ama tatlı gülümsemesiyle duruyordu. Yüzündeki ifadeyi görünce aniden içimdeki o sert kabuk biraz olsun yumuşadı.

​Charlie: Taehyun... seni rahatsız etmek istemezdim ama aşağıda olanları gördüm. Kapının önünden sesler geliyordu ve Alastor biraz önce sinirli bir şekilde odadan çıktı... İyi misin?

Taehyun: Ben... iyiyim. Sadece... Alastor biraz sinir bozukluğu yaratıyor, hepsi bu. İçeri gelebilirsin, o gitti.

​Charlie derin bir nefes alarak içeri adım attı. Elini uzatmak istedi ama temastan kaçındığımı bildiği için ellerini dizlerinin üzerinde kavuşturdu.

​Charlie: Sana karşı çok sert olduğunu biliyorum. Alastor... bazen kimsenin sınırlarına saygı duymaz. Seni korumaya çalışıyor olabilir, kendi tuhaf ve korkutucu yöntemiyle de olsa. Sen... korkuyor musun, Taehyun?

Sessiz kalıp gözlerimi indirdim. Korkmuyordum ama... içgüdülerim böyle yapmamı söylüyordu.

Charlie: Dinlenmeye çalış, tamam mı? Akşam yemeğini odana getireceğim. Kapını kitlemeyi unutma.

Taehyun: Bir şey isteyeceğim... Alastor... benim odama gelmesin. Ona söyler misin? Biraz... aramız bozuk...

Charlie hafifçe iç çekip gülümsedi, anlayışla başını salladı.

​Charlie: Haklısın, bu konuda onunla konuşmaya çalışacağım. En azından kişisel alanına biraz daha saygı duymasını söyleyebilirim. Kendini yorma, biraz dinlen.

​Charlie odadan sessizce çıktı ve kapıyı arkasından yavaşça kapatır.

​Odanın sessizliği yeniden üzerine çöktüğünde, masanın üzerindeki altın çatlaklı aynaya ve Alastor'un bıraktığı deftere baktım.

Dışarıda bir yerde Chan’ın ve henüz gelmemiş olan kardeşin Taeyang’ın gölgesi üzerindeyken, burada kendi ininde kuralları yeniden yazmak zorunda olduğunun farkındasındır.

​Derin bir nefes alarak yatağa uzandım; çünkü ne zaman ne olacağı belli olmayan bu yerde, yarın yeni bir gün ve yeni kararlar beni bekliyor olacaktır.

Tam uykuya dalacakken aklıma bir şey geldi. Hızlıca kalkıp masaya yürüdüm. Alastor'un verdiği defter belki odama girebilmesini bu kadar kolaylaştırabiliyordu. Belki de bu sadece bir hediye değildi...

Defteri aldım, cama yürüdüm ve aşağı fırlattım.

Yatağa tekrar uzandığımda odadaki sessizlik kulaklarımı acıtıyordu. Alastor gitmişti ama söyledikleri gitmemişti. Gözlerimi her kapattığımda ya Chan'ın yüzünü ya da Taeyang'ın o küçük notunu görüyordum.

Biraz uyuduktan sonra kapının tıklamasıyla uyandım. Kapıyı açtığımda...

Alastor, elinde biraz önce camdan aşağı fırlattığım siyah deri defterle eşikte duruyordu. Sırıtışı her zamankinden daha geniş, gözlerindeki radyo kadranları ise hafifçe kıvılcım saçıyordu.

​Alastor: Pencerelerden eşya fırlatmak, küçük tilki... Çok kaba bir ev sahipliği. Üstelik hediyelerime bu kadar kolay veda edebileceğini sanman ne kadar da safça~

​Bastonunu yere hafifçe vurdu ve defteri hiçbir hasar almamış gibi masanın üzerine bıraktı. Taehyun'un şaşkın bakışları altında o teatral duruşunu bozmadan bana doğru yaklaştı.

​Alastor: Uyku miktarının yeterli olduğunu varsayıyorum. Çünkü aşağıda seni bekleyen yepyeni bir sürpriz var. Ve bu seferki... kapını çalmadan içeri girecek kadar cesur.

Taehyun: Gelmek zorunda değilim. Uykum var. Ayrıca yine Chan'ı getirdin değil mi?

Alastor'un o tiz, kendinden emin gülüşü hala havada asılı duruyordu.

​Alastor: Ah, hayır hayır! Bu sefer tamamen orijinal bir sürpriz, inatçı dostum.

​Yatağın kenarının hafifçe çöktüğünü hissettim; muhtemelen o tuhaf, gölge benzeri eğlence anlayışıyla yine tepemde bitmişti.

​Alastor: Uykusuzluk kreatif zihninin en büyük düşmanıdır, küçük hibrit. Ama madem yataktan çıkmak gibi bir niyetin yok... O halde hikayenin bu kısmını senin yerine ben anlatırım. Nerede kalmıştık? Ah, evet... Avcının tüfeğinden çıkan son saçma parçasının oradaydık, değil mi?

Taehyun: Seninle uğraşmak istemiyorum, Alastor. Sabahın köründe odamda bitmen de bunun kanıtı zaten. Defteri de al, ne yapıyorsan yap.

​Alastor hafifçe kahkaha attı; radyo paraziti bu kez kulaklarımı tırmalamaktan ziyade odanın içinde boğuk bir melodi gibi yankılandı.

​Alastor: Sabahın körü mü? Ah, küçük tilki... Cehennem'de sabah diye bir kavramın olmadığını henüz öğrenememiş olmalısın. Burada sadece şovun hangi saatinde olduğumuz var. Ve şu an... perde yeni açılıyor.

​Bastonunu çevirip kapıya doğru yöneldi, ama çıkmadan önce durdu.

​Alastor: Aşağıda Charlie senin için kahvaltı hazırlıyor. Vaggie ise dikişlerin için yine ellerinde o lanet mezurayla bekliyor. Ve bil bakalım başka kim kapıda bekliyor? Tabii ki kimse... Chan şimdilik uzaklaştı. Ama sadece şimdilik. O yüzden o tüylerini kabartmayı bırak ve aşağı in.

Taehyun: Hiçbir yere gelmiyorum, Alastor. Git başından ve başkasıyla uğraş. Bundan sonra seni dinlemiyorum, dinlemek de istemiyorum.

Alastor’un sırıtışı aniden o dehşet verici, sivri dişli maskesine geri büründü. Odadaki hava bir anlığına o kadar ağırlaştı ki dikişli kolundaki sızı tekrar boy gösterdi.

​Alastor: Seçim senin, küçük tilki. Zaten izleyici olmak, her zaman gösterinin kendisinden daha eğlencelidir!

​Arkasını dönüp gölgelerin içine karışarak odadan kayboldu. Bu sefer kapı erimemiş, usulca kapanmıştı. Çektiğin altın çizgi ise kapının önünde hafifçe parlamaya devam ediyordu.

Onu tamamen engellememişti belki ama bu odaya, yani senin inin olan bu alana izinsiz girdiğinde o cızırtıyı çıkarmasını sağlamıştı. Bu da bir adımdı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.