Taehyun: Sana anlatırsam bana istediğim şeyi bulabilir misin? Ya da... iki-üç şey?
Sesim çok kısık ve gerçekten bir tilki gibi çıkıyor. Çaresizim ve üzgünüm çünkü. Sesim titriyor. Kulaklarım arkaya yatmış, kuyruğum bedenime dolanmış.
Alastor’un sırıtışı donuyor. Bir anlığına. Sadece bir anlığına. Radyo kadranı gözleri tamamen duruyor. Statik kesiliyor. Oda sessizleşiyor. Sonra gülümsemesi geri geliyor.
Bastonunu yere tek bir kez vuruyor.
Alastor: Pazarlık ha? Ne kadar da... Cehennem’e yakışır bir teklif, küçük tilki.
Bana doğru bir adım atıyor. Eğiliyor, göz hizama geliyor. Aramızda hala mesafe var. Temas yok. Sözünü tutuyor.
Alastor: Bakalım... Cehennem’de her şeyin bir fiyatı vardır, Taehyun. Bilgi de, eşya da, kişi de. Ama sen... sen özel bir vakasın. On altı yaşında, tilki formunda, gelecekten tarih sayıklayan, boğazında sürekli kan tadı olan bir vaka. Anlat bana, küçük tilki. Ne istiyorsun? Sana söz veremem. Cehennem’de kimse kesin söz veremez. Ama... araştırabilirim. Kulaklarım her yerde. Radyo dalgalarım Pride Ring’in en pis sokaklarına bile sızar.
Doğruluyor. Bastonunu iki eliyle tutuyor, önüme dayıyor. Gölgesi yine uzuyor, ama bu sefer tehditkar değil. Kanat gerer gibi. Güven vermeye çalışıyor.
Alastor: Ama karşılığında... her şeyi anlatacaksın. Sakladığın her detayı dahil. Çünkü yarım hikayeyle yarım sonuç alırım. Ve ben yarım iş sevmem.
Bir an duruyor. Gülümsemesi yumuşuyor. Garip şekilde... insani.
Alastor: İlk iyilik mendildi. İkinci iyilik malzemelerdi. Bu... üçüncü olur. Ve üçüncüler, Taehyun... Cehennem’de bağlayıcıdır. Borç değil. Anlaşma. Hadi küçük tilki. Kuyruğunu bacaklarının arasından çıkar ve sadece ne istediğini söyle.
Taehyun: Kardeşime ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Ve benim hakkımda ne düşündüğünü... Ayrıca elinde varsa defter, normal ve fosforlu kalem istiyorum. Rüyamı detaylandırıp şema çıkarmak için lazım olacak.
İsteklerini duyduğu an Alastor’un sırıtışı siliniyor. Tamamen. Radyo kadranı gözleri kararıyor, bir anlığına simsiyah oluyor. Sonra tekrar dönmeye başlıyor, yavaş ve sessiz. Oda bir anda soğuyor.
Alastor: İkinci ve üçüncü isteğin kolay.
Parmaklarını şıkırdatıyor. Yerden bir gölge fışkırıp masanın üstüne üç şey bırakıyor: Siyah deri kaplı kalın bir defter, üstünde hiçbir işaret yok. Yanında düzinelerce kalem. Normal siyah, mavi, kırmızı. Ve bir sürü fosforlu kalem. Hepsi sıfır, açılmamış.
Alastor: Al. Bunlar hediye değil. Yatırım. Rüyanı çiz, yaz, parçala, şemasını çıkar Cehennem’de delirmek istemiyorsan, kafanın içini kağıda dökmen gerekir. Gelelim ilk isteğine, küçük tilki. Kardeşine ne olduğunu öğrenmek... Taehyun, beni iyi dinle. Cehennem’de birini aramak, iğneyle kuyu kazmaktır.
Radyo paraziti geri geliyor, ama öfkeli değil.
Alastor: Eğer Taeyang öldüyse... ve buraya düştüyse, üç ihtimal var. Bir: Pride Ring’de bir yerdedir. Kayıp, korkmuş, saklanıyor. İki: Başka bir Ring’e gönderilmiştir. Wrath, Greed... oralar... uygun değil senin gibi bir tilki için. Üç... buraya hiç düşmemiştir. Yaşıyordur. Ya da... o gece ormanda senden önce gitmiştir. Anlaşmamız şu, küçük tilki. Ben Taeyang’ı arayacağım. Karşılığında o deftere rüyandaki her şeyi yazacaksın. Özellikle 23.07.2027. O yüzük. Chan. Her detay.
Mikrofonunu yere vuruyor. Tık. Odadaki hava normale dönüyor. Soğuk gidiyor.
Alastor: Defterin ve kalemlerin senin. Kardeşini aramaya şimdi başlıyorum. İlk durağım: Cannibal Town. Orada kayıp ruhlar hakkında haber en hızlı yayılır.
Odadan çıktı ve gitti. Ben de düşünmeye başladım. Şema çıkarmadan önce bunu bilmeliyim: 23 Temmuz 2027'de ne olacaktı?