Buradaki herkesin hikayesini merak ediyordum. Ama ışık en merak ettiğim kişilerin arasındaydı. Kolumun acısı en azından dünkü kadar acımıyordu. Işık “Keşke hayatımızdan böyle çıkmasaydın . Akay ne kadar üz.” Derken sustu çünkü kapıyı birisi tıklattı. Ben devam etmesi için ışığa dokundum. Çünkü akayla ilgiliydi ve merak ediyordum. Hayatımda bu kadar gizemli biri görmemiştim. İçeri girmesini söyleyen ışıltı. Ancak içeri kimse girmedi. Işık ayağa kalktı. Kapıyı açtı. Sonra kimse olmayınca ikimizin de şaşırdığını düşündüm çünkü ben şaşırmıştım. Ama ışık tedirgin oldu. Kapıyı kapatıp kitledi. Ben ışığı izliyordum. “ ışık noluyo .” Dedim. Işık bana telefonumu koyduğum dolabı gösterdi. Bende açtım. Telefonum yoktu. Yerine silah ve bilmediğim garip şekilli aletler vardı. Mantar vardı. Görünüşü öyleydi en ilgimi çeken oydu. Kalem vardı gülesim geldi. Işık bana “ saati ver” saat mi? Tabanca varken. Dolaptan saati çıkardım. Ve ona verdim. Işık dikkatlice vermemi söyledi. Bende öyle yaptım. Anlaşılan çok pahalıydı. Işık kilitli kapıyı açtı çıkmadan öncede . “ ben çıkınca kapıyı kitle silah yanında dursun dikkat et.” Işık çıkınca onun dediği gibi. Kalkma çalışırken kolumun acısı ölüm eşliğinde gibiydi. Ayağa en sonunda kalktım. Kapıya doğru gittim. Kapıyı kitledim. Geri dönüp dolaptaki silahı aldım. Yatağa oturdum. Kolum acısa bile şuan uyuşmuş gibiydi. İçim tedirgindi. Işık dilinden; Kapıyı çalıp kaçan biriydi. Bu bir suikastçı olabilirdi. Eğer Akay’ın aradığı kızı bulduğu ortaya çıkarsa tüm düşmanlarımız teker teker yada ortaklık yaparak kızı öldürmek için buraya geleceklerdi. Odaya giremezlerdi o yüzden rahatlıkla dışarı çıktım. Girse bile salaklık Yapmış olurlardı. Alcan zayıf bir kız değildi. Yarası ne kadar acısa bile kendisi ölmemek için o suikastçıyı öldürürdü. Öldürmese de ağır yaralayabilirdi. Aşağı indiğimde. Saat yardımıyla insanların nerede olduğunu gördüm. Hala uzaktaydılar bu yüzden odama gidip hazırlanacaktım. Aşağıdaki odama girdim. Oradan özel bir üretim olan zehirli bıçağımı aldım. Ardından maske taktım . Diğerleri çoğunlukla uzakta yetenekliydi. Diğerlerinden farklı özelliğim vardı. Ben yakın dövüşte iyiydim. Maske takıp saçımı yukarıdan topladım. Saatten tekrar yerlerine baktım. Kapıya yakınlardı. Her bir taraftan sarmışlardı. Odama giren biriyle hemen arkama döndüm. Koray olduğunu gördüm. “ Beni aradılar. İkinci binada sorun çıkmış. Etrafı sarmışlar . Kim oldukları belli değilmiş . Yeni düşman olabilir mi?” Ardından dolunay odaya girdi. “ acil durum var Koray.” Soluk soluğa kalmıştı. Oda benim gibi üstünü giyinmişti. “ Üçüncü bina tehlikede. Hangi düşman diye sorduğumda bilmediklerini söylediler” Kim olabilirdi. Üç binayı bilen ve bir çok adamı olan bir düşman aklıma gelmiyordu. “ Akay’ın haberi var mı?” ikisi de birbirine baktı. Anlamıştım. Akay’ın şuan haberi yoktu . “ dolunay sen ön tarafa bu binanın dördüncü Grubun yarısını götür. Sen Koray arka tarafa üçüncü Grubu götür. Akay ve Kuzey gelmeden halledebiliriz.” Saate bakarak etraftaki insan sayısına baktım “ sol tarafı dördüncü. Gurubun diğer yarısı gitsin. Sağ tarafa ikinci Grup gitsin. 1 gruptaki azimde içerideki insanları korusun. Daha fazla adam gelirse diye korumaları Dış çevreye gönderin.” İkisi de aynı anda anlaşıldı dedi. Ben ikinci gruptaydım bu yüzden sağa gidecektim. Zemin kat vardı ama girişini öğrenmeleri çok zordu. Eğer öğrenirlerse bizi yok ederlerdi. Zemin kattan pencereden atladım. Yüksek değildi. Aslında öyleydi. Ama ben alışmıştım. Güvenliklerin olduğu evde buradaydı. Hepsi kuşanmış arabalara binmişlerdi. Ben ise kendi aracıma binerek onların arkasını kolladım.
Bölüm 3
Gerginlik her an
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.