Başta tamamen şaka olduğunu düşündüm, ama sonra arkadaşımın o kağıdın gelişine neredeyse hiç tepki vermemesi içime bir şüphe düşürdü.
İçimden bir ses bu kurallara uymam gerektiğini söylüyordu.
Kağıt parçasını katladım ve sağ cebime yerleştirdim.
Sonra arkadaşımla beraber oyun oynamak için tekrar oturdum.
Yaklaşık 1 saat sonra arkadaşımın babası kapıyı açtı;
Yatma vakti kızlar hemen uyumalısınız, iyi geceler. Dedi ve kapıyı kapattı.
Birden çok endişelendim, çünkü bu ürkütücü kurallara uymaya başlamam gerekiyordu.
Arkadaşımla beraber yatağa girip esneyerek birbirimize iyi geceler dedik.
Şaşırtıcı bir şekilde oldukça hızlı bir şekilde uykuya daldım.
Uykum oldukça derindi ve çoğu gece olduğu gibi kabus görmedim, ama birden uykumun ortasında uyandım ve miğdem ağzıma geldi.
Arkadaşımın tarafına döndüm ve onun yatakta dimdik oturduğunu gördüm.
Tamamen uyanıktı.
Bu kuralların doğru olduğuna inanmak istemiyordum, ama içgüdülerim kaçmamı söylüyordu.
Hemen tuvalete girdim ve kapıyı arkamdan kilitledim.
Odadaki banyoda birkaç dakika nefes nefese kaldıktan sonra kapıyı açmaya karar verdim.
Ne olabilirdi ki.
Elim kilide ulaşmadan hemen önce biri kapıyı çaldı, donup kalmıştım.
Bana yardım et, başımı çarptım ve şişti, çok acıyor.
Kapıyı açmak istedim, ama içimden bir ses bunu yapmamamı söylüyordu.
Arkadaşım kapının arkasında yardım için bağırmaya devam ediyordu.
Köşeye yığıldım.
Aldığım her nefeste titriyordum.
Uyandığımda dışarıda ki güneşin ışığı gözlerimi yaktı.
Kulaklarım zonkluyordu.
Yavaşça banyonun köşesinden baktım ve kapının kilidini açtım.
Arkadaşım oturmuş PlayStation oynuyordu.
Her şey tamamen normal gözüktü.
Hey! Dedi beni görünce, her zamanki neşeli ses tonuyla.
Sanırım annen ve baban erken gelmiş aşağıda seni bekliyorlar.
Cevap veremeyecek kadar yorgundum.
Banyodaki mermerin üzerinde uyuya kaldığım için vücudumun her yeri ağrıyordu.
Eşyalarımı topladım ve aşağı doğru yürümeye başladım.
Arkadaşımın ailesi beni karşılamak için merdivenlerin dibinde bekliyordu.
Ailen dışarıda seni bekliyorlar, dedi annesi.
Açık kapıdan dışarıda duran arabamızı görebiliyordum, çok rahatlamıştım.
Sonunda bu garip yerden ayrılacaktım.
Buraya nasıl bu kadar çabuk geldiler diye düşündüm, çünkü saat daha 9'a çeyrek vardı.
Arkadaşımın babası bana çıkışı gösterdi.
Bende annemin arabasına atladım.
Ailemin gülümseyen yüzlerini tekrar gördüğümde ne kadar rahatladığımı anlatamam.
Arabayla uzaklaşırken arkadaşım ve ailesi bana el salladı.
Pijama partisi nasıldı tatlım, diye sordu babam.
Tam cevap vericektim ki telefonuma bir bildirim geldi.
Annem mesaj atmıştı : Hey tatlım seni arkadaşının evinden ne zaman almak istediğini sormak için yazdım.
Başımı kaldırıp anneme baktım, boş gözlerle ufka bakarak araba sürüyor, babamda bana neşeyle gülümsüyordu.
Sonra birden aklıma gece televizyonu açık bırakmayı unuttuğum geldi.
O anda mideme bir kramp girdi ve babam hızlıca bana yaklaşarak kulağıma bir şey unutmadın mı diye fısıldadı.




