Bazı insanların hayatlarında hiçbir şey değişmez . Aynı ev , aynı sokak , aynı masa her şey yerindeydi ama sanki bir şey eksikti .
Ben eksik olan şeyin ne olduğunu uzun süre düşünmedim . Çünkü insan alıştığı şeyin yokluğunu bir süre fark etmiyor .
Ben de alışmıştım . Sabahları hazırlanan iki kişilik kahvaltıya , boş kalan sandalyeye ve o sorunun cevapsız kalmasına .
O kadar sormuştum ki o soruyu . Her zaman cevap alamayacağımı bilerek sorardım . En sonunda bende pes ettim .
Ben Lâl . İnsanların beni nasıl gördüğünü hiçbir zaman tam olarak anlayamadım. Belki de bunun sebebi, kendimi onlara anlatmayı hiç öğrenememiş olmamdır.
On dokuz yaşındayım. Hayatımın geri kalanını planlamam gerektiğini söyleyen insanlar var. Ben ise bazen yarını düşünmek yerine, dünün neden hâlâ peşimi bırakmadığını düşünüyorum.
Beni tanıyanlar sakin olduğumu söyler. Bence sadece bazı şeylere tepki vermeyi bıraktım.
Belki de insan, alıştığı eksiklikleri bir süre sonra kendisinin bir parçası sanıyor.
Adımın anlamı dilsiz . İsmimi bana O vermiş . Nedenini bilmiyorum ona sormak isterdim ama artık soramam .
Evden çıkarken iki kere kontrol ederim . Neden yaptığımı bilmiyorum . Belki unutkanım belki de emin olmaya ihtiyacım vardır .
Odamda , arabada , okulda durmadan müzik dinleyebilirim . En çok da "Hatamı Dansa Kaldırdım" şarkısını .
Şuan hukuk okuyor olabilirim . Ama gerçek hayalim adımın anlamına karşı çıkıp şarkıcı olmaktı . Gerçek şu ki hukuk okumamın sebebi biraz da babam .
Babam başarılı bir avukat . Ben babamla büyüdüm . O gittikten sonra babam bir süre depresyona girdi . Depresyonu dört yıl sürmüştü . Babam depresyona girdiğinde 7 yaşındaydım . O zamanlar aç kaldığım günler oluyordu .
Babam düzelme sürecinde bir aile dostumuz bize yardımcı oldu . Babam düzelince onun şirketinde işe girdi . Sonra ise hayatımız normale döndü . Sahte gülümsemeler , sahte kahvaltılar , sahte mutluluk .
O gittiğinde babam hep kendisini suçladı . Fakat O neden gitti hiç öğrenemedik . Öğrenmek ister miydim emin değilim .
Babam normale dönmeyi denedi . Yeni insablarla tanıştı , evlenmeyi düşündü . Fakat gün sonunda O'nun fotoğrfaına bakarak O'nunla konuşurdu . Ve en başa dönerdik .
İzmir...
Onu en son gördüğüm yer . Beni , bizi bırakmadan önce onu orada gördüm . İzmir'i pek hatırlayamadım . Orayı en son yedi yaşında görmüştüm . Ama hatırladığım kadarıyla çok güzeldi .
Ben Trabzon'un küçük bir köyünde büyüdüm . En büyük hayalim İzmir'e gidip O'nu bulmaktı . Ama yaşayıp , yaşamadığını bilmiyorum .
Şuan İzmir'e giden o uçaktayım . Babam oraya üniversite için gittiğimi biliyor . Yanımda tek arkadaşım Elif var . Onunla ortaokulda tanıştık . Bizim köyde ortaokul yoktu . Ve ortaokula giden tek Elif ve ben vardık . Her zaman erken çıkardık . Yol uzundu . Hep geç kalırdık .
O zamanlar sevilmeyip , zorbalanan o çocuk bendim . Elif'ten önce bir arkadaşım vardı . Taylan . Zengin bir aileden geliyordu . Benden iki yaş büyüktü . Bir gün bana bir sürprizi olduğunu söyledi . Arka bahçeye gittik koşarak .
Fakat gittiğimizde beni zorbalayan o çocuklar oradaydı . Önce saçımla uğraşmışlardı .
"Annen yok mu senin saçımın hali ne ? "
"Benim saçım daha güzel . "
Taylan elini saçıma dolayıp saçımdan çekince yere düşmüştüm . Dizim acıyordu . Sonra çantamı açıp yere boşalttılar . Sert kapaklı bir defterim vardı . Çocuklardan biri defteri alıp defterle boynuma vurmuştu . Boynum da acımaya başlamıştı . Gözlerim dolmuştu .
"Ağlayacak mısın ? "
"Sağır mısın yoksa ? "
"Cevap versene . "
Gülüştüler . Neden insanlar bir insanın acısını eğlence haline getirirdi ki ? Boynumu tutarak ayağa kalkmaya çalıştığımda büyük olan beni yere geri ittirdi .
O zamanlar okulumuzda küçük bir kulübe vardı . Genellikle boş olurdu ve temizlik malzemeleri orada olurdu . Kaçmaya çalışmıştım . Biri sağ diğeri sol kolumdan tuttu . Temizlik yapılan süpürgelerden birini almıştı eline Taylan . İlk vurduğunda ne olduğunu anlayamadım . Canımın acıdığını hissetmeye başlamıştım . Büyük olan eline süpürgeyi alıp daha sert bi şekilde vurdu . Sonra Taylan bir daha vurdu . Onlara yalvarmıştım
"Yeter , lütfen . "
Dinlememişlerdi .
Bir yandan gülüyor , bir yandan vurmaya devam ediyorlardı . Her şey karışmıştı . Sesleri bazen çok uzaktan geliyordu , bazen kulağımın dibinde yankılanıyordu . Bir süre sonra ayakta durmakta zorlanmaya başlamıştım . Göğsümün ve yan tarafımın içinde sıcak bir ağrı vardı . Nefes aldıkça sızlıyordu . Konuşmaya çalıştım . Sesim çıkmıyordu . Taylan bir anda
"Bakın artık adı gibi dilsiz konuşamıyor . "
dedi . Bu söz beni üzmüştü . Adımı bana O vermişti . Ve bu benim için değerliydi . Onlardan biri üzerime yürümeye başlayınca koşmaya çalışmıştım . Beni tutanlar bir anda beni bırakmışlardı ve yere düşmüştüm . Gülüşmeler artmıştı . Gözlerim kapanıyordu . En son duyduğum Taylan'ın
"Abartıyor . "
demesiydi . Sonra ise her şey kaybolmuştu .
Okuldan kendi başıma çıkamamıştım .
Öğretmenler beni bulduğunda baygınmışım .
Uyandığımda hastanedeydim .
Babam yanımdaydı . İfadesiz yüzü iyi olup olmadığımı bile sormamıştı . Doktorlardan biri olayı anlatmamı istemişti .
Anlatamamıştım .
On yaşındaydım bazı şeyleri anlatmaya kelimelerim yetmiyordu .
Doktorlar ciddi bir darbe aldığımı ve bir süre gözlem altında kalmam gerektiğini söylemişti .
Kaburgalarımda ve çevresinde dokularda hasarlar vardı .
Günlerce okulda uzak kaldım .
Haftalar geçti .
Aylar sonlar fiziksel olarak iyileştim .
Ama dokuz yıl sonra bile bazen ağrı geri geliyor .
Özellikle fazla yorulduğumda ve yanlış bir hareket yaptığımda .
Bu olayı anlattığım tek kişi Elif'ti .
Bazen düştüğümde , kötü bir şey olduğunda elim yara aldığım yere gidiyor .
Köye geri döndüğümde ağrılarım oluyordu ve babam depresyondaydı o zamanlar da . O zamanlar Elif'in annesi hep benim yanımda olmuştu . Elif'le kardeş gibi büyümüştüm . Ailesinin hakkını asla ödeyemem .
Ve şimdi İzmir'e gidiyorum ve Elif beni hala bırakmadı . Elif'le aynı üniversiteye gideceğiz . O Güzel Sanatlar bölümünde . Uçağın inmesine daha vardı . Elif uyuyordu . Kucağında okuduğu çizgi romanı vardı . Yavaşça çizgi romanı alıp çantasına koydum . Kulaklığımı alıp rastgele bir şarkı açtım . Çantamdan getirdiğim bir kitabı aldım ve okumaya başladım .
(Yarım saat sonra)
Kitabı kapatıp etrafı gözlemlemeye başladım . Bir bebek ağlıyordu , bir adam içecek içiyordu . Uçağın inmesine az kalmıştı . Hostes gerekli anonsları yaparken Elif'i uyandırdım . Biz toplanırken uçak iniş yaptı . Herkes ayağa kalkmaya başladı . Çantalarımızı alıp uçaktan indik .
İzmir ,
Ben geliyorum .