Bölüm-2
Kapı kolunu tutmamla bir ses yükseldi. Birisi aynı anda hem kapı ziline basıyor hem de kapıya vuruyordu. Her geçen saniyede bozuk kapı zilinin tüyler ürperten sesi ile kapıya sert bir şekilde vurma sesinin karışması beni korkutmaya ve tedirgin etmeye yetmişti. Hızlıca pencerelerdeki panjurları indirdim. Zaten karanlık olan evin içi daha da kararmıştı. Ses daha da artarken mutfakta bulduğum kırık dolap kapaklarından birini elime aldım. Sessiz ve küçük adımlarla kapının arkasına ilerledim. Kapının kolunu tuttuğum an telefonun ışığını kapattım. Kapıyı açar açmaz telefonu cebime koydum ve iki elimle tahtayı sıkıca kavradım. Kapı yavaş yavaş açılırken soğuk terler dökmeye başlamıştım. Yavaş yavaş bir siluet içeri girmeye başlamıştı. Kim olduğunu veya cinsiyetini karanlıktan belirleyemiyordum. Kapı kapanıp adım sesleri duyulmaya başlamıştı. Yavaşça silueti takip ettim. Bir anda arkasını döndü. Olduğum yerde kaldım nefes bile almıyordum. Birkaç saniye daha baktı ve tekrar önüne döndü. Bu anı fırsat bilip elimdeki tahtayı kaldırıp hızla siluetin ensesine sertçe vurdum. Birkaç adım geri çekildim. Büyük bir ses geldi. hızlıca tahtayı attım ve telefonumu çıkardım fenerimi yaktım. Düşen kişi erkekti. Yüzünü görmüyordum. Yerde kıvranıyordu. Hızlıca kapıdan çıktım ve telefonumdan polisi aramaya başladım. Ama o anda hızlıca kapı açıldı ve bir el beni içeri çekti. Elini ağzıma bastırdığımdan konuşamıyordum. Kulağıma eğildi ve fısıltıyla fakat öfke dolu bir sesle konuşmaya başladı. "Sakın hareket yapayım deme. Şimdi seni bırakacağım ve sen de ses çıkarmadan oturacaksın. Amacım sana zarar vermek değil." dedi ve elini ağzımdan çekti. Yavaşça birkaç adım geri çekildim. Hiçbir şey göremiyordum. Bir ışık yandı. Bu adamın el feneriydi. Feneri elinde tutarak ilerlemeye başladı. Arkasını döndü ve bana "gel" dedi. Onu takip etmekten başka çarem yoktu. Salona doğru ilerlemeye başladı. Yerdeki kapıyı gördü ve şaşırmış bir şekilde bana baktı. Sadece omuzlarımı silkmiştim. O da derin bir nefes aldı ve kapının üstünden atladı. Onu takip ettim. Yere oturdu ve eliyle oturmamı işaret etti. "Sana her şeyi anlatacağım" dedi. Ne diyeceğimi bilemedim ve sadece "Dinliyorum" diyebildim. "Seni isteyen bir kişi için buradayım" merakla "kim?" dedim. "O kişi ..." "Ne?"