Bazen rüyalar gerçeğe dönüşür bazense rüyalar kabuslara bunu bilemeyiz ama bazen şunu cok iyi biliriz ki bazı şeylerin sorumlusu biz oluruz. Bazen ciğerine nefes olarak dolmamız gereken insanların ciğerine kan oluruz ve hayatı o kan olunca anlarız. Bende hayatı tam olarak o kan olunca anlayacaktım ama bundan haberim bile yoktu.
size kendimi tanıtıyım ben Ateş insanların duygularını hayallerini ve bütün umutlarını yakarak ismimin anlamını en güzel veren kişiyim. Genelde kötü biri olarak görülüyorum belkide haklılar bilmiyorum anlamış olduğunuz üzere karamsar ve sinirli biriyim aslında insanlara boyle görünüyorum ama tabiki anlamıyorlar beni anlayan sadece arkadaşım Deniz var. İlk tanıştığımız gün anlamıştım deniziyle beni söndüreceğini. o iyiki var. simdi en azından bi arkadaşın var diyenleri duyar gibiyim evet, haklısınız. Bu arada ben uçak mühendisiyim daha doğrusu öğrencisiyim Deniz de uzay bilimi okuyor ve biz Çanakkale de yaşıyoruz evet bizi bu kadar tanımanız yeterli sonrası zaten gelecek
bugünde vücudum da sayısız ağrıyla uyandım Denize belli etmesem de bitmiş gibi hissediyorum kendimi nedenini bilmediğim ağrılarım var ve bugün seminer var gitmem gerekiyor bu benim ilk seminerimiz ama toparlayamıyorum bunu kaçırırsam bidaha hiç şansım olmayabilir. Bir şekilde toparlandım ve seminere gittim tek şans tek nefeste yapmak zorundaydım. seminer anı geldi hic olmadığım kadar heyecanlı ve mutluydum tabiki de gerginlik vardı üstümde. seminere başladım ve ilk cümlem su oldu
- eğer hayallerinizde uçak kadar ağır ama uçabilecek kadar güzelse bu meslek sizin mesleğiniz
ve bir soru aldım hayatımda en zorlandığım soruydu diyebilirim bir seyirci kalkıp dedi ki ;
-peki ya hayallerimiz uçamayacak kadar ağırsa?
bu soruya verdiğim tek tepkim su oldu
-eğer hayalleriniz ağırsa onları sebepleriyle hafifletin
bunu söylerken vücudumu hafifletememis gibiydim ve nogoldugunu bile bilmediğim bi karanlığa girdim karanlıktan çıktığımda gördüğüm tek şey hic bilmediğim bir tavandı vede bi hava makinesi biraz kalktım ve etrafıma baktım camın arkasından bana endişeli gözlerle bakan Denizi gordum üzgün ve meraklı görünüyordu bi anda gittiğini fark ettim sonra doktorla geri geldi doktorun ilk sordugu soru ailemdi o an cevap veremedim yapabildiğim tek şey sakince Denizi göstermek oldu .
Ne olduğunu doktora sorduğumda cevap alamadım cünkü kimse anlamamıştı. Doktor gitti ve Deniz yanıma geldi cok korktuğunu neler olduğunu anlattı. Aklım bir anda seminere gitti ama yapabileceğim birsey yoktu. o gün hastanede kaldım sonraki gün taburcu oldum ve eve gitmek için dışarıya çıktığımda en büyük tutkum olan motorunu bulamadım. omzumda bir el hissettim ve deniz olduğunu düşünerek söylenerek arkama döndüm ve karşımda hic tanımadığım birini gördüm tanıyor gibiydim ama hatırlayamadım. soru soran gözlerle kıza bakarken kız konuşmaya başladı
- merhaba ben seminerdeki kız seninle birsey konuşmam daha doğrusu sana bilmen gereken birsey anlatmam lazım. dedi
konuşmamızın sonunda dolu gözlerle etrafa baktım ve konuşamadığımı hissettim uzun bir sure o şekilde kaldım sanki birileride benim ciğerime kan olmaya başlamıştı nefes almak batıyordu kalbime hayatı sorguladım haketmedigim gözlerle. Larayla ilk konuşmamız bu şekilde olmuştu ve bana şunları anlattı.