Hani o kötü günler varya bir gün belki başımıza kötü rüyalar veya kötü şeyler getirebilir. Her şey olabilir.
İyi geceler yazısını görüp uykuya dalmak istiyordum. Belki bugün rüyamda kabus görmezdim. Çığlık çığlığa uyanmak ya da uyandığımda nefes nefese kalmak istemiyordum.
Tam yatağa yatmıştım ki kapının arkasından sesler gelmeye başladı. Korkmuştum. Ya bakacaktım ya da pikenin altına girip ses geçene kadar altında duracaktım. Tabikide o kadar özgüvenli ve şanslı olmayacağımı düşünerek pikenin altına girip ses gidene kadar bekledim. Bir kaç dakika içinde ses gitmişti. Kapının oraya bakmak için kafamı pikenin altından çıkardım. Baktığımda kimse yoktu. Tabikide içime bir rahatlama düşmüştü. Tam gözlerimi kapatmış uyuyacakken kapının açılma sesiyle kapının olduğu yöne döndüm.
Kapının olduğu yere baktım. Kapıdan beni yıllar önce bırakıp giden adam yani babam bakıyordu. Bir gülümsemesi vardı gamzesiyle birlikte. " İyi geceler" dedi bende hemen yanında gittim. Babama dönüp " Baba sen sen beni neden yıllar önce bırakıp gittin neden seni o kadar çok özledim ki " diyip babama sarıldım. Oda tabiki bana sarıldı ve alnımı öptü. Bu ölmesini bile o kadar çok özlemiştim ki anlatamam , anlatmama kelimeler yetmez.
Babam bana bakıyordu " Kızım bak burdayım bir yere gitmedim. Hep buradaydım " dedi. Şaşırmıştım oysaki beni gerçekten 2 yıl önce bırakmıştı. Bunu bildiğimi belli etmeden babamın elinden tutup masamın yanında duran sandalyeye oturttum. " Uyuya talana kadar yanımda kalır mısın lütfen. " dedim evet anlamında kafasını salladı. " İyi geceler " dedim. Oda " İyi geceler güzel kızım" dedi uzun süre sonra böyle bir kelimenin bünyeye bıraktığı hasarı anlatamam.
Uykuya dalmıştım. Dalmadan önce aklımda bin bir düşünce vardı. O 2 yıl önce trafik kazasında vefat etmemiş miydi yani bunca zamana kadar saklanmış mıydı?
Kapının aniden açılmasıyla yerimden korkuyla kalktım. " Kızım " diyerek annemin yanıma gelirken ki haliyle gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Kolay kolay ağlamayan annem şuan benim önümde ağlıyordu.
Nazlı:
Anne bana bak bir nefes al neden ağlıyorsun.
Anne:
Baban Nazlı trafik kazası geçirmiş.
Nazlı:
Hani bir daha beni bırakmayacaktı. Söz vermişti bana söz vermişti. Beni tekrar bırakıp gitmicekti. Bana ya bana söz vermişti.
Yatağımdan kalkıp anneme sarıldım. Hala ağlıyordu. İç çekişleri içinde büyük bir tufan koptuğu belliydi. Yanından ayrıldım. Üstümü en hızlı değiştirebildiğim şekilde değiştirdim. Koşarak aşağıya indim. Annemin arabasının anahtarını alıp arabaya doğru yöneldim.
Araba sürmeyi biliyordum ama ehliyetim yoktu. Annemin arkadan dur diye bağırışları vardı ama aldırmadan arabaya bindim.
Telefonun alarmı çalmaya başladı. Ne yani bunların hepsi rüyaymıydı. Rahatlamıştım ki bir anda kapı açıldı. Saat 8e geliyordu. Alarmlarımın normalde hepsi kapalı olurdu. Çünkü yaz tatilindeydik.
Kapının açılmasıyla annemin girmesi bir oldu. Yine mi ağlıyordu. Dejavu mu yaşıyordum şuan .
Nazlı:
Bir kere daha olmasın lütfen aynı acıyı bir kez daha kaldıramam bunu bir kez daha çekemem. Anne lütfen babama bir şey olmadığını söyle lütfen. Lütfen anne yalvarırım o acıyı bana tekrar yaşatma.
Annemin bakışları hissiz gibi bakıyordu. Söylicekleri sanki boğazında düğümleniyordu ya da biri sanki onu tehdit ediyordu. Bu acıyı iki kez yaşamak istemiyordum.
Büyük bir sarsıntıyla uyandım. Bu sefer karşımda annem vardı. Annem sarsıyordu beni. Uyku serseriyim ve dediği hiç bir şeyi anlamıyordum. Gözlerim baygın baygın bakıyordu. Gözlerimi tamamen açtığımda hepsinin bir rüya olduğunu anlamıştım. O adamda hiç gelmemişti oda rüyanın bir parçasıydı. Üstüm kan ter içindeydi ve nefes alamıyordum. Yine astımım tutmuştu. İlaçı içip rahatlamıştım. Annem bana su içermeyen çalışıyordu.
Yine o lanet günü görmüştüm görmek istemiyordum. İlaçları içsemde fayda etmiyordu. Annem benim halimden ne gördüğümü anlamıştı. Tek bir soru sordu " İlaçlarını dün akşam içtin mi " evet anlamında kafamı aşağı yukarı salladım. Ne yani tekrar psikiyatriste mi gitmem gerekiyordu. Gitmemde en iyisi olucaktı. Ömrüm boyunca ben bunu çekemezdim.
🎀
Reklam arasıı
Seviliyorsunuzzzz