Bazen hayat herkese zorluklar çıkartır . Bunları aşınca ise bazen bizlere minik hediyeler bazen hayatımızda unutamayacağımız travmalar veya hayal kırıklıkları acılar bırakır. Ama bunları atlatınca aslında herkesin kendi yönünden baktığını anlarsınız. Hayat bu üç günlük dünya insanların ne yaptığına bakmadan yaşamamız gerekir her ne olursa olsun elbet acılar bir gün geçer ve gerçeklikle bizleri baş başa bırakır...
"Ya batın" Dedim. Utanıyordum yanaklarımın daha da yandığını hissediyordum. Kötü çocuk. Hıh. Neden öpmüştü ki hemde çok habersizce. "Efendim çiçeğim" Dedi. Başımı onun göğsünden kaldıramıyordum. Yerin dibine girsem şaşırmazdım. "Neden yaptın? " Diyebildim. Sesim çok kısık ve boğuk çıkmıştı. Utangaçtım hemde böyle bir şey yapan birine karşı normaldi. "İnanmam için birşey yapmam gerekliydi minik kuşum hatırladın mı? " Dedi. Utancım yüz kat daha da artmıştı. "Hadi kaldır kafanı güzelim sana masal anlatayımda uyu bugün yeterince şok yaşadın zaten" Doğruydu. Ama benim domates benzer kafamı kaldırabilir miydim bilmiyorum. Kırmızınında ötesindeydim. Ultra mega kırmızı...
"Gülmiceksin ama söz mü? " Dedim. Biliyorşdum. Gülücekti. Beni hiç bu kadar utanmışken görmemişti o. "Tamam çiçeğim söz veriyorum gülmeyeceğim" Dedi. İnanmadım. Tutuyordu kendini. "Gülersen affettirmek için bir şey yapmak zorunda kalırsın ona göre" Kendini tutuyordu hissediyordum. Kafamı kaldırdım ve ona baktım. O ona baktığım anda gülmeye basadı. "Ya Batın"