İçeriğe geç

Hayatım kıyısında

Bölüm 6 · 4 dk okuma

Hayatım kıyısında

Bölüm 6

Shigeo Kageyama

4 Mart 2023 03:41

Selamm,

sana bu kadar uzun bir süre sonra yazmak hem heyecan verici hem de büyük bir üzüntü. Nedeni ise hayatın bana karşı habersizce yaptığı planlardı. Ama şimdi buradayım ve sana yazıyorum. Nasılsın bu arada, nasıl ve neler yaptığını bilmek isterim.

Mektuba karşılık vermek için okulu asmışsın zaman yaratabilmek için ama bence yapmaman gereken bir davranıştı. Sonuç olarak ise bu anlar senin için değerli ise bu duruma göz yumabiliriz bence :) . farklı şarkıların farklı insanlarda ayrı bir yeri vardır benim için ise bu şarkı tartışmasız lavinia (dest,chef bi). Bu bağlar sence o şarkıya yüklediğimiz anlamlar sayesindemi bizim için değerlidir yoksa bize kattığı anlamlar sayesindemi. Fakat anlattığım da ya bir şey değişmeyecekse diye bir cümleye başlamışsın buna darıldım açıkçası. Nedeni ise ben bunun için buradayım her zaman seni dinlemeye hazır ve nazırım. Ne olursa olsun bana anlatmaktan çekincemi istemiyorum. Herkesin geçmişi dört dörtlük veya harikulade değildir. Burada ki asıl olay geçmişimize rağmen ilerliyor olduğumuz geleceği nasıl kucakladığımızdır. Senin adına sevindim senin için mavi bir renge bürünüveriyormuş. Bundan 4-5 sene önce hayallerim vardı ama şimdi içince bulunduğum koşullar hayallerimi öldürmeye başladı. Nedeni ise her ne kadar hayal kurmayı seven ve hayalperest bir insan olmayı seviyor olsam da yaşam koşulları ve hayatın getirileri beni bir hayli hayallerimden uzaklaştırıyor resmen. Ama yine hayllerimin arkasındayım, gelecek ne getirir bilmem ama ben en pozitif şekilde karışılıyor olacağım. Sana güzel bir şarkı bırakıyorum.

https://youtu.be/hYgKv4ZxaCM

yazdığım mektubu beğenmene sevindim. Açıkçası hala acemi olarak görüyorum kendimi ve senden böylesine bir iltifat almak onur verici. Bende her boş olduğum anlarda senin mektuplarını açıp açıp tekrar okuyorum resmen kelimelerle oluşan bir senfoni gibi vay canına. Kurduğum “anne” bağlamını ise anlaman ve beğenmen ise muhteşem.

“yalnızlık paylaşılmaz paylaşılsaydı yalnızlık olmazdı.

“-Lev Nikolayeviç Tolstoy.

Beklentiler hayal kırıkları doğurur. Evet doğurur. Beklentilerimiz bizim özel olarak kurduğumuz ve hayal ettiğimiz sınırlamalardan doğar. Ve bu hayal gücü ve kurduğumuz fikirler ise gerçek hayatta karşılık bulamayınca ise hayal kırıklıkları doğurur. Belki de sadece durmak ve çevremizde olup bitenlere kulak asmak en iyi tercih olabilir. Beklediğim o şeyin gelişine şuan şahit oluyorum ardımda kalan “kalmak” duygusu bırakıyor kıyılarıma, o çocukla sarılıyorum doyasıya, ölesiye. Dalgaların sesi artık çok net ve güzel gecenin çökmesi ise artık çok daha anlamlı.

Bir söz vardı yıldızlararası filminden “Zamanı ve mekanı aşabilen tek şey sevgidir. Belki buna güvenmeliyiz henüz anlayamasak bile.” Zaman ve mekan farketmeksizin tek düşündüğüm “O”. Buna karşılık olarak ise aldığım karşılık ise sevgisizlik galiba. Sevmek neydi? Değer vermek midir? Her an onu düşünmek midir? Onunla nefes almak, onunla birlikte yaşamak mıdır? Gözünden akan yaşa eşlik edercesine onunla birlikte ağlamak mıdır? Ben artık sevginin ne olduğunu unuttum. Belki de hiç sevilmedik ondandır. Sevginin daha ne olduğu bile bilmiyorken insan nasıl sevebilir. Ya da anlamını değiştirdiler anlamsızlıkla. Ya da bir annenin çocuğuna sarılırken gösterdiği fiziksel bir olaydır. Kim bilir.

“Annesinden dayak yediği halde, yine ‘anne’ diye ağlayan bir çocuktur aşk.

“Cemal Süreya”

Tek bir dokunuşu, bir bakışı bile ısıtırdı şu masum ve saf kalbimi. Başaramıyoruz sevgimizi göstermekte de söylemekte de. İhtiyacım var bir sarılışa, bir bakışına ama bunu bile yapamıyoruz. Evet sevmeyi bilmiyoruz doğuştan gelen bir histi saflığına dokunuldu ve artık keşfedilmesi gereken bir inci. Sevgi 7sinde ne ise 70inde o değildir. Ben 7mde onun gözünü, ellerini, bana bakan o gözlerini… seviyordum ama 70imde ise artık onunla yediğim yemekleri, onunla yürüdüğüm o yolları, onunla oturduğum masaları, onunla izlediğim filmleri, onunla oynadığım o neşeli ve komik oyunlar… seviyorum artık. Evet sevgi zamanla büyüyor ve olgunlaşıyor. Tıpkı bizim zamanla olgunlaştığımız gibi. Bir yandan da hayatımız ve çevremiz bu sevgi ile beraber anlam kazanıyor değerleşiyor.

“Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!”

“Özdemir Asaf”

Atmış olduğun gerçek sevgi adlı siteyi okudum ve çok hoşuma gitti. Sanki bir tür klavuz gibi geldi bana ne yapmam gerektiğine dair bir yol gösterici. Teşekkür ederim paylaştığın için daha fazla bildiğin varsa paylaşmandan memnuniyet duyarım.

https://youtu.be/E6TZ4FDKSgs

https://youtu.be/E7uq9093emU

Bizi biz yapan geçmişte vermiş olduğumuz kararlardır ki hata şuan verdiğimiz kararlar ise geleceğimizi şekillendiriyor. Kararlarımızı ne olursa olsun kötüsüyle bir tecrübe, iyisiyle elde edilmiş bir zaferdir. “ben kaybetmem, ya kazanırım ya da öğrenirim.” Hayat sayfası her gün yenileniyor hem de temiz bir şekilde onu doldurmak ise tamamen sana kalmış bir şey iyi ve güzel anılarla mı doldurmak istersin yoksa bir o kadar kötü ve berbat anılarla mı? Ama elini çabuk tutman gerek çünkü her gün için tek bir sayfalık hakkın var ama bir yandan da rahat olabilirsin henüz kitabı bitirecek o sayfa olup olmadığını bilmiyoruz :)

https://youtu.be/K2GM3o_1xiE

Beni nadir birisi olarak düşünmen beni mutlu ve onure etti. Güzel bir gün geçiriyorum asılında yakında başlayacak olan dersler oralimi bozmuyor değil. Artık okumaktan bıktım üniversite son sınıftayım ve Allah izin verirse bu dönem don dönemim. Şunu söylemek isterim yazdığım tüm mektuplar muhteşem ötesi asıl ben sana daha iyi mektuplar yazmak isterim ama hala bu yolda toyum. Umarım bu yıl umut ettiğin yeri kazanırsın ve hikayene geri dönersin. Burada mektubu sonlandırıyorum biliyorum belki uzun olmuş olabilir :) hoşça kal kendine dikkat et ve sağlıcalkla kal adonia.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.