"Sen yaşamayı hak etmeyen bir eziksin!" deyip kahkaha attı. Bu durumda ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yoktu. Bu durumu aileme söylersem hem beni umursamayacaklardı hem de daha çok zorbalığa uğrayacaktım. En iyisi kendi ayaklarımın üzerinde durmaktı. Aslında zorbalığa uğramam sorun değildi sadece babam öldü diye dalga geçmeleri çok sinirime dokunuyordu. Bu durumu umursamayıp eve gidip uyudum. Sabah ağlama sesleriyle uyandım. Ağlayan annemdi. Neden ağladığını sorduğumda ise şöyle cevap verdi:"Min Seol-a talih kuşu başımıza kondu. Baban piyangodan 1 milyon won kazandı. Tanrı'ya şükürler olsun ki artık zenginiz." Dedi. Ne yapacağımı bilemedim. Şaşırsamıydım yoksa sevinsemiydim anlamadım. Sevinmeliydim çünkü artık fakirim diye dalga geçmeyeceklerdi. Yani en azından ben öyle sanıyordum. Hemen kendimi toparlayıp anneme cevap verdim:"Bizim adımıza sevindim" dedim. Yemeğimi yiyip okula gittim. Bugün bir gariplik vardı o zorba kızlar ortalıkta yoktu. Sınıftaki bir kızdan öğrendim. Zorbalığa mağdur kalan bir kız onları müdüre şikayet etmiş. İçim azıcık da olsa rahatlamıştı ama müdüre şikayet eden kız biraz gergin duruyordu. Nedenini sorduğumda ise şöyle dedi:"Kızları şikayet ettim ama içimde bir huzu
Bölüm 1
Bölüm 1
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.