İstanbul/ Kenan Sert'in evi
Demirhan ve İzem gidince diğerleri de Baran'nın anlatacağı konuyu merak ettiği için hemen eve geçmişlerdi. Şuan hepsi salonda oturmuş Baran ne anlatacak onu bekliyordu fakat Baran evde çalışanlar olduğu için önce onları gönderdi. Çünkü biliyordu ki dedesi Yücel Güner istediği gibi bu çalışanlardan bilgi alabilir ve bunu onlara karşı kullanabilirdi.
Akif: Oğlum hadi ne anlatacaksan anlat bak evede bizden başkası kalmadı.
Baran: tamam amca ama önce şu ses kaydını dinleyin.
Serap: ne ses kaydı oğlum?
Baran: İzem ve Demirhan'ın konuşmalarına kulak misafiri oldum önemli olduğu için ses kaydına aldım. Vallahi ses kaydı alayım derken az daha onlara yaklanacaktım. İzem şüphelendi ama üzerine düşmedi yoksa siz bunları öğrenemezdiniz.
Büyüklerden ayıplar gibi sesler gelsede Baran umursamadan ses kaydını açtı. (İzem ve Demirhan'ın hastanede kendi aralarında konuştuğu herşey ses kaydında var.)
Selin: abi o- o kız İzem bi-zim mi kızı mız?
Akif: Bilmiyorum ama hiç de yalan söylüyor gibi durmuyor. Hem İzem ve senin babanın soyadları da aynı. Belli ki karan'ın söylediği gibi aralarında bir bağ var.
Serap: Atilla'ya çok benziyordu.
Taha: evet benziyor ama amcam insan insana benzer demedi mi?
Selin: demek ki ikiz oldukları içinmiş oğlum.
Atilla: anne sende mi istiyorsun o kızı?
Selin: evet oğlum o bizim kızımız ve senin ikizin sizin kardeşiniz düşüncelerim yanlıştı sizde mantıklı düşünün ve ön yargılı olmayın.
Kerem: ya o kız bizim biyolojik kardeşimiz olsada birşey değişmez görmediniz mi? Çok tuhaf birisi hem ben onu okuldan biliyorum etrafında hiç kimseyi istemez Sinan abime söylediklerini de duydunuz daha ne olsun? Kapatın şu konuyu.
Sinan: evet fazla umursamaz ve açık sözlü ama bu onu kötü birisi yapmaz hem onun ne yaşadığını bilemiyoruz.
Baran: Sinan haklı . Elbette bu davranışlarının bir sebebi vardır ama siz onu tanıyorsanız anlatın bakalım nasıl birisi?
Akif: Evet Baran haklı biz de onun hakkında fikir sahibi olalım.
Atilla: bildiğim kadarıyla sayısal öğrencisi benim okuduğum katta sadece şubelerimiz farklı. Birde okulda baya bı popüler 10.sınıflardan onu tanımayan yoktur.
Karan: alın işte bir Azra vakası daha kimbilir kaç sevgilisi vardır da popüler olmuş.
Serap: Karan düzgünce dinle hemen yorum yapma.
Karan: tamam yenge.
Kerem: tekvando ile ilgileniyor ve millî takımda diye duymuştum. Sevgilisi yok diye biliyorum yani bizim sınıftan birileri çıkma teklifi etmiş ama çocukları dövüp yollamış. Zaten büyükleri sevmediğini söylemişti.
Selin: bizide mi sevmez?
Kenan: sevmese bile saygı duyuyor bak bugün bize karşı bir saygısızlık yaptı mı?
Akif: haklısın baya saygılı Sinan'la konuşurken onu yanlış anladı belkide Demirhan'dan ayrılacağını düşündü ondan öyle davrandı.
Sinan: olabilir zaten bişey ima etmeden direk söyledi başkası söylese rahatsız olurdum ama öyle olmadı.
Serap: ama çok umursamaz ne olsa olsun der gibi sadece Demirhan konusunda ciddi oldu onda da Demirhan bile şaşırdı.
Aslan: belli ki birbirlerine çok bağlılar hatta İzem ona çok düşkün,hem Demirhan sokkaklarda büyüseydi öyle bir okulda okuyamazdı ki burslu da değil demekki o yardım etmiş.
Kenan: evet o yardım etmiş olabilirdi fakat Yücel Güner asla bizim aileden birisine yardım etmez.
Akif: bir şekilde halletmiş işte. Akıllı bir kıza benziyor.
Taha: bizimle büyüseydi belki bana da düşkün olurdu.
Bu cümle herkesi sarstı 'bizimle büyüseydi '.
Selin: tekvando demiştin nasıl iyi mi?
Atilla: bir sürü madalyası var. Bunun yanında okul birincisi de derslerede çok katılmıyormuş haftada 1 2 ders anca ama çok başarılı.
Karan: niye katılmıyor ki.
Kerem: okul spor salonunu onun için boş tutuyor oda genelde orada çalışır.
Aslan: hakkında başka bir şey biliyor musunuz?
Atilla: onunla aynı sınıfta okuyan bir arkadaşım var hatta aynı sırada oturuyorlarmış. Araları diğerlerine göre biraz daha iyi belki ondan birşeyler öğreniriz arayım mı?
Akif: ara bakalım hoparlöre al.
Atilla: tamam amaca.
Atilla telefondan arkadaşını ararken herkes pür dikkat dinliyordu. Telefon açılınca sanki herkes nefesini tuttu Karan da dahil.
Atilla'nın arkadaşı: Alo Atilla.
Atilla: iyi akşamlar Selim ben sana birşey soracaktım
Selim: tabii sor
Atilla: hani sizin sınıfta İzem Dalya Güner adında bir kız varya onun hakkında ne biliyorsun anlatsana?
Selim: niye? Bak öğrenirse bizi fena benzetir.
Atilla: kötü bir şey yok sadece bir arkadaşım ondan hoşlanıyor hadii anlat biraz.
Bu cümleye odadaki herkes göz devirdi. Niye herekes bu kızdan hoşlanıyor ki?
Selim: yani çok anlatmaya gerek yok aşırı güzel
olduğunu biliyorsundur. Milli tekvandocu, çok iyi adam döver, çok umursamaz, Demirhan var ona bulaşmadıkları sürece sinirlenmez birde kendinden büyükleri sevmiyor ha okul birincisi olduğunu da bilirsin.
Atilla: biliyorum da Demirhan ne alaka?
Selim: sen duymadın mı geçen bizim okuldan son sınıflardan üç kişi ona biraz zorbalık yapmışlar ailesi yok falan diye. O da üçünü aynı anda sıkıştırmış baya bir dövmüş hatta okulda birisi haksız yere birisine bulaşınca onlara da haddini bildirir ama Demirhan onun için apayrı.
Atilla: iyide müdür falan birşey demiyor mu bu kız nasıl bu kadar rahat kendisinden büyük üç kişiye aynı anda nasıl kafa tutmuş.
Selim: ya dövüş konusunda acayip iyi bir de karşısında kim varsa sessizce hallediyor nerden vuracağı hiç belli olmaz istediği zaman gerçi genellikle nefes aldığını dahi hissettirmez. Müdüre gelince korkularından şikayet edemiyorlar,o da kameraları bir şekilde hallediyor disiplin suçları da nerdeyse Demirhan ike aynı.
Atilla: niye Demirhan ne yaparsa onu mu yapıyor?
Selim: yok ikiside aslında baya kafa insan yan yana gelince ortalık karışıyor geçen ikisi aynı anda merdivenlerden kaymışlar hızını alamayınca panoyu kırmışlar ikisi de disiplin cezası aldı. Ama gerçekten ikiside çok iyidir.
Atilla: tamam sağol kardeşim
Selim: ne demek lafı olmaz ama İzem benim anlattığımı duymasın biraz tırsıyorum.
Atilla: tamam lan ne korktun
Selim: onu tanirsan öyle demezsin neyse iyi akşamlar.
Atilla: sanada
Aslan: ee ne anladınız?
Sinan: yani kötü birisine benzemiyor sadece atlatamadığı anılarını umursamazlığı ile örtüyor bence.
Baran: psikolojik diyosun yani.
Sinan: aynen öyle belli ki uyku sorunu da yaşıyor gözünün altındaki morluklar bunu gösteriyor fakat o yaşta birisi bunları kapatmaya çalışıp kendisini güzelleştirmeye uğraşır bunu da umursamıyor.
Serap: kendini sanki çirkin göstermeye çalışıyor. İnsanların özellikle kendinden büyükleri ona bakmasını istemiyor.
Aslan: normal bı çocuğa göre çok kötü degil mi tamam biz Azra'dan dolayı normal karşılıyoruz ama daha 16 yaşındaki bir kız çocuğuna kendinden büyükler yürüyor. Sanki o da kendini korumak zorunda kalıyormuş gibi geldi bana.
Karan: belki de o fazla gizemli görünmeye çalışıyordur.
Baran: belki de hiç görünmemeye çalışıyordur.
Selin: nasıl yani?
Atilla: baksana anne halleri, tavırları sanki kimse onu umursamasın istiyor gibi.
Akif: aynen neyse bence gereksiz ön yargınız biraz olsun kırılmıştır unutmayın karşınızdaki kişi Azra değil.
Kenan: peki önceki ailesi onlardan kaçtım dedi ya o kadar mı kötülermiş baksana kimliğini bile değiştirmiş.
Kerem: yani siz kesin bu kızı ailemize alacaksınız öylemi.
Selin: oğlum başa sarma yine bizim için.
Kerem: off tamam anne ama benden ona abilik yapmamı beklemeyin.
Sinan: o da beklemiyor zaten anlamadın mı?
Kerem: anladım abi çok iyi anladım hoşuma gitti hatta o beni görmesin bende onu görmeyim.
Taha : bencede ben ona abla demem.
Kenan:tamam oğlum ön yargılı davranmayın yeter.
Akif: aynen bizde bir şekilde DNA testini yapalım bence Demirhan'dan yardım alabiliriz. Sonrada onlar istesede istemesede Antep'e döneceğiz ve bunun için bir haftamız var.
Serap: o zaman şimdi herkes yataklara yarın için mükemmel planlarım var.
istanbul/ İzem ve Demirhan'ın ortak evi
İzem mutfakta yemek hazırlayan Demirhan'ı dâhi unutmuş kara kara ne yapacağını düşünüyordu. Söz konusu Demirhan olunca neyse diyemezdi.
Demirhan: yıldızçiçeğim hadi yemek yaptım bak
İzem hemen ciddi hâlinden çıkmış ve ilgi bekleyen kardeşine bakmıştı beline bağladığı mutfak önlüğü,omzuna attığı havlusuyla çok komik duruyordu.
İzem: Han'ım zehirlenmeyiz demi ?
Demirhan: off seni düşünende kabahat hadi geç bakalım sofraya.
İzem: ya dışarıdan mi söyleseydik acaba.
Demirhan: hayır sözünü unuttun mu yoksa?
İzem :yok unutmadım asla unutmam.
İkisi geçip masay otursalarda akılları yıllar öncesine gitmişti.
2 yıl önce
İzem Dalya Güner şimdiki adı ile Yıldız Çiçek Ulu yani kendince bir hiç. Yine anne tarafından öldüresiye dövülmüş çaresini ise evden kaçmakla bulmuştu biliyordu ki eğer o eve yeniden dönerse baba ve abiler daha kötüsünü yapacak ve o 14 yaşında olmasına rağmen Allah'a ölmek için yalvaracaktı. Dayanamıyordu artık küçük bedeni kimsesi yoktu artık kimsesi olanları abi almıştı.
Diyemezdi onlara annem, babam ,abim istemezdi de zaten. Bu seferki suçu ise çok büyüktü bir tabağı kırmıştı onlarda onun bütün kemiklerini kırmadan bırakmazdı anne işaret ve orta parmağını kırmak ile başlamıştı işine. O da annenin saçını yolmuştu. Bu onu daha da sinirlendirmiş tokat atmıştı oda aynı tokata karşılık verince gözü dönmüştü resmen faka telefon çalınca anne gitmişti o da fırsattan istifade ederek hemen kaçti.
Korumaları nasıl atlattı bilmiyor ama çok hızlı koşuyordu. Sanki ne kadar hızlanırsa acıları o kadar bitecek görünmezliğe o kadar yaklaşacaktı.
Korumalar ise onu elinden kaçırmıştı ne diyeceklerdi şimdi patronlarına. Ama içlerinden bazıları sevinmiyor değildi kurtulsundu şu kızcağız artık.
İzem görünmez olamadığını anlayana kadar koştu anlamıştı çünkü bir bedene çarpmış ve dengesini kaybetmişti. Karşısında onun yaşlarında bir çocuk vardı. Belkide o da çocuk değildi artık. Yıldız Çiçek içinden neyse diyip ayağa kalktı ama kalmasıyla oturması bir oldu çünkü ayağı defalarca burkulması sonucunda nihayet çok güzel kırılmıştı bu acıyı tanırdı o yüzden hemen anladı.
Çocuk ise belli ki haline üzüldü ve yardım etmek için elini uzattı ama o kendini duvarın dibine çekti ve iyice sığınıp başını dizlerinin arasına alıp elleri ile sardı. Çocuk parmaklarını da görünce daha da üzüldü ama üzülmemeliydi sokakların çocuğuydu o
Kendinden başkasına acıyamazdı. Yine de bu kıza kendini yakın hissediyordu.
Çocuk: merhaba ben Demirhan istersen yardım edebilirim sana korkma kötü birisi değilim ben sende devekuşu değilsin başını gömünce ben seni görüyorum.
Kız devekuşuna takılsada neyse dedi birazdan gider zaten. Hiçbir tepki vermeden durdu.
Demirhan: peki sen devekuşu olmaya devam et o zaman ama saklanarak da adını söyleyebilirsin.
Yine bir tepki alamadı en iyisi yanına oturmak diye düşündü. Ve araya biraz mesafe koyarak oturdu.
Demirhan: parmağına ve ayağına bakayım mı çok kötü görünüyor.
Yine bir tepki alamadı ama İzem onun için biraz daha uğraşsa kim olduğunu umursamadan konuşacaktı.
Demirhan: acıyor mu?
Kız göz devirdi Demirhan görmese de.
Yıldız: saçmalama artık
Demirhan konuştuğu için şaşırsada verdiği cevap onu daha da şaşırttı.
Demirhan hayretle : acımıyor mu?
Yıldız: böyle bir şey sorulur mu şuan acıdan ölebilirim.
Demirhan: bende acı hissetmiyorsun sandım.
Yıldız: hayal dünyada devam et sen.
Demirhan: ederim de adını söyle seni de alıyım içine.
Yıldız: Yıldız Çiçek öyle demişler.
Demirhan: tamamdır Yıldızçiçeği .
Yıldız: Yıldız desen yeter Han.
Demirhan: sen niye Han diyorsun bana adım Demirhan birleşik.
Yıldız: banane öyle demek geldi içimden..
Demirhan: iyi benim içimde sana Yıldızçiçeği diyor.
Yıldız: tamam sus artık birazdan gidicem zaten.
Demirhan: nereye hem kaldır şu başını da yaralarına bakalım
Yıldız: eve gidicem gitmessem de bulurlar zaten.
Diğer sorusunu önemsemedi.
Demirhan: tamam da kaldır şu başını öyle konuşalım Yıldızçiçeği.
Yıldız: kaldırmam han kaldıramam.
Demirhan masumca dudak büzerek: niye ki ?
Yıldız bu masumluğa aynı masumlukla cevap verdi: İnsanlar ağlarken görünce daha fazla can yakar.
Demirhan nasıl yani diye düşünüyordu. Ağlıyor mu şu anda? İyi de sesi titremiyor, nefesi dâhi düzenli.
Demirhan: ben yakmam hadi kaldır başını.
Başını kaldırınca kıpkırmızı gözlerle karşılaştı o gözlerden hiç durmadan sanki kendi iradesi dışında akıyormuş gibi daha bir yaş düşmeden ikincisi akıyordu. Yüzüne bakmayan asla ağladığını anlamazdı Demirhan da anlamadı.
Yıldız: yakmaz mısın gerçekten Han.
Demirhan: yakmam dur bakalım canın daha fazla yanmasın .
Parmaklarına ve ayağına dikkatlice bakar fakat bir şey yapamayınca: hastaneye gitmemiz lazım.
Dedi fakat yıldız hemen olumsuzca başını salladı.
- Tamam o zaman benim doktor bir tanıdığım var onun yanına gidelim.
- off çok acıyor başka çarem yok ki.
- Hadi benden destek al gidelim korkma iyi birisi.
Ayağına yüklenmeden bir kolunu Demirhan'ın omzuna atarak ayaga kalktı.
Demirhan: hani dedin ya insanlar can yakar diye
- evet
- O zaman bir gün herkesten uzak bir evimiz olsun kimse giremesin bizden başka biz hayatımızdaki tek iyiler olalım ne dersin?
- ölmessem söz derim
-ölmesem söz kardeşim.
- acının kardeşleri he iyi değilmiş.
- hep böyle açık sözlü müsün?
- evet.
- birde umursamaz şuna bak canın o kadar acıyor ama sen umursamıyorsun.
- ahh bu daha hiç birşey Han'ım.
-Ne sen bana hanım mı dedin ben sana yardım edeyim sen bana bunları de.
- ne konuştun be
- ulan seni bırakayım da gör.
- hayır daha yeni söz verdin unuttun mu?
- iyi tamam sözün kardeşi
Doktora gelirler yıldız iyileşene kadar doktorun yanında kalır bu arada Demirhan ile daha yakın olur. Fakat daha çok kaçmayacağının bilincinde olarak onların da başını yakmamak için gider. Zaten çıktığı an onu abi bulur bu arada abi 2 tane onu büyük buldu. İşkencesi arabada başlamış oldu zaten kan kusup öldüğünü düşündüklerinde bir hastanenin önünde buldular.
O hastane dönüm noktası oldu Yücel Güner onu orada buldu zaten takip ettiriyordu hemen haberi olunca gizlice DNA testi yaptırdı ve torunu olduğundan emin oldu onu iyileştirdi ölümün kıyısından aldı ama kızına hiç birşey söylemedi onun kızı bu kızdı artık. Geleceği oydu Güner olacaktı, mirasının sahibi olacaktı. Gerekirse öz kızından, öz annesinden nefret edecek ama onun kızı olacaktı.
Yarası hep kanadı, kimse sarmadı, kimse görmedi. Ama olsundu herkesin gözünde çocuktu.
Adını kendi koyan çocuk,
Çocuk olamayan çocuk,
büyüyemen çocuk,
lanetli çocuk ,
ölemeyen çocuk,
kurtulamayan çocuk,
babanın istemediği kız çocuk,
annenin nefret ettiği kız çocuk,
büyük abinin oyuncağı kız çocuk,
küçük abinin işkence ettiği kız çocuk,
kardeşin ölüm sebebi kız çocuk.


