ne zaman kendimi kötü ya da yalnız hissetsem, beni kendime getiren galerime kitlerim kendimi. O öyle bir galeri ki; benim için dünyanın en güzel sanat eserleri vardır içinde. Belki içinde DA VİNCİ'nin Mona Lisa'sı yok ya da Van Gogh'un ayçiçekleri adlı tablosu. Ama bu eserlerin hepsi benden de bunlardan da değerli.
Bu galeri mi yapma ya üniversite diplomamı aldığım gün başladım ve o günden beri de bütün her şeyi bu dikdörtgen çerçevelere yerleştirip, duvara astım. Hayattaki bütün başarılarımı. Ve kendimi ne zaman yalnız hissetsem…
Gittiğim her yere götürdüm galerimden en güzel parçaları. Onlarsız kendimi daha yalnız ve kötü hissediyordum çünkü, iş gezileri, evden uzak geçen tatiller ya da kısa zamanlı yurtdışı tatilleri her zaman çoğu yanımdaydı.
Şimdi ise yine yanımda hepsi. Bu ilk eserim, büyük kızımın düğün fotoğrafı. Yanındaki de küçük kızımın düğünü. Bu diplomam kadar Özendiğim ilk torunum
Anna'nın ilk eseriydi ve bu duvarda olmayı gerçekten hak ediyor. Hala bu fotoğraf raftaki gibi güler…