Merhaba, benim adım selin, bugün size kendi hikayemi anlatacağım.
Ben 5 yaşında okula başladığım zaman, çok mutlu ve cesaretli bir kızdım, arkadaşlarım yoktu, ama bir kişi hariç.
"Melis".
Melis, beni her zaman över ve çok severdi, tabii 10 yaşıma kadar. Ortaokula başlamıştım, Melis ile sınıflarımız ayrıldı, ama halen mutluydum. Melis'in sınıfı, çok sert ve kabaydı. Onlar çok kaba davranıp sonra özür dileyip tekrar insanları üzüyor, canlarını yakıyorlardı, tabii şimdi diyeceksiniz ki "Öğretmen? Müdür?". Şöyle ki, bu okul biraz psikoloji bozan bir okuldu. Sınavlar başladığı zaman, biraz psikolojim gitmişti. Çünkü okuldaki hocalar çok sinirli ve kabaydı . Aileme söyleyebilirsin diyor olabilirsiniz, ama işler çok farklı. Ailem, bu okul disiplinli diye seçti, o yüzden hiçbir şey yapmayacaklarını biliyordum. İlk sınavım matematikti. Çok çalışmıştım ama 80 almıştım, "80 kötü değil ki ben __ aldım.." da diyebilirsiniz. Ama 80 aldıktan sonra hoca beni yanına çağırdı ve "şak". Tokat attı. O günden sonra hiçbir şey güzel olmadı. Psikolojim sadece 10 yaşımda bitmişti. Normal bir tokat değildi, hayatımı değiştiren bir tokattı. Diğer sınavlardan 89-100 aldım. Ama matematiksel hocası benden nefret ediyordu. Neyse çok bişey olmadı sonra, 8. Sınıf oldum. Melis ile aramız iyi derken salı günü geldi çattı. Melis, 2. Teneffüs beni yanına çağırdı ve bana bağırmaya başladı, bana bunu da söylemeyi eksik etmedi tabii. "Artık senden nefret ediyorum". O an nolduğuna şaşırmıştım, meğersem bizim sınıfın popüler kızı "Aleyna" ve ekibi "Ayşenur, Yaren, Yağmur" Melis'e onu kullandığımı ve shop yapıp göstermiş. Hayatımı kararttılar. Ama ben dururmuyum? Hayır, sınıfa gittim. Aleynaya bir tekme attım, sonra herkes şok içerisinde bakıyor, bende mal gibi ona bağırmaya başladım işte, sonra disipline gittim ve herşeyi anlattım, uyarı tutanağı yedim, nasıl tutanak yemedim hiç fikrim yok. Neyse işte, sonra Ailemden azar yedim, tabi benle aynı şekilde hiç düşünmediler. O yüzden kötü bir azar yedim. Yarın oldu, okula gittim, sonra bir anda Aleyna ve onun "ekibi" beni sardı. Aleyna: "Sen hangi cüretle bana dün tekme attın acaba?" Diye bağırdı. Bende bir tokat atıp "bu cüret ile!" Dedim. Galiba cesaretim tekrar gelmişti, artık umrumda değildi. Sonra yaren saçımı çekmeye başladı ve beni sürükleyip banyoda başımı saçımı dağıttılar. Ağlayarak çıktım. Sonra bir ara fen dersinin ortasında tuvalete gitmiştim, onlar da fen hocasından izin alıp bana "bakmaya" geldiler, ama ben onların geleceğini zaten biliyordum. Onlar tuvalete girdiği zaman kapı açıktı, kapının arkasına saklanmıştım ve Aleyna girince kapıyı "ŞAAKK!" Diye kapattım, Aleyna yere düştü ve bende sadece düştü sandım, meğersem kız bayılmış yere düşünce, tutanağı da yedim, evde büyük dayaklar da yedim tabii. Sonra artık peşimi bıraktılar, çünkü onlar bana karışınca lidere birşey oluyordu, herhalde o yüzden? Neyse lise'ye geçtim. Orda herşey düzeldi, çok komik ve mutlu anlarım vardı, tabii Melis de sınıfımdaydı. Yaw bu kız nasıl beni heryerde buluyor? Neyse, sonra onla da aramız düzeldi. Çok mutluydum, duyduğuma göre o Aleyna ve ekibi hapse girmiş bir olay dolayı, çok şaşırmıştım. Ama beklenirdi zaten, çünkü gayet kötüydüler. Sonradan da lise mezunu olup üniversiteye geçtim, galiba. Galiba çizgideki dikene basmıştım. Üniversite bitirdikten sonra istediğim mesleğe ulaştım, şu an psikolojim artık düzgün, hem Artık beni azarlayan bir Ailem de yanımda yok, yani sen de eğer o dikene korkusundan dolayı basamayan biri isen, benim gibi olabilirsin!
(Bu hikaye tam 528 kelime, beğenirseniz mutlu olurum!)