İçeriğe geç

Hayalperest Kütüphane

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Hayalperest Kütüphane

Bölüm 1

Lauras

Eski sarı bir kapı , girişte sizi karşılayan martılar, yeterince iyi ısıtmayan şömine, deniz manzarı olan iki kişilik masalar burası 'Lauras Kütüphanesi.

İnsanlar buraya genelde ders çalışmak için gelir, burası Paris'in en ünlü kütüphanelerinden biridir.4 yıldır okuldan sonra burdayım herkes beni tanır beni, buraya gelenleri ezberledim sayılır.Girişteki sırada genelde ödevlerimii yaparım ödevlerim bittikten sonra kantinden kendime sıcak çikolata alır ve kendimi kurgu bölümünde kaybederim.Kurgu kitaplarını annemi kaybettiğimden beri çok severim, her zaman içimi ısıtır birşeye sinirlenince yada üzülünce kendimi kurgu bölümünde kaybederim, gerçelerden uzak bambaşka bir evrende.Annem öldüğünden beri gece gündüz burdayım bu kütüphane benim her şeyim burayı babam ve abimle birlikte yıllardır ayakta tutuyoruz.Annemin ölümünden sonra burası herşeyim oldu benim her aklıma geldiğinde rasgele bir kitap alır okumaya başlarım herşeyi unuturum.Bu yıl kütüphanemizi ziyaret eden kişi sayısı iki bini aştı, kütüphaneye her yıl yeni kitaplar gelir sürenin uzun olmasının sebebi bağışlanan kitapları 1 yıl gibi uzun bir süreden sonra kütüphaneye ekliyoruz.Sebebini sorucak olursanız aslında yok…Fakat farkettiğim bir kaç detay var kütüphaneye gelen sayısı günden güne azalıyor sebebini çözemiyoruz bir türlü her sabah 8 buçukta gelip akşama kadar ders çalışan abla ve durumu olmadığı için kitap alamayıp burdan kitap okuyan küçük kız ve daha pek çok kişi birkaç gündür yok onları en son geçen ay kütüphanede görmüştüm sonra onları asla görmedim.Merak etmiyorda değilim burda gördüğüm insanlar benim için bir insandan daha fazlası onları önemsiyorum.Konuya dönmeden kısaca kendimden bahsedeyim ben Rory, 13 yaşındayım burada çalışmaya 9 yaşında başladım 9 yaşından beri her gün burdayım burayı çok seviyorum galiba bu kütüphaneden o kadar bahsettim ki benden soğudunuz, ve benle ilgili bir detay daha insanları kırmaktak nefret ederim bazen istemeden insanları incitirsiniz ya hani sonra hep vicdan azabı çekersiniz,aynı onun gibi.Şimdi ise olayların başlamasına geçelim, Bir ağustos sabahıydı girişte ki masada her zaman ki gibi ödevlerimi yapıyordum kapı açılmıştı zil sesinden anlamıştım kapının hemen üstünde açılınca çalıcak bir şekilde bir zil vardı bu sayede içeri biri girince anlıyorduk.Giren kişiyi daha önce hiç buralarda görmemiştim görsem hatırlardım elbette.Kitap bağışı için gelmişti elinde kalın 2 kitap vardı oldukça güler yüzlüye benziyordu kadın, kitapları uzattı.Ve en mutlu olduğum anlardan biriydi 2 yıldan uzun süredir almak istediğim rus klasiğini kadın elinde tutuyordu üstelik bağış için.Arkadan babamın sesini duydum kitaplar bağış için mi diye sordu, iki şık vardı a) ya bağış için olduğunu söyleyip okumak için 1 yıl bekliycektim b)yalan söyleyip kitabı okuyacaktım.Babam bu bağış meselesini fazla önemsiyor 1 yıl süre beklemek zorundayız fakat şuan bunu yapamazdım elimde fırsat varken değerlendirmeliydim.Babama hayır değil dedim, kadın elbette şaşırmıştı 'kitap bağış için uygun değil mi?' diye sordu kadına elbette uygun dedim kaş göz yaparak.Kadın şaşırsada bişey demedi ve kütüphaneden çıktı, kitabı babam görmesin diye hızla çantama koydum çok mutluydum okuduktan sonra kütüphaneye koyacaktım bu sayede yalan söylemiş sayılmazdım değil mi.O gün çok kişi gelmedi kütüphaneye 5-6 kişi falan gelmişti.Kütüphane çıkışı eve doğru giderken bungün olanları düşünüp yerimde duramıyorudum annemin ölümünden sonra, çok mutlu olduğum anlardan biriydi.Anahtarımla kapıyı açtım ve hemen odama yöneldim ev kurabiye kokuyordu kitabı masama bırakıp mutfağa yöneldim abim kafasına bir şapka geçirmiş ve kurabiye yiyordu,bana kurabiye yaptım ister misin dedi.Aç değildim fakat kırılmasın diye bir tabağa bir kaç kurabiye koyarak mutfaktan çıktım evde abimle tektim babam henüz kütüphaneden çıkmamış olmalıydı odamın kapısı açıp içeri girdim.Girmemle çığlık çığlığa odamdan çıkmam bir oldu odamda iki tane peri vardı bana bakıp gülümsüyorlardı rüyadan uyanmak için kendimi cimcikledim fakat bu bir rüya değildi.Sesimi duyan abim hızla ne olduğunu sordu, çok net bir şekilde 'odamda 2 tane peri var' dedim sesimde korku ve endişe vardı, abim kahkaha atmaya başladı bana inanmamıştı ve birde çok fazla kurgu okuduğum için hayal gördüğümü söylemişti.Ona ilk defa oldukça sinirlenmiştim! Bana inanması için odamın kapısını açtım hala ordalardı elimle işaret ederek 'bak işte ordalar' dedim.Abim bu sefer ciddi bir tonda 'artık komik gelmiyor kes şunu orda hiç birşey yok dedi' şaka yapmıyordum ordalardı cidden.Hayal gördüğümü düşünerek kendimi rahatlatmaya çalışıyordum kitabımı alıp yatağımın altına girdim ilk 30 sayfası biraz sıkıcıydı fakat sonrasında kitap akıcılaşıyordu 50. sayfasa uyuya kalmışım.Ertesi sabah uyandığımda göz altlarım mosmordu fakat dur bir dakika burasıda neresi? beyaz bir yatakta uyanmıştım karşımda 'back' yazan bir buton duruyordu korku ve endişe içinde butona bastım back geri demekti beni geçmişe götürecekti bu sayede başıma gelenleri anlayabilecektim beyaz odanın içinde bir televizyon belirdi, televizyonda başımdan geçenler vardı yatağa giriyordum, ben uykuya daldıktan 5 dakika sonra kitabın içinden bi kaç yaratık çıkıyordu , çok korkmuştum elbette hayal değildi neydi bu böyle.Sonra yaratık beni kitabın içine çekiyordu AH HAYIR DEDİM bağırarak kitabın içindeydim.Ve kurtulmak için kitabı bitirmem gerekiyordu.Başıma çok büyük bir bela almıştım kitabın konusuna daha önce internetten göz atmıştım ormana meyve toplamaya gidicem ve ağaç beni içine çekecekti,yaşadıklarımla çok benzerdi.Korkuyordum ama normal Dünya'ya dönebilmek için bunu yapmak zorundaydım.Sinirli bir şekilde yataktan doğrulduk etrafı keşfetmek için minik bir gezintiye çıkmam gerekiyordu. O anda burda yalnız olmadığımı farkettim, benim gibi bir sürü çocuk burdaydı. Bir tanesinin yanına gidip neden burda olduğunu ne yaptıklarını sordum kız başından geçenleri anlattıı. Dur bir dakika bu benim hikayemle çok benzerdi...

Bölüm sonu

2 yorum