Yüzümde bi kalem hissederek uyandım. Uyanmak istemedim ama rahatsız olmuştum. Gözlerimi açtığımda Edwin'i bana bakıp kalemle saçlarımı okşarken yakaladım. Aniden ürpererek kalktım. Ders başlamıştı. O yüzden fazla ses çıkarmadım. Bu biraz hoşuma gitmişti. Alçak bi sesle;
İrene: Ne yapıyorsun?
Edwin: Çok tatlı uyuyordun, kendime engel olamadım. Uyandırdığı için üzgünüm. Rahatsız mı ettim?
Irene: Hayır rahatsız olmadım. Sadece nedenini merak ettim.
Edwin: Bi nedeni yok. Biraz not tuttum, bakmak ister misin?
Irene: Olur.
Uykuma veda edip Edwin'le dersi dinleyip not tuttuk. Dersin sonlarına doğru mayışmıştım. Cama bakıyordum. Aniden kolumda bişey hissederek irkildim. Yine Edwindi..
Irene: Yine ne yapıyorsun?
Edwin: Dövme.
Koluma çizdiği şeye baktım. Garip ama tatlı bişeydi. Ama ne olduğunu anlamadım.
Irene: Bu ne?
Edwin: Buu, bu bir.. Bende bilmiyorum.
Irene: Nasıl bilmiyorsun? Sen çizmedin mi?
Edwin: Kalemi rastgele haraket ettirdim. Sonra da yüz ekledim. Nasıl, güzel mi?
Irene: Tatlı olmuş. Beğendim.
Zil çaldı. Sınıftakilerle tanışmalıydım. Hem istiyor hem de istemiyordum.
Irene: Sınıfta tanıdığın biri var mı?
Edwin: Evet. Ama şu an seninle takılmak istiyorum.
Irene: G-gerçekten mi?
Edwin: Evet. Gel kantine gidelim. Susadım.
Açıkçası sıradan kalkmaya çok üşeniyordum. Ama Edwin'le vakit geçirmek için kalktım. Kantine gittik ve benim tatlı krizim tuttu. Çikolataya bayılırım. O su ve ben de çikolata aldım. Çikolatayı açtım ve tam ısıracakken Edwin koca bi ısırık aldı. Yarısı gitti.
Irene: Vay, ağızın baya büyükmüş..
Edwin: Sende çok yavaşsın.
Irene: Yavaş değilim. Sadece uykum var.
Edwin: Evet bunu fark edebiliyorum.
Biraz sesiz kaldık. Sadece bakışmakla yetindik. İkimizin de gözleri yeşildi. Gözlerine dalıp gittim.
Edwin: Irene, hey Irene. Zil çaldı.
O kadar dalmışım ki zili duymadım. Edwin sırıtıyordu. Gülümsemesi çok güzeldi ama dalga geçtiği için sinirlendim.
Irene: Ne gülüyorsun öyle! Komik mi? Bi an dalmışım!
Edwin: Tamam sakin ol. Özür dilerim.
Hızla uzaklaştım. Bana gülmesine üzülmüştüm. Kimse yoktu etrafta. Herkes sınıfına gitmişti. Edwin koşarak yanıma geldi. Elimi tuttu. Biraz yaklaştı.
Edwin: Özür dilerim, gerçekten. Kendimi tutamadım bi an. Affet..
Irene: Affettim. Neden bu kadar sinirlendim bende bilmiyorum. Bende özür dilerim.
Koluma girdi ve sınıfa yürüdük. Kapıyı çalıp içeri girdik. Sıramıza oturduk. Bu sefer o biyerlere dalmıştı. Kalemi alıp koluna küçük bi yıldız çizdim. Bana baktı ve gülümsedi. Ders boyu birbirimizin kolunu karaladık. O benden daha güzel çiziyordu. Ama benimkiler de kötü sayılmazdı.