Soo-hoo kaçarken kolyesini düşürdü ve hiç farkında değildi eve gittiğinde kolyesinin olmadığını fark edip panikledi ve her yerde onu aramaya başladı o obsidyen taşı kolyesi ölen babasından bir hediyeydi her yerde onu aradı ve ağlayarak yatağına yattı soo-hoo dışarıdan hiç üzülmeyen biri olarak görünsede yanlız kalınca bunları belli ediyor ağlayarak yatarken uyuya kaldı ve sabah alarm ile uyandı "okulda düsürmüşümdür bulurum" diyerek kalktı okula gittiğinde gözleri azda olsa şişmişti o yüDen yüzünü saklayarak okula gitti uykusunu tam alamadığı için tenefüste uyuyordu sınıfa biri girmişti ama soo-hoo sınıftan biri gelmiştir diyerek yüzünü kaldırmadı sınıftan -neden geldiki -bu sınıfımıza ilk girişi -cook yakışıklı vb dediklerini duydu ama umursamadı sonra ise "o" kişi soo-hoo'nun yanına gidip "dün bu obsidyeni düşürdün" dedi soo-hoo ju-kyung olduğunu anladı ve hemen kafasını kaldırdı,soo-hoo utandığı için kafasını sırasına vurup bir şeyler mırıldanıyordu ju-kyung ise "o güzel yüzüne zarar verme" diyerek elini sıraya koydu ve bir kaç saniylelik bakışırlar sınıftakiler kendi aralarında dedikodu çıkarıyorlardı ju-kyung sırıttı ve cumartesi saat 14:30'da seul'daki saat kulesinin önünde "buluşursak veririm"dedi soo-hoo ise "hey,baksa-" diyecekken zil çaldı ve ju-kyung sınıfına koştu...
Bölüm 3
Obsidyen'kolye*
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.