Abilerle tanıştığımız günden sonra beş gün geçmişti ve Demir’ler birbirlerine alışmaya başlamışlardı. Onur, Doğu’yu pek rahat bırakmıyordu. Gerçi hala utandığı belliydi ama yine de adama yapışmıştı. Poyraz zaten çok çabuk alışmıştı Demir’de abilerle konuşmaya başlamıştı. Ben onlarla çok konuşmuyordum. Soru sordukları zaman cevaplıyordum sadece.
Neden canım bu soğuk haller siz aynı elmanın kurdusunuz bir kereceğime
Şimdi ise odamda okula gitmek için hazırlanıyordum. Normalde Demir’lere kahvaltı hazırlamak için altıda kalkıyordum fakat şimdi kalkmama gerek yoktu. Yemek konusunda Ayşegül abla yardım ediyordu. Çok tatlı bir kadındı ve hoş sohbetti. Arada sırada oturup onunla sohbet ediyordum. Neyse altıma lacivert bir eşofman giydim. Üzerime ise krem rengi bir crop geçirdim. Giyimime fazla önem veren biri değildim. Genellikle rahatlığa bakardım.
Daha sonra aşağı indim ve Onur ve Poyraz için beslenme çantası hazırlamaya başladım. Zaten okuldan yiyorlardı fakat ara öğün için meyve, kuruyemiş gibi şeyler koyuyordum.
Yiaaa sevgilim olur musun acabası.
Bugünde Onur’un çok sevdiği sandviçten yapmıştım. Meyve için de muz koyacaktım. Poyraz tam bir muz aşığıydı. O sırada içeri Batı girmişti.
Bu kaçıncıydı ya
En büyükleri Asuman. Şimdi sus da medeni bir şekilde konuşayım adamla. ‘’Günaydın Batı.’’ dedim mutfağa girerken. Ofladı. ‘’Günaydın kardeşim.’’ kardeşim kelimesine vurgu yaparak.
Ayh
Daha sonra yaptığım şeye baktı. ‘’Meyve suyu da ekleyebilirsin. Sandviçin yanında iyi gider.’’ Bir yandan muz keserken bir yandan da cevap veriyordum. ‘’Onur ve Poyraz şeftali suyu aşığı. Buzdolabına baktım ama sadece elma ve portakal suyu vardı. Onlar şeftali suyundan başka bir şey içmezler. Bugün okuldan çıkınca alıcam zaten.’’ Kafasını salladı ve birine mesaj yazdı. ‘’Tamamdır. Senin almana gerek yok. Korumalardan birisine almasını söyledim.’’
Zengoluk böyle bir şey herhal
Sonra derin bir nefes aldı. ‘’Bizden her zaman yardım isteyebileceğini biliyorsun değil mi? Diğerleri en azından bize alıştı fakat sen hala soğuksun bize karşı.’’ Muzu doğramayı kesip yüzüne baktım. ‘’Sizi hala tanımaya çalışıyorum Batı. Kimse daha tam tanıyamadığı birine ay canım benim diye sarılmaz veya kucağına atlamaz. Bu az abim olsa da maalesef ki böyle.’’
“Yine de bize bir şans versen olmaz mı?” Yüzüne baktım. Ciddiydi. “Ben size şans vermem demedim ki sizi tanımaya çalışıyorum dedim.” Daha sonra yemek çantalarını kapattım ve okul çantalarına koydum. Ve hızlıca mutfaktan çıktım.
Ne oldu ben anlamadım şimdi
Demir’in odasının kapısını hafifçe tıklattım ve açtım. Tabii ki de uyanıktı. Gülümsedim ‘’Günaydın’’ Çantasını toplarken beni duydu ve o da gülümsedi ‘’Günaydın abla!’’ Odasına hafifçe göz gezdirdim. Beş günde çok güzel tasarlamıştı. ‘’Hadi çantanı hazırla ve daha sonra kahvaltıya in.’’ Demir tamam dedikten sonra Onur’un odasına doğru gittim.
Onur’un kesinlikle uyuduğunu bildiğimden kapıyı çalmadan odaya daldım. ‘’GÜNAYDIN UYKUCU’’ bağırdıktan sonra hızla perdeleri açtım. Onur hemen yatağından zıpladı. Onur’u böyle uyandırıyordum çünkü başında davul çalsam uyanmayacaktı. Tabii uyanır uyanmaz söylenmeye başladı. ’’Hadi hadi söylenmek yok. Yüzünü yıka, giyin ve kahvaltıya in’’
En sonda Poyraz’ın odasına girdim. Mışıl mışıl uyuyordu bebeğim benim. Yatağına sessizce yaklaştım. ‘’Poyraz. Hadi uyan bakalım kahramanım benim.’’ Poyraz yavaşça gözünü açtı. ‘’Günaydın ablaa’’ diye sarıldı. ‘’Günaydın kahramanım benim. Hadi gel yüzünü yıkayalım.’’ Birlikte yüzümüzü yıkadık daha sonra giyinmesi için onu yalnız bıraktım ve ben de aşağıya kahvaltıya indim.
Poyraz’a günaydın birtanem, canım Onur’a gelince kalk lan olmadı ama böyle
Tamam Asuman Onur’u hepsinden çok sevdiğini ben biliyorum bunu herkese duyurmana gerek yok.
Hıh. Sen kurban ol benim Onur’uma
Tabii kahvaltıya indiğimde neredeyse herkes gelmişti. Ben de herkese günaydın deyip yerime oturdum. Kısa bir zaman sonra da Onur ve Poyraz da her zamanki gibi kavga ederek inmişti. Poyraz beni görür görmez kucağıma savaş naraları atarak atlamıştı. Sonra heyecanla bana bir şeyler anlatmaya başlamıştı.
Doğu’dan (Asker olan abi)
Su çok garipti. Kardeşlerini çok sevdiği ve değer verdiği yüzünden okunuyordu fakat bize gelince yüzü taş kadar soğuk oluyordu.
Şimdi ise Su oturmuş kucağındaki Poyraz’ı ilgiyle dinliyordu. ‘’Biliyor musun abla ben rüyamda bir süperkahramandım ve herkesi kurtarıyordum. Daha sonra örümcek adam ve ıron manle tanıştım. Bütün dünya beni tanınıyordu. Keşke uyanmasaydım.’’ Su ise arada başını sallıyor ve Poyraz’a yemek yediriyordu. Çok iyi bir ablaydı gerçekten de.
Tabii her zaman Poyraz’a bulaşan Onur durur mu hemen girdi lafa. ‘’Süperkahramanlar gerçek değildir ki. Sen anca böyle rüyanda görürsün kahraman olmayı.’’ Su ise bu her zaman oluyormuş gibi Poyraz’a yemek yediriyordu. Kendisi kahvaltı etmiyordu ve akşam yemeğini de çok az yiyordu. Bu sağlıksız dı fda pek de bir şey diyemiyordum açıkçası.
Poyraz cevap verdi ‘’Hiç de bile o zaman örümcek adam ne?’’ Onur ise alayla güldü tam cevap veriyordu ki Su söze girdi.
‘’Tamam Onur. Şu anda hiç bir tane daha süperkahramanlar gerçektir grevini kaldıramam.’’ Kaşlarım havaya kalktı. Bütün masa zaten en başından beri dinliyordu bu konuşmayı.
‘’Süperkahraman grevi mi?’’ diye sordum dayanamayarak. Su bıkkınlıkla cevap verdi. ‘’Ya Doğu süperkahraman grevi. Kendisi yine böyle bir olay olduğunda her bulduğu boş duvara süperkahraman resmi çizmişti. Onları çıkarmak için yıllarımı harcadım. Hayır bir de sadece kuru kalemle değil, benim pastel boyalarım, yağlı boyalarım ve gazlı kalemlerim hapsiyle çizmişti’’ Su her boya çeşidi saydığımda Poyraz’ın burnuna vuruyor. Poyraz da pis pis sırıtıyordu.
Ama ben bana Doğu demesinde kalmıştım. Her ne kadar bana abi demesini istesemde onun bana ben söylemeden söylemesini istiyordum. Ve bir kız abisi olmak istiyordum. Onu erkeklerden kıskanıp, onla birlikte dedikodu yapmak istiyordum. Bu hayallerimin bir gün gerçekleşeceğine emindim ama daha zaman vardı. Su’yun bize alışması gerekiyordu…
Su’dan
Kahvaltıdan sonra herkes okuluna gitmişti. Şimdi ise kulağımda kulaklık, elimde çikolata okuldan dönüyordum.
Normalde Demir’leri ben alacaktım ama Doğu almak istedi bugün. Ben de çıkışta biraz Mert’lerle konuşmuştum şimdi eve gidiyordum.
Eve girdiğimde bir kargaşa hakimdi. Sarışın bir kız ve muhtemelen onun annesi bunu gülümseyerek izliyordu. Batı ise ‘’SEN UYUŞTURUCU MU KULLANIYORSUN LAN?’’ diye bağırıp Demir’e tokat attı. Batı Demir’e tokat attı. Batı kardeşime tokat attı.
Bitti 💔
Bölüm nasıldı?
Sizce Demir’e ne olacak?
Sizce Demir uyuşturucu kullanıyor mu?
Bu da böyle bir bölümdü işte gelecek bölümde görüşmek üzere
Öpüldünüzz