Kuzey rüzgârlarının kemikleri dondurduğu, taşın ve karın hüküm sürdüğü Aesthir Krallığı'nda, kader doğuştan gelen bir damgaydı. Yüz, ruhun aynası değil; Tanrıların verdiği değişmez bir yargıydı. Krallığın Kadim Yasa’sı basitti: Çirkinlik kutsanmışlığın, alçakgönüllülüğün ve hakiki erdemin işaretiydi. Pürüzlü bir cilt, yamuk bir burun ya da soluk bir ten, ruhun gururdan arınmış olduğunun kanıtıydı. Ancak, bir kişiye lütfedilen Güzellik ise, kibirli bir ruhun, günahkâr bir iç dünyanın ve kaçınılmaz bir düşüşün habercisiydi. Güzel doğanlar, hem nefret hem de acıma ile izlenir, çoğu zaman toplumsal yaşamdan soyutlanırdı.
Bölüm 1
Giriş
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.