İçeriğe geç

Hayal Etsene💫

Bölüm 28 · 7 dk okuma

Hayal Etsene💫

Bölüm 28

9. BÖLÜM

bazen düşünürken, 'aramızda uçurumlar var..' derken aslında bir adım bile olmadığını fark edersin, sana adımından daha yakındır belki de.. tabii ki bulduysan bekleme bırak kendini onun kollarına demeyeceğim ama eğer doğru kişi olduğuna eminsen de zorlama bence. Çünkü zorlayacak zaman yok, ölümlü dünya burası belki bugün varız, yarın yokuz.. bu yüzden hayallerini çöpe atmaktan vazgeç..onlara sıkı sarıl. Sonuçta başarmanın yarısı inanmaktır. Eğer hayallerine inanırsan, onlar seni elbet bulur... 💫 Tatil başlamıştı. Ben derslere odaklanmıştım. Konu tekrarı, test derken günlerim geçiyordu. Ama çok sıkılıyorduk. Birlikte olmaya fazla alışmıştık. Yaklaşık bir hafta geçmişti bile. Annemler, İstanbul'a gitme kararı almışlardı. Kalabalık gidecekleri için ve arabaya sığamadığımızı söyleyerek bizi götürmekten vazgeçmişlerdi. Aslında benim için böylesi daha iyiydi. O sabah erkenden yola çıktılar. Öğleden sonra Beyza ile dışarı çıktık. Yolda emiri görünce gülümsedim. Yanımıza geldi. Birlikte markete girdik. Biz kendimiz için bir sürü şey aldık. "Niye bu kadar şey aldınız..?" Dedi Emir. "Annemler evde değil, film gecesi yapcazz" dedi Beyza. Emir güldü. "İyii," dedi. "Sizde gelsenize, birkaç gün kalırsınız belki, olmaz mı..?" Dedim, Emir ve beyza'nın gözleri parladı. Emir kafasını salladı. Daha sonra marketten çıktık. Eve ilerlerken gülümsüyordum. O an Telefonum çaldı, cebimden alıp telefonu açtım. "efendim?" Diye yanıtladım. "Parti varmış doğru mu?" Dedi Ayaz. Güldüm. "Doğru da.. ne ara haberin oldu senin?" Diyerek cevap verdim. "Emir söyledi." Dediğinde güldüm. "Tamam, ben gruba yazıcam zaten bizim eve gelin." Dedim "Tamam, görüşürüz." Dedi. "Görüşürüz.." dedikten sonra telefonu kapattım. Eve gittiğimizde önce odamı topladım. Daha sonra salonu parti için hazır hale getirdik, büyük bir sepete bütün abur cuburları güzelce dizdik ve masaya koyduk. Pijamamı giydim. Daha sonra telefonumu çıkardım. 💬Feyza; Arkadaşlar parti var. Ama akşam değill!! 💬Beyza: Aynen, çok geç gelmeyin ayrıca ailenize de haber verin birkaç gün burada kalın. 🗨️Yusuf: tamam ben hazırım geliyorum şimdi. 🗨️Emir: Bende Mesajları okudum. Ayaz ve Huriyenin mesajlarını beklerken kapı çaldı. Gidip kapıya baktım. Hepsi kapıdaydı. Güldüm. Hep birlikte içeri girdik. Koltuğa oturduk. Biraz sohbet ettikten sonra konu komik hikayelere geldi. Beyza konuştu. "Ya ben geçen gün aynamın önünde dans ediyordum. Birden kendime aşık oldum!" Dedi. Güldüm. "Aynaya mı? Yoksa dansına mı aşık oldun?" Dedi Emir. "Bence senin dansın aynayı bile korkutmuştur, bir daha bakmak istememiştir!" Dedi Ayaz, güldüm. "Ama dansım o kadar iyiydi ki, aynadaki ben bile hayran kaldı." Dedi Beyza. "Hayran kalmış olsaydı, seninle selfie çekip Instagram'da paylaşmıştı şimdiye kadar." Dedi Emir. "Hıı, hayran sayfası da açmıştır kesin." Dedi Ayaz. "Aynen, he. 'en iyi dans eden ayna' diye ünlü bile olabilirim yani" dedi Beyza. Hep birlikte çok fazla güldük. Daha sonra hep birlikte mutfağa geçtik. Birlikte yemek yapmaya karar verdik. Ayaz telefonu çıkardı, ona şaşkınca baktım. "Ne yapıyorsun şuan?" Diye sordu Beyza, ağzımdan lafı alarak. "Yemek tarifi bakıcam, ona göre ne yapacağımıza karar veririz." Dedi Ayaz. "Yok öyle birşey. Evde ne varsa ona göre yapıcaz" dedim. Emir güldü. Ona dönerek, gözlerimi kısıp küçümseyici bakışlar attım. O an Yusuf emiri cimdikledi. Emir anında bana baktı ve sustu. O sustuğunda ben gülmeye başladım. Hepimiz evdeki malzemeleri araştırmaya başladığımızda ben buzdolabını kurcalıyordum... 💫 En sonunda yapacağımız şeyi bulmuştuk. MAKARNA!! Müthiş değil mi? Birlikte makarna yapmıştık. Daha sonra tabaklarımızı alıp, kış bahçesindeki büyük MASAYA oturduk. Birlikte yemeğimizi yedikten sonra salona geri döndük. Artık hava kararmıştı. Hepimiz koltuklara yayılırken Beyza ve Yusuf tekli koltuklara oturmuştu. Yusuf Beyzaya bakıyordu. Tabi, o da isterdi bizim gibi, bir koltukta iki kişi oturmayı. Ben ve Ayaz bir koltukta rahatça oturmuştu. Emir ve Huriye de öyle. Emir kumandayı almaya çalışırken önce Beyza yakaladı. "Film seçelimm" dedi. Huriye sehpanın üzerinden sepeti aldı ve atıştırmalıkları masaya dizdi. "Siz film seçin ben mısır patlatayım." Dedim ve ayaklandım. Mutfağa ilerlerken Ayaz'ın sesini duydum. "Bende yardım ederim siz filmi seçin" diye seslendi onlara, daha sonra yanıma geldi. Ona güldüm. "Gerek yoktu aslında," dedim. "Vardır, vardır.." dedi. Güldüm tekrardan. "İyi.." diye yanıtladım. Tencereyi aldım, yağı koydum. Tüpün altını yaktım. Daha sonra mısırları ekledim. Bir süre bekledim. ayak üstü patlamış mısır tarifi de verdik. O sırada Ayaz yaklaştı, çenesini yavaşça omzuma koydu. Hafifçe gülümsedim, elimi yavaşça uzattım, saçlarının sıcaklığını hissettiğimde yavaşça saçlarını okşamaya başladım. Ona döndüm, çenesini omzumdan çekmedi. En sonunda çok azıcık geri çekilip bana baktı. Ona güldüm. Bu anılarımız nadirdi, herhangi bir durum yoksa bile bu şeyler bize iyi gelirdi. Bunu en sık yapan kişi emir ve Ayazdı. Emir genelde bunları sınıfta yapardı. Ya da kimseye belli etmeden Huriye ye karşı yapardı. Ayazda öyle. Huriye ile çok iyi arkadaşlıkları vardı. Aynı sınıfta olmaları avantajdı. Huriye ile mükemmel dostlukları olsa da bana her zaman çok yakın davranıyordu. Emir de aynı şekilde. Emir ile çok iyi arkadaştık. Aslında hepimiz çok iyi arkadaştık ama Emir ile kafamız aynıydı, herşeyimizi birbirimize anlatırdık. Hep destek olurduk ne olursa olsun. Ama Emirin Huriyeye karşı zaafı vardı. Bu beni mutlu ediyordu, onların birlikte mutlu olduğunu görmek... Şimdi Ayaz ile çok yakındık. her anlamda. Vücutlarımızda çok yakın yani.. Ona baktım burukça gülümsedim. Çenemi omzuna yasladım ve hafifçe kollarımı ona doladım. O an bir mısır havaya fırladı. Korktuk, Ayaz yavaşça minik bir kahkaha attı. Ona bakıp bende güldüm. Daha sonra kapağını kapattım. İçerden emir seslendi. "İyi misiniz lan? Hiç ses gelmiyoor" dedi. Güldüm, "İ-iyiyiz, hayattayız.." dedim. "Sorun yok" dedi Ayaz. "Yok mu?" Dedi Emir tekrar. "Yok!" Dedim biraz sesimi yükselterek. Mısırlar tencereyi doldurmuştu bile. Çok kısa bir süre daha bekleyip altını kapattım. Büyük üç tane kâseye koydum. Elime aldım bir tanesini, ikisini de Ayaz eline aldı ve salona gittik. Bir tanesini Beyza ya verdim. Diğerini Emir'e verdik ve oturduk. "Filmi seçtiniz mi?" Dedi Ayaz. "Sanırım." Dedi Yusuf. "Ne izliyoruz..?" Dedim tereddüt ederek. "Bence 3391 km izleyelim. Çok iyi" dedi Emir. "Ben kitabını okudum kitabı da güzel." Dedi Beyza. Güldüm. "Tamam açın izleyelim." Dedi Ayaz. Birlikte koltuğa oturduk. Hepimiz yerlerimize geçmiş filmi izliyorduk. Film ilerliyordu ve çok güzeldi. Hayranlıkla izliyordum. Ayaz oflayarak yerinde hareketlendi. Güldüm. Ne istediğini anladığımda düzgünce oturdum. Elimi dizime vurarak gelmesini işaret ettim Ayaz gülümsedi, başını dizime yasladı ve uzandı. Ben mısır yerken yağlanmış ellerimi saçlarının arasına daldırdım, ve saçlarıyla oynamaya başladım. O an gözüm Emir ile Huriyeye kaydı. Aynı pozisyonda duruyorlardı. Güldüm. Ayaz'ın kulağına eğildim. "Biraz kopyacısın sanki..?" Diye fısıldadım.. güldü. "Biraz.." dedi. Daha sonra uzaklaştım. Saçlarını okşamaya devam ettim. Filmi izlerken Yusuf ve Beyza'ya da baktım. Onlar tamamen bağımsızdı. Yusuf'un Beyza'ya bakışları içimi parçalıyordu. Kavuşamayan aşıklar gibi bakıyordu. İzliyordu onu. Gülümseyerek onları izliyordum. Beyza koltuğun kenarından elini sarkıtmış, dikkatle filmi izliyordu. Yusuf'un eli beyza'nın eline uzandı. Beyza anladı. Fakat bir tepki vermedi, Yusuf beyza'nın elini kavradı. Beyza'nın tepkisini bekledi. Beyza ona baktı, gülümsedi. "Tutabilirsin, elim ısınır belki.." dedi. Yusuf'un gülümsemesi genişledi. "Isıtırım.." dedi Yusuf. Onları izlemeyi bırakmıştım. Ayaz yavaşça başını kaldırdı. Ona baktım güldüm. "Sıra bende.." dedim. O da gülümsedi. Yavaşça uzandım, başımı dizine koydum. Ayaz saçlarıma uzandı, yavaşça okşadı... Filmin sonlarına doğru her birimiz ayakta uyuyorduk... Doğruldum. Etrafa baktım. Dağılan yerleri topladıktan sonra kimin nerede yatacağını seçmeye çalışıyorduk. Arada kahkaha patlatıyordum. "Bence erkekler salonda yatsın, ben annemlerin yatağında yatarım. Huriş benim yatağımda yatar sende kendi yatağında uyursun." Dedi Beyza. "Tamaam, sorun çözüldü.." dedi Emir uyuklarken. Ona güldüm. Hepimiz yatakları hazırladıktan sonra uyuyakalmıştık.. 💫 Sabah güneş doğarken gözlerim açılmıştı. Zaten çok uyuyabilen biri değildim, bu yüzden erken uyandım. Yatağımdan kalktım. Önce mutfağa gittim, su içtikten sonra salona girdim. Hepsine tek tek baktım. Ve gülümsedim. Hepsinin saçlarını biraz okşayıp salondan çıktım. Ceketimi giyip balkona çıktım. Minik pufun üstüne oturdum ve gökyüzüne baktım. Düşünüyordum.. herşeyi. Zihnim çok karışık şeyler ile doluydu, herşeyi fazlasıyla biriktiriyor ve bunları hiç unutmadan her an düşünüyordum.. o an balkonun kapısı aralandı. Gelen kişiye bakmadım. Yanıma oturdu. Kolunu omzuma yerleştirdiğinde aslında kim olduğunu tam olarak seçememiştim. Ayaz ya da emir di bu kişi. Çünkü Yusuf böyle değildi, herşeyden fazlasıyla çekinirdi. "Ne düşünüyorsun..?" Diye seslendi. Sesi tanıdığımda gülümsedim. Ayaz dan başkası değildi. " İnan, bende hiç bilmiyorum.." diye yanıtladım onu. "Nasıl yani..?" Dedi tekrar. "Zihnim çok karmaşık, karışık halde herşeyi düşünüyorum ve seçemiyorum.." dedim. Güldü. "Bu saatte neden uyandın..?" Dedi.. ona baktım. İlk defa yeni uyanmış hâlde görüyordum onu.. çok saf görünüyordu. Tatlıydı ama hala oldukça yakışıklı duruyordu. "Bilmem, uyuyamadım.. sen neden uyandın?" Diye sordum. "Bende uyuyamadım sanırım. Sen saçımı okşamayınca uykum gelmedi.." dedi güldüm. Başını bir kolumun altına alarak sıkıştırdım, ona sarıldım. "Öyle mi.. Ayaz efendi..??" Dedim. Güldü.. O an tekrar kapı açıldı, bu sefer hepsi birlikte geldi ve yanımıza oturdu. "Günaydın" dedim...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.