"Geceeeee kalk hadi."
"Sadece 5 dakika daha lütfen."
"Gece uyan dedim "
"Anne bende 5 dakika daha dedim."
"Gece sen şaşkın mısın ben senin annen miyim!"
"Ecem!"
"Klasik Gece unuttun yine değil mi daha sen dedin ısrarla sabah 10.00 da bizde ol diye. Hatta Gece hanım şu an saat 10.00 değil farkında mısınız. Saat şu an 11.16 geçiyor şimdi 11.17 oldu."
"Çalar saat gibi saniyesinide söyleseydin bari, tek o eksik kalmıştı."
"Gece seni kendi evinde 1 saat 17 dakika bekleyen benim gelip sen mi bana sitem ediyorsun, ters tarafından kalktın herhalde"
"Pardon"
"Ben odanızdan çıkayımda siz üstünüzü değiştirin Gece hazretleri malum anneniz sizi kahvaltıya çağırıyor."
Yatağımda elime gelen yastığı hızlıca Ecem' e fırlattım. Söylene söylene merdivenden indiğini duydum. Birde bana klasik Gece diyor. Ama Ecem bir konuda haklıydı benim hızlıca üstümü değiştirim aşağı kahvaltıya inmem gerekiyordu. Hızlıca pembe ayıcıklı pijamalarımı çıkarıp altıma mavi kot şort üstüme ise daha dün İstanbul Sosyete Pazarından aldığım yeşil çok kısa olmayan bir crop giydim. Saçımı yapayım derken Ecem beni çağırmaktan pes etmiş olmalı ki annem mutfaktan "Kızım, Ecem seni sofrada bekliyor ne zaman geleceksin" diye bağırmaya başladı. "Geliyorum" diye söyledikten sonra Ecem'in inşallah diyen sesini duydum. Merdivenin 5. basamağından atlayıp Ecem'in yanına oturdum.
"Şükürler olsun geldin"
"Ben hiç bekletir miyim benim bir tanecik minnoş arkadaşımı."
"Gördük zaten hiç bekletmiyorsun seni uyandırmaya gelen ben değildim."
"Poff diledik ya özür"
"Şaka şaka affedildin"
Şükür deyip annemin bana koyduğu soğumuş yumurtayı yedim. Herkes bilir soğumuş yumurtanın tadı ayrı bir kötüdür. Annem içimi okumuş gibi "Eee cancağızım biraz daha erken inseydin yumurtan soğumazdı" dedi. İşte anneler herseyi anlar. Soğumuş yumurtamı ağzıma tıkıştırıp ben yedim afiyet olsun kalkalım mı Ecem dedim. Ecem de bana kafasını salladığında beraber en üst katta ki odama çıktık. Ecem hemen konuya girdi.
"Okulların kapanmasına sevdin mi ben valla hiç sevinmedim seneye sınav senemiz 12. sınıf olacağız üstümüze baya fazla yük gelecek."
"Bende okulların kapanmasına hiç sevinmedim ama seneye aynı sınıfta olacağız o açıdan sevin."
"Nasıl ya her sene sınıflar değişmiyor mu nasıl aynı sınıfta olacağız sen yine bir şey yaptın dimi Gece anlat bakalım bizi nasıl aynı sınıfa düşüreceksin?"
"İyi sihirbazlar sırlarını asla söylemezler o yüzden Gece sırrı diyelim."
Ecem büyük bir kahkaha patlattı. Annem Ecem'in kahkahasını duymuş olmalı ki telaşla, elinde mutfak eldiveni ile bizim odaya koşturmuştu. Merak etme anne iyiyiz bir şey olmadı, hep anneler mi kızlarının içlerini okuyacaklar birazda kızlar annelerinin içini okusunlar. Bu seferde annem büyük bir kahkaha patlattı. Annem gülmeye başladı mı durduramıyor kendisini. O sırada babamın telaşlar içinde odama geldiğini gördüm. "Merak etme baba iyiyiz aaa bak babamında içini okudum gördün mü Ecemciğim ben çok yetenekli bir sihirbazım." Sanırım bir döngüye girdik bu sefer herkes aynı anda kahkaha patlattı. Hemen araya girdim" Merak etmeyin başka telaşlanıp gelecek kimse kalmadı. Dediğim an köpeğim Tosun havlaya havlaya odama geldi "Sanırım sihirbazlığını sen kendin gömdün bak başka biri daha varmış sanırım ilk ve son kendini gömen sihirbaz olarak tarihe geçeceksin" diye söyledi Ecem. Annem ve babam bizi odada yalnız bıraktıktan sonra Ecem yine konuşmaya başladı
"Avm ye gitsek mi?"
"Çok iyi fikir annemlere haber verelim gel hadi"
ANNEEEE biz avm ye gidiyoruz. Gece telefon diye bir şey var arasana. Doğru haklısın. Telefonumu açıp arama kısmına basıp annemi aradım.
Annem telefonu açıp duydum kızım duydum bir daha kine böyle ara bağırma Tosun senin yüzünden havlıyor. Pardon anne görüşürüz dedim ben telefonu kapatmadan annem hızlıca kapatmış bile.Ecem'e izni kopardığımızı söyledim ve merdivenlere koşturduk. Merdivenlerden inmemiz ve evden çıkmamız bir oldu. Tam zamanında çıkmıştık taksi tam bizim çıktığımız vakit evimizin önünden geçiyordu. Hemen taksici abiye gideceğimiz avm nin ismini söyledik ve yola çıktık. Ee tabii bizim Ecem ile yapmadan duramadığımız şeyi yaptık "dedikodu".Avm ye vardığımızda ilk gittiğimiz yer -her zaman- Ecem'in favorisi olan ve beni her buraya geldiğimizde götürdüğü Sephora oldu.
"Hadi birbirimize parfüm alalım sen bana al bende sana alayım."
"Ecem bak iyi oldu bu senin zevkin iyi ben kendime güzel bir parfüm bulamıyorum sen bana bulursun"
"Tamadır, bak sende bana güzel bir koku bul bulamazsan bozuşuruz."
"Aa ben sana ne zaman kötü bir şey aldım."
"Her zaman"
"Şakanın sırası değil hadi alacaksak alalım"
"İki espri yaptık sinirlendin hemen, sen sinirlenince olmuyor hadi ben bakmaya başladım."
Reonun en sonuna gittim orada çiçekli parfümler vardı. Ecem' in evine her gittiğimde çiçekli parfümler vardı hatta bir gün Ecem'in evine gittiğimde tüm çiçekli parfümlerinin çiçeklerini ezberlemeye çalışmıştım. Herhalde lavanta yoktur diye lavantalı parfüm aldım. Ben parfümü öderken Ecem hala bakınıyordu. Tam mağazadan çıkacaktım ki annem beni aradı.
"Gece acil eve gelmen lazım."
"Anne iyi misin ne oldu."
"Eve gelince anlatırım biraz hızlı ol"
"Anne şimdi anl-"
Telefonu kapatmıştı genelde böyle bir şey yapmazdı. Ecem daha bakınıyor mu diye baktım. Ne alacağını bulmuş olmalı ki kasada ödüyordu. Hızlıca yanıma koştu ve paketi bana verdi bende ona verdim. Aynı anda paketleri açtık. Ecem bir anda sevinç çığlıkları attı
" AAAAA bu uzun zamandır benim istediğim parfümdü çok teşekkür ederim Gece."
"Ne demek" derken göz kırptım. Paketten parfümü çıkardıktan sonra kokusuna baktım gerçekten çok güzeldi
"Ecem sen gerçekten çok zevkli birisin çok teşekkür ederim"
Ecem de benim taklidimi yaptı.
"Ecem beni annem acilen eve çağırdı gerçekten çok endişeliydi benim eve gitmem lazım bugün seni çok oyaladım özür dilerim"
" Sen kendi isteğinle gitseydin o zaman külahları değiştirdik ama biricik Selnur teyzeciğim istediyse bir şey diyemeyeceğim zaten saat çoktan 16.43 olmuş görüşürüz Gece.
"Görüşürüz çalar saatim görüşürüz"
"Geceeee"
Kıkırdayıp Ecem'in yanından gittim bugün uğurlu günüm mü bilmiyorum ama taksi yine ben çıktığımda geldi. Şükürler olsun şükürler olsun şükürler olsun. Avm bizim eve yakın olduğu için 5 dakika da vardım. Zile basmamla annemin kapıyı açması bir oldu.
"Gece acil konuşmamız lazım"
"Anne birazcık sakin olur musun iyi misin?"
"Büyükannen çok hasta"
"Ne"
"Ve büyükannen için Ankara'ya taşınmamız lazım."