İçeriğe geç

Hatırlanmayan Bahçeler

Bölüm 4 · 1 dk okuma

Hatırlanmayan Bahçeler

Bölüm 4

4.Bölüm (Final) "Bahçenin Çiçek Açışı"

Zaman, o evde artık farklı akıyordu. Deniz için geride kalan kırgınlıkların, keşkelerin ve acı dolu yılların yerini, babasıyla geçirdiği her anın kıymetini bildiği sessiz ama derin bir kabulleniş almıştı. Tahir Bey’in zihni, sonbahar yaprakları gibi birer birer düşmeye devam ediyor; bazen adını, bazen de hangi mevsimde olduklarını unuttuğu anlar çoğalıyordu. Ancak artık bu unutuş eskisi kadar korkutucu değildi; çünkü Deniz, babasının unuttuğu her anıyı onun yerine hafızasında taşıyor, o ağır yükü birlikte omuzluyorlardı.

​Her sabah ilk iş olarak birlikte arka bahçeye çıkıyorlar. Deniz, paslı demir kutudan çıkardığı o sararmış fotoğrafları ve defteri yanından ayırmıyor; babasının ellerini tutarak bahçedeki yabani otları birlikte temizliyorlardı. Tahir Bey, zihninin en kuytu köşelerinde kalan eski botanik bilgilerini bazen mırıldanarak hatırlıyor, ellerini toprağa bulamaktan huzur duyuyordu.

​Bir ilkbahar sabahı, güneş evin arkasındaki o uzun süredir kilitli duran bahçeye, tam da yıllar önce solmuş olan gül öbeklerinin üzerine cömertçe vurdu. Deniz, elindeki çapa ile toprağı havalandırırken, toprağın altından başını uzatan minik, yeşil filizleri fark etti. Yıllardır bir damla sevgi ve bakım görmeyen o toprakta, hayat yeniden ve inatla yeşeriyordu.

​Deniz, hafifçe gülümsedi ve başını kaldırıp yanındaki bankta oturan babasına baktı. Tahir Bey, gözlerini bahçenin rengarenk uyanışına dikmişti. Yüzündeki o yorgun çizgiler, sanki doğanın bu uyanışıyla biraz olsun yumuşamıştı. Yaşlı adam, yavaşça başını kızına çevirdi. Zihnindeki sis perdesi o an tamamen aralanmış gibi, gözlerinde devasa bir berraklık ve sonsuz bir sevgi parladı.

​"Deniz..." diye fısıldadı, sesi bu kez hiç olmadığı kadar net ve sağlam çıkıyordu. "Bahçe... Nihayet hatırladı."

​Deniz gözlerindeki yaşları tutamayarak babasına sarıldı. Babasının kollarının arasında, yıllardır kalbini sıkan o soğuk taşın tamamen eridiğini hissetti. İnsan, hayatı boyunca her şeyi unutabilirdi; hatıralar silinebilir, yollar çatallanabilirdi. Ama sevgi, en derin toprakların altında bile saklansa, doğru zamanda ve doğru kalpte yeniden çiçek açardı.

​Ve o bahçede, unutuluşun ortasında kurulan o sessiz köprü, ikisini de sonsuza kadar birbirine bağladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.