Bugün okul balosu var. Kalbim küt küt atıyor. Normalde içe kapanık olduğum için parti veya balo gibi şeyler beni strese sokuyor. Başka hiçbir şey düşünemiyorum. "Hazır mısın?" diye sordu Alamea. "Evet," dedim ve dışarı çıktım. Mor, zarif bir elbise giyinmiştim. Omuz askılıydı, işte bu yüzden de elbise düşer diye korkuyordum. Sonra denedim ve bana tam oldu. Artık düşmeyeceğini daha doğrusu düşemeyeceğini bilmek beni rahatlattı. Aynaya baktım ve- NEFESİM KESİLDİ. Çok güzel görünüyorum. "Çok güzelsin." dedi. Gülümsedim. Alamea benim ortaokul arkadaşım, o zamandan beri çok yakınız. "Seninki de çok güzeldi." dedim. İlk önce balo elbisesini o denemişti, sonra da ben. Derin bir nefes aldım ve verdim. "Bir yürümeyi denesene, sıkıyor mu bakalım." dedi omuzuma dokunarak. "Tamam" dedim ve elini omzumdan çekti. İlk adımı attım ve gerisi geldi. Beş adımdan sonra geri dönüp eski yerime geldim. "Nasıl?" diye sordu. "Hiç sıkmıyor ayrıca topuklularda iyi. Rahatsız olmuyorum." dedim elbiseme bakarak. Çok güzeldi, ışıl ışıl. "Biliyor musun baloda tüm ilgiyi kendine çekeceksin." dedi ellerini göğsünde birleştirerek. Güldüm. "Acaba Nolan nasıl olacak?" diye mırıldandı. Noran, dört aylık biricik sevgilisi. "Eminim ki yakışıklı olacaktır her zamanki gibi." dedim. Kızardı ve kahkaha attı. "Her neyse gidelim artık." dedi. "Evet, geç kalırsam babam kızacak." dedim. Babam çok sinirli biriydi. "Tamam çıkart o zaman." dedi. Başımı salladım ve kabine geri girdim. 15 dakika sonra yoldaydık. Alamea taksiyle beni eve bıraktı. Ona el salladım ve eve girdim. Salonda nedense hiç kimse yoktu. "Anne?" diye bağırdım. Ses gelmedi. Hızlıca odama gittim ve elbisenin olduğu poşeti dolabıma koydum sonra da mutfağa girdim. Orada da annem yoktu. "Baba?" diye bağırdım. Üst katlardan ayak sesleri geldi. Neden bilmiyorum ama kalbim hızlı atmaya başladı. Mutfaktan çıktım. "Baba?" diye sordum. Ç-çok sinirli görünüyordu. "Annemler nerede?" diye sordum. "Neredesin! Saat kaç oldu biliyor musun!" diye bağırdı. Sesi o kadar yüksek çıktı ki titremeye başladım. Sol bileğimdeki saate baktım. 17.00. E bu saatte gelmem gerekiyordu. "Baba saat daha beş." dedim sakince. Bir kaşını kaldırdı bana doğru ilerlerken. Yutkundum. "Saat üçte gelecektin ya!" diye bağırdı saati işaret ederek. "Baba saat üçte çıktım ben. Dün saat beş diye anlaşmıştık, hatırlamıyor musun?" diye sordum. Merdivenlerden hızlı adımlar ile abim indi. Ohh hayat kurtarıcı meleğim benim. Babam ona döndü ve "Dün saat beş mi demişti üç mü?" diye sordu. Abim bana baktı. "Beş" dedi. Evet, eminim beş demiştim. Bana döndü, artık sinirli görünmüyordu. Daha çok... Şaşırmış gibi. "Beş?" diye sordu. Başımı salladım. Omuzlarını geri attı. "Ben yanlış mı hatırlıyorum yani?" diye sordu. "Y-yok.. dün bir çok şey yaşanmıştır o yüzden kafan karışmıştır." dedim onu sakinleştirmeye çalışarak. Annem geldi. Demek ki evdeydi. "Ne oluyor burada?" diye sordu babama koşarak. Ayy... "Bu gız saat beş mi demişti üç mü?" diye sordu anneme dönerek. Yutkundum. "Beş." dedi annem. Babam bana baktı. Bana yaklaştı. "Geç odana." dedi. Kendisinin suçlu olduğunu kabul etmiyor da neyse. Hızlıca odama gittim. Kapıyı ses çıkartmadan kapattım ve kilitledim. Yatağa yattım ve sırtımdaki ağrının geçmesini bekledim. "Bana inanmıyor, onlara inanıyor!" diye kendimce söylendim. Daha bir şeyi düzgün hatırlayamıyor. Her neyse, ayağa kalktım ve rahat pijamalarımı giyindim. Sonra da elbiseyi astım. Yarın bunu giyineceğim için çok heyecanlıyım. Evet, olumsuz şeyler yerine olumlu şeyler düşünmeliyim.
Bölüm 1
Balodan Önce
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.