İçeriğe geç

Haobur

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Haobur

Bölüm 1

Kumarbaz

Gürültülü bir şekilde demir kapının açılması farklı renklerdeki onlarca gözün açılmasına artık eşdeğerdi. En sağ ranzanın altından bir kalkma sesi ve bütün ranzalardan örüntü halinde bir hareket. 05:15 koridorda konuşma sesleri, 05:16 temas! Boğuşma başlamıştı. 05.16 da sekmeyen sabah boğuşmasının kenarından sıyrılıp Kod555'den kıyafetlerini alıp bir köşede üstüne geçirdi. Bu rutin artık alıştığı bir durumdu. Bi kaç çeşit ekmek ve sebzeden oluşan kahvaltı tabağını alıp durulmaya başlayan boğuşmaya doğru kahverengi gözlerini gezdirdi. En yakın yemek masasında ekmeğinin içine tabakta ne bulursa doldurdu ve peçeteye sardı. Arkasındaki kalabalığı son bir kez kontrol edip cebine pek de doyurucu olmayan sandviçini tıkıştırdı. Hızla çıkışa yönelirken gördüğü ilk mermere tabağını savurdu. Çıkış kapısında Kod555'e taramasını bitirmesini sabırla bekliyordu. Dışarı adımını attığında yaptığı ilk iş bir konteynırın üstüne oturup ekmeği midesine yollamak olmuştu. Fakat henüz yemeğini sindiremeden kısa boyu, hafif uzun siyah saçları yine yüzüne düşmüş olan çocuğu gördüğünde hızla aşağı atladı. ''Burda ne işin var!?'' Görünüşe bakılırsa onu takip etmişti. ''Sadece bu gün seninle takılıp takılamayacağımı merak etmiştim.'' Zavallı çocuk sadece bunu öğrenmek için onu takip etmiş ve çıkış yapmıştı. ''Seninle takılmak mı!? Bunu hangi kafayla düşündüğünü merak ediyorum.'' Olumsuz ve yılmış bir şekilde kafasını salladı, kararlı adımlarla bulunduğu ara sokaktan meydana yürüdü. Kalabalık olmaktan asla vazgeçmeyen o meydan. ''Hey! O kadar kötü olamaz, hadi çok eğlenicez-'' hızla duraksayıp ona döndü ve aşağı doğru eğildi. ''Seni eğlendirmeye vaktim yok, işim var çocuk. Ben senin arkadaşın olabilecek biri değilim.'' çocuk yalnızca onun uzaklaşmasını izledi. Son bir defa denemekten zarar gelmez diye düşündü. ''Arkadaşız diye düşünmüştüm!'' bu deneme sadece canını yakmıştı. ''Öyleyse yeni bir arkadaş bul çünkü bu artık yok!''

Ofisin girişinde saatle göz göze gelir gelmez bir rahatlama hissetti. 05:58 Yalnızca iki dakikayla kurtulmuştu. Boynunu gevşetip masaya yöneldi. Elini saçından geçirmesiyle bi anlık gözü çarpmıştı... lanet kod...

Sonunda masadan kalkma vakti gelmiş ve dönüyordu. Meydandan geçerken kalabalığın tek bir yerde toplandığını anlamak zor değildi. Bir merakla o yöne yöneldi. Bu kadar dağınık yürüyen bu topluluğu bir araya toplayan şey neydi ki şimdi? Ekranda gri saçlarıyla, açık mavi gözlerin uyumu ve yaşını belli etmeyen o yüzü gördüğünde duraksadı. Başkan normalde pek konuşma yapan birisi değildi. Bu gün ne değişmişti. Kendini biraz daha yapılan konuşmaya verdiğinde yeni bir karara varıldığını anladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.