İçeriğe geç

Hanok

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Hanok

Bölüm 6

5.ʙᴏ̈ʟᴜ̈ᴍ

"Rehaa!"evet tek ayağımla merdivenlerden inmek -inmeye çalışmak- kötü bir fikirdi.Daha basamakların yarısına bile gelmeden dengemi kaybedip merdivenin korkuluklarına daha da sıkı tuttum."Vurdun bari sahip çık öleceğim burda"diye bağırdım aşşağı doğru.Bir hareketlenme sesi durdum ve saniyeler sonra Reha'nın hızla merdivenlere yöneldiğini gördüm.Hemen yanına gelip inmeme yardımcı oldu.Mutfağa geldiğimizde sandalyeyi çekip beni oturttu.Teşekkür etmem mi gerekiyordu bilmiyorum ama ben sadece aval aval baktım.

"Vişne suyu mu,elma suyu mu?"

bu soruyu bana yönelten kişi Tarıktı."Vişne" diye mırıldandım.Önümde duran bardağa vişne suyu doldurup yerine oturdu.

"Esin Tarık bu evde yemek ve ev işlerinden sorumlu.Sedat ise güvenlik ve sen iyileşene kadar sana bakmakla görevli.Onları bir çalışan veya arkadaş olarak düşünebilirsin."

Bu aralar olan her şey saçmaydı ne yani karşımda duran yapılı adam evde temizlik yapacak ve ona göre daha ufak tefek olan ı adam da bizi mi koruyacak.

Masada duran pancake ve kahvaltılıklara ilişti gözüm.Hepsini Tarık yapmış olmalıydı ve belliki bu işte iyiydi.Sedat ise silah kullanmakta iyi olabilir belki.

"Hadi sen kahvaltını et" dedi Reha düz bir sesle.Bu gün nedense durgundu ve sürekli somurtuyordu.Onu tanımadığım için her zaman mı böyle yoksa bir terslik mi var anlayamıyordum.Pek de önemli değildi.

Hanok...

Gerçekten korkutucu.

Bir süre kimsenin ağzını bıçak açmadı.Tam bir şey sormak için dudaklarımı araladım ama sonra vazgeçerek tekrar kapattım.Sende seçilmiş birisin,beni neden sen buraya getirdin? demek istedim ama alacağım cevaptan korktum.

Sanki birşeleri bilmesem daha mutlu olacakmışım gibi,sanki onlar hiç yaşanmamış olacak gibi.

ʙɪʀ ʜᴀғᴛᴀ sᴏɴʀᴀ

Güneş çoktan batmıştı,saat kaç bilmiyordum.Gökay birkaç saat önce işlerinin olduğunu söyleyip gitmişti.Şimdi ise benim için çağırdığı doktor beni kontrol ediyordu.

Her geçen gün daha da iyi oluyordum Tarık ve Sedat da bana oldukca iyi davranıyorlardı.Yani halimden memnundum.

Fakat Rehanın yüzü hiç gülmüyordu sürekli olarak birşeyle uğraşıyordu.Sabah akşam bilgisayarında birşeyler yapıyordu.Uyuduğunu hiç sanmıyorum,o gerçekten kötü durumda.

Benimle ilgilenen erkek doktor ayağa kalktı.Buradaki herkes neden erkek onu da anlamış değilim.Adam bana bakarak gülümsedi "Kurşun risk oluşturabilecek herhangi bir yere gelmemiş.Zaten sana ilk müdahaleyi yapan kişi de mermiyi çıkarıp temizlemiş.Bu duru da senin yapman gereken tek şey kendini pek zorlamamak ve zamana bırakarak yaranın kapanmasını beklemek."

Başımı sallayarak onayladım"Tamam ben dikkat ederim" adam toparlandı ve kapıya yöneldi "Ben Gökay beye zaten yapılması gerekenleri ve yara merhemini ilettim.İyi günler"dedikten dakikalar sonra evden çıkmıştı.Zor bele mutfağa gittim,Tarık yemek yapıyordu ve beni görünce koşar adımlarla yanıma geldi."Şu doktor,senin için bir koktuk deyneği bıraktı.Tabii Sedat ve ben hep buradayız ama istiyorsan kullan."dedi eliyle köşede yerde duran koktuk deyneğini göstererek.Başımı salladıktan sonra eğilip aldım ve kolumun altına yerleştirdim.Rahat değildi ama işimi görürdü."Teşekkürker.Yemek mi yapıyorsun?" cevabını bildiğim o soruyu sordum ve "evet" cevabını aldım.Tezgaha yöneldim ve olabildiğince tatlı bir biçimde "Ben kurabiye yapabilirmiyiim?"diye sordum.Tarık saçma sapan halime güldükten sonra beni onayladı "Hadi bakalım birşeyler becerebilecek misin."

"Senden bile daha güzel yaparım"

"Göreceğiz"

💚

Malzemeleri toplayıp içi yumuşak dışı sert olan damla çikolatalı kurabitemi yapmaya başladım.Bunu yaparken bir hafta kadar önce Kayrayla aramızda geçen muhabbet aklımdan çıkmadı.Acaba kurabiteleri bir şekilde ona ulştırabilirmiydim.Sanmıyorum.

Hamuru hazırladıktan sonra yağlı kağıt serdiğim tepsiye kaşıkla koydum ve tepsiyi ısıtılmış fırına sürdüm.

On beş dakika kada sonra fırının önüne,parkeye oturdum ve fırın camıına yaklaşıp pişip pişmediğine baktım.Yeterince piştiğini görünce kapağı açtım ve ayağa kalktım.Yüzüme fırının sıcaklığı çarparken evi taze kurabiye kokusu sarmıştı.Nemli bezle tepsiyi tutarak tezgaha koyduğum sırada kapı çaldı. Tarık çoktan yemek hazırlamayı bitirmiş ve masayı hazırlamıştı,şimdi de büyük ihtimalle o kapıyı açmıştı.

Kurabiyelerden birini tuttuğum gibi dağılması bir oldu ve bende soğuması için bırakmaya karar verdim.Ufak adımlarla yemej masasına gittim ve Rehayı beklemeden oturdum.Birkaç saniye içinde Sedat,Tarık ve beklemediğim bir şekilde Reha yabında birisiyle gelmişti.Yanında saçları yüzüne düşen çocuğu tanımak pek de zor değildi.Karşımda duran kişi Tunaydı.Şaşkınlığımı gizlemeyerek gözlerimi kacaman açtım ve dudaklarım aralandı."Tuna" diye mırıldandım."Evet ta kendisi"dedi alayla.

"Sendemi bir elçisin?"kafamda çok fazla soru vardı,yine."Hayır ben bir kontrolcüyüm."dedi ve ukala bir gülümsemeyle göz kırptı.

Bölüm sonu

1 yorum