Bir sabah uyandığımda annemle babam her zamanki gibi kavga ediyordu. Onların seslerini duymaktan bıkmıştım artık. Neredeyse her sabah aynı şey yaşanıyordu. Acaba kavga etmekten bıkmıyorlar mıydı? Gerçekten merak ediyordum. Onların evlilikleri artık yoktu. Babam eve her gece geç gelirdi annem ise her gece babama nefretini kusardı. Onlar benim için bu evliliğe katlanıyorlardı ama ben artık onlara katlanamıyordum. Hele babam... Babam annemi aldatıyordu onu bir kaç kere başka kadınla mesajlaşırken görmüştüm annem söylemeyi düşünmüştüm ama bana inanmayacağını düşünüyordum.
Babamın annemi aldattığını yeni öğrenmiştim ve bu yük bana gerçekten çok ağır gelmişti, bu sabah kavga ettiklerinde ise bıkmıştım. Benim adım geçmişti. Babam anneme "Sen neden hala bu evdesin?!" diyordu. Annem ise babamın suratına doğru hiddetle bağırarak " Tabii ki Asel için kalıyorum. Kim için kaldığımı düşünüyordun? Senin için mi? Hah güldürme beni" annem sözlerini bitirdiğinde kollarını göğsünde birbirine dolamıştı. Babam " Sanki Asel'i çok düşünüyorsun, onu gerçekten düşünseydin bu evden çekip giderdin." dedi anneme. Ben kapının eşiğinde ikisini izliyordum birden gözleri bana döndü ikisininde, ikisi de gayet sevecen bir şekilde görünmeye çalışarak bana yaklaştılar. Annem yumuşak bir ses tonuyla sanki daha demin o bağırmıyormuş gibi " Uyandın mı tatlım?" dedi. Babam da elini bana uzatıyordu ki elini ittirdim. Derin bir nefes aldım ve ikisine bakarak " İkiniz de beni düşünmüyorsunuz." dedim. İlk önce annemin gözlerinin için baktım. " Sen anne her Allah'ın günü bu evden uzaklaşmak için arkadaşlarının evine gidiyorsun eve babamdan hemen önce geliyorsun nasıl olsa karnım doyuyor." Bunları çok duygusuz bir şekilde söylemiştim ancak içimde harlanan bir öfke ateşi vardı. Ve annemin gözlerine baktığım zaman üzüldüğünü görebiliyordum ama yüzündeki hiçbir mimik buna işaret etmiyordu.
Babama döndüm gözlerinin ta içine baktım ve bu sefer bağırmaya başladım. " Sana gelince baba anneme beni sevmediğini ve düşünmediğini söylüyorsun asıl beni sevmeyip düşünmeyen sensin. " dedim. Babam tam ağzını açacaktı ki içeri girip kapıyı kapattım babamla annem kapıyı açmam için ısrar ediyorlardı bense çantamı telefonumu ve yanımdan ayırmadığım eşyaları çantama dolduruken onları hiç dinlemiyordum. Kapıyı hızla açıp odadan çıktım. Oradan da bahçeye çıktım. Çocukluğumdan beri bizimle olan güvenlik Fazıl abi tek kelime etmeden kapıyı açtı çünkü hızlı hızlı yürüyordum ve sinirli olduğum zaman yanıma yaklaşılmıycağını Fazıl abi gayet iyi bilirdi. Evden azıcık ilerlediğimde yağmur yağmaya başlamıştı. Beni sevdiğini söyleyen aileme baktım ama ikisi de arkamdan gelmiyordu. Bu durum beni hem üzüp hem güldürmüştü. Kulaklığımı takıp yürümeye başlamıştım ki bir şeye çarpıp suya düşmüştüm. Tam ne olduğuna bakıcaktım ki gözlerimi açtığımda bambaşka bir yerdeydim.
