4 SAAT sonra Tüm aile sabah kahvaltısında bir araya gelmiştir.
Herkes keyif içinde kahvaltısını yaparken ,Mustafa gece gördüğü kabusu dusunmektedir ,arada ailesine ayak uydurmak için konuşulanları anlamış gibi tebessüm edip tepkiler vermektedir .
Söylenen herşeye ... aynen evet yani gibi kelimeler kullanır...( Gecistirir) Aycan Babasına (bugün beraberiz dimi baba ? Seni çok özledim) der . Mustafa okadar dalgın dır ki Aycan üç kere Aynı soruyu sormasına rağmen onu duymaz... En sonunda Zeynep Mustafa'yı dürter Mustafa ufak bir acı hissiyle konudan habersiz Zeynep'be bakarak ne olduğunu anlamaya çalışır ..
Zeynep Mustafa'ya endişeli bir şekilde ( Neyin var senin iyi görünmüyorsun ) diye sorar .
Mustafa gece gördüğü kabusa çok kaptırdığı nı fark ederek Zepnep hanıma sadece ( hiç hayatım sadece yorgunum ) der ...
Sonra ( gördüğüm kabusun neyini anlatayım ki saçma sapan bir kabustu ) der için den bu arada sorusuna hala net cevap bulamamış Aycan artık 4. Kez ve biraz da ümidi keserek sorusunu tekrarrar . ( Baba bugün benimle geziceksin dimi ? ) Der ..Mustafa küçük kızının gözlerinin içine baka kalır ,o küçük bedenin yarı umutsuz yarı umutlu bakışlarını süzer . Kızıyla bir gün geçirmenin kızının küçük dünyasında ,kendisinin kendisinin ne kadar büyük ve kahramanca bir şey yapacağını düşünür ,öyle ya çocuklar için babalar birer kahramandır ,ele ki bu bi kız çocuğu ise , Mustafa bira daha kızını süzdükten sonra yüzünde kocaman bir gülümseme olur ( gel bakalım küçük prenses ) der ve devam eder ( bugün nereye gitmemizi emredersiniz prensesim )..
Aycan ( babacığım geçen sene doğum günümü kutladığımız sahil kenarında ki yere gitmek istiyorum) der . Mustafa kızının alnını öperek ( tabi emriniz benim.içim zevktir hadi koş hazırlan ) der. bütün bunlar olup biterken ailenin büyük kızı Burcu şaka varı biraz da gönül koyarak , ve suratın da sahte bir gülümseme ile babasına ( ol biz hiç böyle gezmelere götürülmedik kıskandım patron ) der .Burcu babasının otoriter oluşundan dolayı ona hep bu lakap ile seslenir ( patron )
Mustafa Burcuya dönerek mahcup bir yüz ifadesi ile tebessüm ederek ( kızım ilk göz ağrım benim benim için Aycan neyse sende aynısın o zaman ki şartlar ) der Burcu sözünü keser yüzündeki yapmacık gülümsemeyle konuşmaya başlayınca içindeki baba özlemi duygusunu bastirmakta zorlanır.. göz yaşlarını tutmak için yüzünü iyice kasar ,sahte gülüşünden şişik gamzeli yanakları titremeye başlar ve sadece ( biliyorum patron sadece şaka yapiyorum) der .
Saat hızlıca geçmiş akşam üstü olmustur . Evde sadece Burcu kalmıştır kış mevsimi olduğu için hava erken kararmaktaydı, evin giriş katı komple camlardan oluştuğu için ,dışarıda çam agaçları,gül dalları ve yem yeşil çimenlikler ,onların arasin dan geçen güzel taş patika yo oldukça rahat bir şekilde görünür ,
Hava oldukça kasvetli ve fırtınalıdır ,rüzgarda savrulan yağmur damlacıklarının cama vururken çıkardıkları ses Burcuya bir piyano sesini anımsatır ,daha sonra kahvesi hazır olunca ,elindeki kitabı alarak cam kenarına uzanır ,keyifli bir şekilde kitabını okumaya başlar..zaman ilerlemiş akşam olmuştur , Burcu zaman kavramını unutmuş ,kitaptaki sayfaların arasında canlandırdığı hayalinde ,resmen kaybolmuştur .ama bu sessizliği üst kattan gelen gıcırdama sesi bozar..
Burcu bu sesi duyunca ,sadece evin ahşap ,zemininden kaynaklı olduğunu düşünür , öyle ki arada buna benzer gıcırdama sesleri duyuluyordu ..
Burcu içinden ( ah şu ahşap zemin rahat versen olmuyordu sanki ) der ve tekrar kitaba odaklanmaya çalışır,tam kendini kitaba odaklamışken bu sefer yukarıda ki odalardan birinin hızlıca kapandığını duyar ..hemen elindeki kitabı bırakır damarlarında ki bütün kan sanki beynine hücum etmişcesine başında aşırı sıcaklık hisseder .( Herhalde ben kitap okurken annemler geldi fark etmedim) der .bir yandan da içine ,bir korku düşer ,aklı yukarıda gelen seste kalır .
Kitabına tekrar odaklanamaz , ve televizyonu açmaya karar verir ,bu sırada Burcunun kanını donduran ve bundan sonraki ,korku silsilesinin başlangıcı olan ayak seslerini duyar . Burcu müthiş bir korku içerisin de ne yapacağını bilemez halde sadece geri çekilir ,ve üst kattaki seslerin mantıklı açıklamasını düşünmeye başlar .
Burcu titrek ses tonuyla (Anne senmi geldim ? ....Anne ? .... Kim var yukarida ) Burcu daha korkmuş şekilde seslenmeye devam ederek aynı zamanda mutfağa geçerek çekmeceden büyük bir bıçak alır tekrar arkasını dönerek ,ahşap merdivenlere yönelir merdivenlerden çıkmaya başlayınca ,bir kadının biriyle konuştuğunu duyar ,birazda yukarı çıktıkça , kadın sesinin kendi annesine ait olduğunu anlar ,ve biraz rahatlar ama diğer sesi tanıyamaz o ses boğuk ve anlaşılmazdır ,üstelik bilmedi bir dilde konuşuyordur ,annesi o kişiye Türkçe cevap vermektedir ,Burcu yine tedirgin olmays başlar ,içinden bir şeylerin normal gitmediğini anlamıştı..daha sonra Annesinin yankılı sesini duyar ( Burcu gel bak Muzaffer abin burada ,...) Der ve kahkalar atar ,oldukça şeytani kahkalar atar ,Burcu sesin geldiği odanın ,kapısına gelir ve derin bir nefes alarak kapıyı açar ,aman Allah'ım gördüğü şey alışıla gelmişin çok ötesindeydi ,odanın içi bir kazan dairesine dönüşmüş,ve odanın sağında annesi kanlı kırmızı gözleriyle ,kin dolu bakışlarla Burcuyu süzmektedir ..
Annesinin hemen arkasında bir mezar vardır .
Mezarın içi açık ve içinde de muzaffer yatmaktadir ,
Annesi Burcu'ya ( gel kızım korkma Muzaffer abine sarıl seni çok özlemiş ) der
Burcu gördükleri karşısında şoka uğramış şekilde ellerini ağızına götürerek yavaş ve ağır adımlar ile odadan geri çıkmaya çalışır ..
Odadan çıkar çıkmaz var gücüyle koşmaya başlar arkasına bakmaya korkar annesi zannettiği kişi ile muzaffer dediği kişi sanki hemen arkasındaymış gibi korkarak ,sadece çıkış kapısına bakarak koşar ...
