Yasak Yakınlık
Lythiel her gün gizlice Nekor'a gidiyordu.
Parus'un durdurulabileceğine inanıyordu.
Bir akşam...
Taht salonunda yalnızdı.
Parus zırhını çıkarmıştı.
Artık üzerindeki mumya bezlerinden eser kalmamıştı.
Sadece omuzlarında birkaç eski keten parçası kalmıştı.
Yüzü...
Gerçekten bir kralın yüzüydü.
Keskin çene hattı.
Koyu saçlar.
Altın gözler.
İki milyon yıllık yalnızlığın bıraktığı derin bir hüzün.
Lythiel onu izlediğini fark edince gözlerini kaçırdı.
Parus gülümsedi.
"Benden korkmuyor musun?"
"Hayır."
"Neden?"
"Çünkü sen kötü biri değilsin."
Parus uzun süre sustu.
"Yanılıyorsun. İyi kral yoktur, güçlü kral vardır. Kalbinin söylediğini değil, zihninin söylediği şeyi yapar”
Her cümlesi elf güzelini daha fazla etkiler.
Kendini alıkoyamaz.
Bir şairin gizemli sözleri gibidir, onu alır götürür bilinmezliklere…