
Havaların iyice ısınmış olmasından dolayı yerimden kalkacak gücü kendimde bulamıyordum. Diz üstü bilgisayarımı yanıma alıyor ve karşıma çıkan tüm duygusal konulu gençlik filmlerini izleyip bitiriyordum. Bir sene boyunca çalışmaktan o kadar bunalmış ve yorulmuştum ki geçen zamanlarımı kafamı dinlemek için kullanıyordum.
Şu zamana kadar ertelediğim tüm işlerimin başına bu Pazartesi günü geçeceğimi düşünüyordum lakin bir yanım böyle olmayacağından emindi. Mezun olmamızın üzerinden bir hafta kadar bir süreç geçmesine rağmen balomuz bu akşam yapılacaktı. Yine de içimde katılmak gibi bir istek yoktu, yalnız başıma kalıp gergin bir şekilde baloda bulunacağıma kendimi daha rahat hissedeceğim bir yere gitmeyi planlıyordum; dans kursuna.
Bu mahalleye taşınmamızın üzerinden yaklaşık 3 aylık bir süreç geçmişti. 2.dönem annemin işi dolayısı ile Ankara'dan İzmir'e taşınmıştık. Bu süreç içerisinde dışarıdaki tek aktivitem mahallemizde bulunan bir dans kursuna yazılmak olmuştu. Dans kursunun sahibi olan Dilara abla ile bu sayede yakın sayılabilecek bir dereceye gelmiştik. Kendisi aynı zamanda yan apartmanımızda oturuyordu ve sık sık annemi ziyarete geliyordu.
Her zamanki gibi bu sabahta uyandığımda evin içerisinde telaşla gezinen annemi gördüm. Onun bu hâline alışık olduğum için üzerinde pek durmadan odama geri yönelip, banyodan sonra giymek için kıyafetlerimi çıkardım. Üzerime pembe boyundan asmalı elbisemi çıkarıp kendime gelmek için duşa yöneldim. Yüzüme ve saçlarıma genel bir bakım yapıp, duş aldıktan sonra çıkardığım elbiseyi giydim. Takılarımı taktıktan sonra yüzümü nemlendirerek hafif bir makyaj yaptım. Saçlarımı kurutup düzleştirdim mavi bir bandana ile tamamen düzene soktuğuma emin olduğumda son olarak parfümümü sıkıp Dilara ablaya hoşgeldin demek için aşağıya indim.
Lakin mutfaktan içeriye girdiğimde beklediğim tek kişi Dilara abla olmasına rağmen içerideki insan kalabalığını gördüğümde dudaklarım istemsizce aralandı. Şaşkın bakışlarımı üzerinde hisseden Dilara abla bana dönerek gülümsediğinde aynı şekilde tebessümle karşılık verdim. Ancak evin bu kadar kalabalık olması gerilmeme neden olmuştu, bir de bu konuda bir bilgiye sahip olmamamda buna katkı sağlamıştı.
"Günaydın Berfu, bugün fazladan birkaç misafirle geldim. Oğlum Çağın ve diğerleride arkadaşları. Siz gençler daha sonrasında tanışırsınız öyle değil mi?" Bakışlarım ilk önce eli ile yan tarafında gösterdiği çocuğa kaydığında aynı şekilde o da dikkatlice beni izliyordu. Bundan rahatsız olarak tırnaklarımı etime geçirirken bakışlarımı onun üzerinden çekmedim. Dağınık siyah saçlarını, mavi gözlerini ve üzerine giydiği mavi gömleğini dikkatlice inceledikten sonra bakışlarımı masada oturan diğer kişilere çevirdim. Aralarında üç erkek ve bir kız vardı. Bana gülümseyerek bakan kıza aynı şekilde karşılık verdim. Sarı ve bukle bukle olan saçları, kahverengi gözleri vardı. Üzerine bir tişört altına ise şort giymişti. Diğer üç erkeğe de kısa bir bakış attığımda çekinerek önüme döndüm.
"Tabii tanışırız.."