İçeriğe geç

Günlük

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Günlük

Bölüm 1

BÖLÜM 1

18 Mayıs 1953

Küçük bir çocukken bile hiçbir zaman günlük tutamadım. Birçok kez başlamayı denedim, hatta bazılarını da devam ettirdim ama sanırım bu başlangıcım çok daha istikrarlı olacak. Ben Ayla. 18 yaşındayım. Aslında bu sene üniversiteye gitmek istiyorum. Ailem her ne kadar okumamın anlamsız olduğunu ve eğer bunun için uzak bir yere gidersem onlardan kopacağımı düşünüyor. Zaten yaşadığım yer küçük olduğu için, buradaki insanların üniversiteden de pek haberleri yok açıkcası. Bizim mahallemizde de çocukların hiçbiri üniversiteye gitmedikleri için ailem benim bu isteğimi bir hayal olarak görüyorlar. Ama ben gitmek istiyorum. Başka yerler görmek, kabuğumdan çıkıp istediğim işte başarılı olmak istiyorum. Hem kendi ayaklarımın üstünde durursam ne istersem onu yapabilirim. Sınava daha iki ay var. Çalışmaktan hiçbir zaman geri kalmadım. Çocukluğumdan beri doktor olmak istedim. Kim bilir belki iki ay sonra bu da gerçekleşmiş olacak. İstediğim ülkede iş sahibi olabileceğim.

Bugün de yine bunun için kütüphaneye gittim. Bazı kitapları adıma yazdırdım bazılarına orada baktım. Kafamı kaldırıp camdan baktığımda güneşin batmaya başladığını fark ettim. Yanımda annemlere ulaşabileceğim bir şey olmadığı için hızla eve gitmeye başladım. Kütüphane bize çok uzak değildi. 4 sokak sonra evde olacaktım. Çok hızlı yürüdüğümü fark ettiğim için biraz yavaşladım. Etrafa bakarak yürürken bir araba gördüm. Rengi çok güzeldi. Kıpkırmızı ve güneş batmasına rağmen parlaklığıyla göz alıyordu. Birkaç saniyeliğine arabaya gözüm takıldıktan sonra önüme dönecekken arabanın arkasındaki evden biri çıktı. Merdivenlerden indi ve arabanın bagajını açtı. Bir yere gideceğe benzemiyordu. Bagajından birkaç kitap aldı. Öğrenciye benziyordu. En fazla benden 5 yaş büyüktü. Tabi ben bunları düşünürken uzun süredir ona baktığımın farkında değildim. Kafasını kaldırıp bana baktı. Kafamı çevirmedim ya da istifimi bozmadım. İnsanlarla tanışmayı severim. Bu yüzden ona bakmaya devam ettim. Bana el salladı. Böyle olunca ben de ona el salladım. Ona iyi akşamlar diye selam verdim. O da aynı şekilde karşılık verince adını sordum. Adı Evren'miş. Ben de adımı söyledim. Daha fazla sohbet etmedik. Aslında konuşmakta istekli gibiydi. Ama sanırım daha fazla konuşmak bu anı zorlamak gibi olacaktı. Ben de bu yüzden ona görüşürüz diye seslendim. O da görüşürüz dedikten sonra eve doğru yürüdüm. Şarkı mırıldanırken gözüm farklı farklı şeylere takılıyordu. Bu sokaktan geçmeye o kadar alışkındım ki, sokakta gördüğüm yeni şeylerin aslında farkında değildim. Eve geldim yemek yedim ve her zamanki şeyleri yaptım. Biraz daha ders çalıştım. Anneme göre bu anlamsızdı. Bana ya da herhangi başka bir kıza iş yoktu. Ama bence vardı. Olmalıydı da. Hatta oldu da. Utangaç bir insan değilimdir. Yine de sokakta gördüğüm herhangi bir yabancıya selam vermem. Bu yeni bir değişiklikti işte. Ben değişiyordum. Bugün yaşadığım küçücük şey bile bunu somutlaştırıyordu. Ve kendime bir söz verdim. Bir gün işim olduğunda, o kırmızı arabadan bir tane de ben alacaktım. Bunları düşünerek uyuyacağım. Umarım bu günlüğü doldurmaya devam edebilirim. Şimdilik o kadar samimi değiliz seninle. Bu yüzden iyi geceler günlük.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.