İçeriğe geç

GÜNLÜK

Bölüm 1 · 3 dk okuma

GÜNLÜK

Bölüm 1

ÖLÜMÜN DÖNÜM NOKTASI

10 Kasım 2019

Annemle ablam kavga ediyordu, ve annemin ablamla kavgasına rağmen dediği tek şey benim liseye geçince kapanacağımdı, bu nasıl ortaya çıktı bilmiyorum ama biri kafasına sokmuştu, anneme ne kadar istemediğimi söylesem de beni zorluyordu.

Bazen geceleri evden kaçma hayali yada aile dediğim bu insanlarla aslında biyolojik bir bağım olmamasını hayalini kuruyorum ve kurduğum bu hayallerde bile çok mutluyum, ne kadar kötü olsalar da böyle mutlu olabileceğimi düşünüyorum.

Annem bana daha ısrarla kapanacağımı söyledi en sonunda dayanamayarak ağladım bana neden ağladığımı sordu sanki bilmiyormuş gibi "kapanmak kötü bir şey değil ki" dedi bana, kötü bir şey olduğunu söyleyen kim ki ama istemiyorum rahat edemiyorum nefes alamıyorum başımda o örtü varken sanki yaşamıyormuş gibi hissediyorum.

Bunu yazarken fark ettim de bugün hayatımın dönüm noktasıymış aslında.

Her şey bundan sonra başlamış.

Hiç ölmeyi dilememişim bu günden önce.

Hiç bir yerimi kesmemişim, kendime işkence etmemişim.

Hala ağlıyordum ve annem hala bana kızıyordu ona ağladığımı daha fazla göstermek istemedim ve tuvalete koştum çünkü orası rahatça ağlayabileceğim tek yerdi, biraz olsun sakinleştikten sonra tuvaletten çıktım ve elimi yüzümü yıkadım, annem alışverişe ablam işe gidecekti ama şuan anneme ne kadar sinirli olduğumu bir ben bilirdim o an onu öldürmeyi bile düşünmüş olabilirim.

Herkes evden çıktı ve o anki sinirimle kıyafetlerimi topladım ve o hayalini kurduğum planı gerçekleştirdim evden kaçacaktım nereye gidecektim bilmiyorum ama bu evden gidecektim, aklıma ilk İzmir'e gitmek geldi orayı çok severdim o zamanlar ve bunu yaptım.

Daha 12 yaşındaydım.

Tüm eşyalarımı topladım kumbaramı açtım, içinde çok para yoktu ama bana fazlasıyla yeterdi, bir sırt çantası bir de valiz ile evden çıktım. Evimize yakın taksi durağına doğru hızlıca yürüyordum, boş bulduğum ilk taksiye bindim ve otogara gideceğimi söyledim.

Adam bana garip garip baksa da bunu umursamadım, yaşım küçük olduğu için tek başıma bir yere gitmemi garipsemişti büyük ihtimalle.

Otogara varınca taksiciye parasını verdim ve otogara girdim. Bu zamanlar korona olduğu için otobüse binmem için hes kodum olması gerekiyordu ama yoktu, nasıl gideceğimi bilmiyordum ama deneyecektim çünkü evden çıkmıştım bir daha oraya dönemezdim...

Çalışanlardan birine "İzmir'e nasıl gidebilirim?" diye sordum.

Bana "Hes kodunu göstereceksin, kimliğine bakacağız ve yaşın küçük olduğu için ailenin de iznini aldıktan sonra sana otobüs biletini vereceğiz." diye açıklamada bulundu.

Bu şekilde gidemeyeceğimi anladım ve oradan uzaklaştım biraz yürüyünce karşıma bir adam çıktı beni minibüsüne davet etti.

Ne kadar korksam da bindim ve benimle konuşmaya başladı neden evden kaçtığımı, buraya kadar nasıl geldiğimi sordu, her şeyi anlattım sonra bana yardım edebileceğini söyledi ve önce otogarın yakınında ki alışveriş merkezine gittik, zaman öldürmek amaçlı sonra beni bilet istediğim yere geri götürdü ve "akşam 8'de seni almaya geleceğim" dedi, "o zamana kadar burada bekle" deyip yanımdan ayrıldı. Bende dediğini yapıp orada bekledim bir süre sonra insanlar şüphelenmiş olmalı ki polisi aramışlar ve polisler yanıma geldi.

Beni karakola götürdüler konuştular onlara da her şeyi anlattım evden neden ve nasıl kaçtığımı, o gün ilk defa hayranlık duyduğum polislerden korktum.

Karakoldan hastaneye götürdüler korona testi yapmak için, oradan da oturduğum ilçenin karakoluna götürüldüm, orada ki polislere de neden ve nasıl kaçtığımı anlattım sonra annemler geldi. Annem ve polis bir süre konuştu, sonra annemin yanına gidince ona sarılıp özür dilemem gerektiğini söylediler, dediklerini yaptım ona sarıldım sarılınca bile nefret duygum çoğaldı, özür diledim bunu söylemem bile ona söyleteceğim özürlerin hayalini kurmamı sağladı.

Babam hiç konuşmadı hiç bir şey demedi yüzüme bile bakmadı umurumda da değildi doğrusu eve gittim. Ablam çok kötüydü gözleri şişmişti ve kızarmıştı onu ilk defa bu kadar kötü halde görmüştüm, sadece buna üzülmüş olabilirim çünkü ablam dışında sevdiğim biri yoktu.

Ablama karşı duyduğum utanca rağmen ona sımsıkı sarıldım, tabi o zamanlar hiç ablamdan nefret edebileceğimi düşünmezdim.

Gün bitti, uyudum, annemden babamdan bununla ilgili çok şey duysam da zamanla geçti, zaman ilerledikçe bu konuyu açmamaya başladılar ama bana açtıkları yaralar kapanmadı...

Kaçmaya çalıştığım günden sonra İzmir'de deprem oldu, babamın bu yüzden söylediğini yıllar geçse yine unutamam işte; keşke İzmir'e gidebilseydin demişti bana, keşke gitseydin de orada ölseydin ya da burada birisi seni öldürseydi demişti bana.

Keşke demiştim ama bunu başkasından duyunca üzüyor insanı ama hala keşke diyorum keşke o gün ölseydim keşke o gün ölseydim de sonrasını yaşamasaydım...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.