İçeriğe geç

Günlüğümdeki Kız

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Günlüğümdeki Kız

Bölüm 2

Hoşlantı

16 Kasım

Bu sabah içim neşeyle dolu uyandım. Durduk yere yepyeni bir hayata başlama perileri gelmişti. Müzik açıp beceriksizce dans ederek kendime lezzetli olmasa da besleyici bir kahvaltı hazırladım. Aynı gün yaşayacaklarımı bilsem o kadar eğlenir miydim bilmiyorum. İlk ders fizikti. Komik olmaya çalışan zavallı adamlardan biriydi fizik hocamız. Sırf dersleri sevebilmek için aldığım rengarenk canlı ve pastel renklerindeki kalemleri gözlerime sokarak amacı dışında kullanmak gibi istekler uyanmaya başlamıştı içimde. Anlatılan konuyu anlamamamın yanı sıra geçenki sınavı düşünüyordum içime dert olmuştu. Ortaokulda hep ortalama notlar alırdım ve lisede de öyle devam eder sanıyordum çok yanılmışım. Geçen seneki hastalığım sebebiyle öğretmenlerim bana epey yardım etmişlerdi şimdi de henüz toparlayamamış olduğumu düşündüklerinden ilgililer ancak bu üzün sürmez. Gerçekten toparlamalıyım. Bugün de kendime söz verdiğim gibi ders çalışamadım. Aklım başka yerlerdeydi ve bunun nedeni yine o. Çıkışta kızlarla sahile gittik. Beraber eğlenirken konu okuldaki erkeklerden açıldı. Pek hoşuma gitmez bu konu erkekler bana çok uzak geliyor ama diğerleri aynı fikirde değildi. Mesela Kader her hafta yani bir çocuktan söz ederdi. Zeynep'in ise flörtü var adı Cem. Onu böyle heyecanlı görmek hoşuma gitmiyor değil. Cem'den bahsederken konu doğal olarak o hafta yaşanan kavgaya geldi. Kerem diye bir çocukla ağız burun girişmişler nedeni de saçma sapan bir laf atma. Cem'in arkadaşı Kerem'e lolipop demiş sırf görünüşü biraz kıza benziyor diye. Kerem de öfkesine yenilip saldırınca Cem araya girmiş arkadaşını savunmuş. Cem'in çok hatalı olduğunu söylediğimde Zeynep biraz üzüldü ama bana hak verdi. Derya'nın dediği ise benim o günkü bütün enerjimi yok etti. Kerem'in onları dövmeye hakkının olduğunu ve çok tatlı bir çocuk olduğunu söyledi. Onu beğenmiş gibi görünüyordu ve bu beni epey rahatsız etti. Keşke en önemsiz sözlerinin bile beni ne kadar kırabildiğini fark etse. Onu ne kadar sevdiğimi görebilse. Ama biliyorsun günlüğüm bir söz verdim. Beni ne kadar kırarsa kırsın hatta onu başka biriyle görmem gerekse bile bu sırrı ona açıklamayacağım. Kalbim çok acıyor. Bugün eve dönerken Kerem ve Derya'yı birlikte hayal ettim. Midem bulandı. Onu benden başkasıyla hayal etmek cehennem azabı gibi geliyor. Gerçi onu o kadar çok sakınıyorum ki kendimle beraber hayal etmiyorum bile. Boşuna hayal kurmak istemiyorum. Yıkılacak olan bir hayali kurmanın anlamı ne?

Bölüm sonu

1 yorum