Bu bölümden itibaren anlatım kısımlarına gireceğiz birazcık :)) Güneşsizgökyüzü: Bunu ağzımdan kaçırdığıma inanamıyorum. Güneşsizgökyüzü: Başımı öyle bir döndürdün ki kim olduğumu söylemediğime şükrediyorum resmen. Leyankaraca: Böyle devam et sen ya Leyankaraca: Kendi kendini ele ver böyle afferim Güneşsizgökyüzü: Dalga geçme. Güneşsizgökyüzü: Şu an nasılda sırıtıyorsundur. Leyankaraca: Sırıtıyorum tabii Leyankaraca: Sonuçta üç seçenek kaldı. Leyankaraca: Sarışın batuhan, uzun boylu ve kumral olan Batuhan vee Leyankaraca: Alkım'ın abisi olan Batuhan. Leyankaraca: Aslında Alkım'ın abisini de eleyebiliriz. Leyankaraca: O olman imkansız gibi bir şey. Güneşsizgökyüzü: Beni bulmaya kafayı takma. Güneşsizgökyüzü: Sadece hisset. Güneşsizgökyüzü: O an geldiğinde kim olduğumu hissedeceksin. Güneşsizgökyüzü: Ve belki de benimle bunca zaman konuştuğun için pişman olacaksın. görüldü, Leyankaraca. Leyankaraca çevrimdışı.. Güneşsizgökyüzü: Leyan? Güneşsizgökyüzü: Orada mısın? Leyankaraca çevrimiçi... Leyankaraca çevrimdışı.. Güneşsizgökyüzü: Leyan cevap ver. - Telefon elimdeydi. Ekrana bakıyordum. Mesajlar art arda düşüyordu. Gözlerim son satıra takıldı. Güneşsizgökyüzü: Bir şey mi oldu güzelim? O an kalbim bir anlığına durdu. Ama bu mesajlar yüzünden değil. Kafamı kaldırdım. Ve işte oradaydılar. Alkım. Ve o. O şıllık. Her şeyin ortasına güzelce sıçan kız. Alkım'ın yeni sevgilisi, on birinci sınıfların popüler kızı Gamze. Yan yanaydılar. Kahkahaları birbirine karışmıştı. Kız, Alkım'ın koluna dokundu. Alkım da başını eğip bir şey söyledi. Yakınlardı. Çok yakındılar. Boğazım düğümlendi. Sanki o an gözümden ateş çıktı. Elim istemsizce titredi. Telefon ekranımda bir bildirim daha belirdi. Güneşsizgökyüzü: Neden yazmıyorsun? Göz göze geldik. Alkım'la. Bir saniye. Sadece bir saniye sürdü. Ama canımın yanması saatlere bedeldi. Batuhanla mesajlaştığım sayfayı kapattım. Çünkü yazsam... Ya kırıldığımı anlarsın, ya da umursamazsın. İkisi de canımı daha çok yakar. Göz ucuyla onlara baktığımda Alkım'ın elini kaldırarak bana doğru salladığını gördüm. Gözlerimi kaçırdım ve onu görmezden geldim. O an sanki her şeyin benimle ilgisi yokmuş gibi davrandım. Ama Alkım, her zamanki gibi bu durumu kişisel almıyordu. Yavaşça yanıma geldiğini gördüm. Hem de yanında Gamzeyle birlikte! O anın acısı, sanki gözlerimden ateş çıkıyormuş gibi hissettiriyordu. Alkım dalgalı kahve saçlarını geriye doğru atarak başımda bitti. "Selam, naber?" Dedi göz kırparak. Alkım, yüzümdeki sert ifadeyi görüp bir an duraksadı. Ama hemen sonra, her zamanki gibi, ciddiyetini kaybetmeden gülümsedi. "İyi." Dedim düz bir şekilde ve Gamzeyi görmezden geldim. "Sen?" "Bu akşam bizde hep birlikte ders çalışacağız. Dilara da geliyor. Sen de geliyorsun," dedi, sanki bir teklif değil, kesin bir plan gibi. Dilara kim miydi? Benim minnoşum. En yakın arkadaşımdı. Lisenin başından beri Dilara, Alkım ve ben birlikte takılıyorduk. Ama bu Gamze aramıza girdikten sonra işler değişmişti. Alkımı bir şekilde, sürekli bizden uzaklaştırıyordu. Lise'nin ikinci senesinde sevgili olmuşlardı ama daha sonra ayrılmışlardı. Şimdi ise tekrardan barışmışlardı. Gamze de hemen onaylarcasına başını salladı. "Evet, ya. Hepimiz orada olacağız." dedi gülerek. Ondan nefret ediyordum. Sarı saçlarını şu an yolsam, ne olurdu ki? Benim içimden bir şeyler kıpırdamıştı ama hemen onu bastırdım. "İşim var." dedim, kaşlarımı çatarak. Alkım'ın gözleri hemen yumuşadı, biraz dağılmış ama yine de kararlı bir şekilde gülümsedi. "Biliyorum, ama hepimiz orada olacağız ve hep birlikte daha verimli olur. Hadi, Leyan. Mızıkçılık yapma. Bugünlük işlerini bir kenara bırak." Bir an duraksadım. Gerçekten gitmek istemiyordum ama Alkım'ın ısrarına ve Gamze'nin sahte gülümsemelerine dayanamıyordum. Gamze sanki gelmemi istiyormuş gibi yalandan konuşuyordu. Sırf Alkım'ın en yakın arkadaşı olduğum için bana iyi davranıyordu. Beni kıskandığından emindim. "Hadi Leyan." diye mızırdandı Alkım. "Hem abim de yardım eder bize matematikte." Sırf gamzeyi gıcık etmek uğruna bile gidebilirdim. Evet, aynen öyle yapacaktım "Tamam," dedim, bir an bile tereddüt etmeden. "Geliyorum." Gamze'nin surat ifadesi beklediğim gibi, anında düşüşe geçti. Boşuna şırfıntı demiyordum ben bu kıza. Alkım uzanıp yanağımdan bir makas alırken "Akşam görüşürüz fındık." Diyerek tebessüm etti. Ona gülümsemeye çalıştım ama onlar yanımdan uzaklaşırken aklımda tek bir şey vardı. Batuhan! Gökyüzü! Üç Batuhandan biri olan benim gökyüzüm! Ona cevap vermeyi unutmuştum. Alkımlara ders çalışmaya gideceğimi duyduğunda ne yapacaktı? Ona söylemeli miydim?
Bölüm 13
1.3
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.