Her şey bizim yazlık evine gitmemizle başladı.Ben yazlık evimizi çok seviyorum.Akşam heyecandan uyuyamayıp hep hayaller kurdum.Telefonu elime alıp oyalanmaya başladım.Birden sabah ezanı sesiyle uyandım.Telefonla oyalanırken farkında olmadan uyuya kalmışım belli ki.Bir kaç saniye sonra olayın farkına varıp yatağımdan kalkdım ve sabahları yapmaktan en çok zefk aldığım şeyi yapmak için öne doğru ilerledim.Pencemi açıp o sabah kokusunu içime çektim.Çocukluğumdan beri bunu hep yaparım.Bana huzur veriyor.Yine öyle huzurluydum ki, bu çok sürmedi.İçeriden gelen büyük bir gürültü ile yerimde sıçradım.Korkuyla odamın kapısına doğru büyük adımlar atdım.Odamın kapısını açıp koridoradoğru ilerledim.Annem valizleri taşırken son üç basamak kala elindeki valizlerden biri elinden kayıp yere doğru yuvarlanmış.
"Ah yavrum uyandırdım mı seni? Valizleri indireyim derken şu sarı valiz son anda elimden kaydı."
Annem telaşla sarı valizi göstererek konuşurken birden babamda korkmuş bir ifadeyle merdivenlersen inmeye başladı.
"Noldu o gürültüde neydi öyle?İyimisiniz siz?"
Babam telaşla bize bakıyor ve bizden bir cevap bekliyordu.
"Merak etme valizler elimden kaydı sadece biz iyiyiz."
Babam derin bir nefes alıp rahatladı.
"Hadi bakalım kahvaltı hazır."
Annem bu gergin ortamı yumuşatmak için konuyu deyiştirmişti.Sonra hep birlikte kahvaltı yapıp babamın arabasıyla yola koyulduk.Annemler sohbet ederken,ben her zamanki gibi arka koltukda kitap okuyordum.Bir yandanda hayaller kuruyordum .Bakalım bizi nasıl bir macera bekliyor.
