Yuna "manyak mısın, geberip başıma kalacaksın", dedi. Yuna şimdi anladı asıl planı. Bıçak Yuna'nın bıçağıydı ve Yuna'nın mutlaka parmak izi olacaktı. Yuna bir yandan da bunları düşünürken ambulansı aramıştı. Çok geçmeden ambulans geldi. Tabi Yuna ise karakola. Çünkü Yeung-ro'nun yanında bir tek Yuna vardı ve bıçak onundu. Yuna polise anlatmaya başladı. "Ben bir şey yapmadım, o kız manyağın teki, hangi ara evime girmiş, bıçağımı çalmış, sonra paketlemiş falan filan bilmiyorum ama bunu kendi yaptı ve ben birini öldürecek olsam sizce bu kadar acemi mi olurdum, ambulansı ben aradım, eldiven falan da giymedim, bunları mantıken ben planlamış olamam ya hem bıçaktan parmak izi aldıysanız onun da parmak izi vardır." ,dedi. Polis ise "Belki biz sizin anlattığınız gibi anlayalım diye böyle yaptınız ve Yeung-ro kendini korumak için bıçağı tuttuysa, bence olabilir", dedi. Yuna "neden kariyerimi tehlikeye atmak isteyeyim, avukatımı aramak istiyorum." , dedi.
Sonra birine telefon açtı. Aradığı kişi Min-jin'di. Min-jin telefonu açtı. Yuna olanları anlattı ve karakola gelmesini söyledi. Yuna, Min-jin'i aradı çünkü tek kurtuluşu buydu. Min-jin yoğurabileceği çok güzel bir hamurdu. Kendi zekasını onun üzerinde kullanabilirdi.
Bir süre sonra Min-jin geldi. Yuna olanları tekrar detaylıca anlattı. Min-jin "size nasıl güvenebilirim ki?", diye sordu. Yuna "buraları geçtik sanıyordum, saatlerdir herkes sana neden inanalım diye soruyorda, bak tek sana kalmadım yani istesem yüzlerce kişi bana yardım eder ama ben senin yapmak isteyebileceğini düşündüm daha doğrusu senin yapabileceğini düşündüm. Yapcak mısın ya da başka birini mi bulayım?" , diye sordu. Min-jin çok gaza geldi ve kabul etti.
Böylece Yuna-nın suçsuzluğunu ispatlama serüveni başladı.







